Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/6091 E. , 2022/6022 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6091
Karar No : 2022/6022
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av…
TEMYİZ EDENLER :2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2015/Aralık dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;uyuşmazlığın çözümü için 2015 yılıyla ilgili katma değer vergisi yönünden hazırlanan vergi inceleme raporuna dayanak teşkil eden 2015 yılı kurumlar vergisine ilişkin vergi inceleme raporu kapsamında matrah farkı oluşmasına etki eden hususların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,bu kapsamda;davacı şirketin ilişkili kişilerle yapılan ticari işlemlerine emsaline nazaran daha uzun vade uygulamak ve bu şekilde nemasız para kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunması ile ilgili olarak,davacı şirketin 2015 hesap döneminde … şirketi dışındaki yurtdışı alıcılarına yaptığı mal satışları dolayısıyla yurtdışı alacaklarını belli sürelerle tahsil ettiği,ancak bu şirketten olan alacakların özellikle … ” ve”…” alt hesabıyla takip edilen tutarların uzun süreler boyunca anılan şirket üzerinde bırakıldığının tespit edildiği, davacının yapmış olduğu satışlar sebebiyle hesaplarına intikal etmesi gereken tutarların … şirketi üzerinde uzun süre ve yüksek tutarda bırakılmasının, söz konusu aktiflerin farklı yatırım alanlarında kullanılmasından doğacak getiriden vazgeçmek anlamına geleceği, bu hususun ise iktisadi, ticari ve teknik icaplara aykırı olduğu, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde yer alan hükümler uyarınca, yurt dışı ilişkili firmaya transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunmak suretiyle 2015 hesap dönemi kurum kazancının eksik beyan edildiği ve söz konusu tutarın gelir(stopaj) vergisi matrahına eklenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı gelir(stopaj) vergisinin bu tutar nazara alınarak hesaplanan kısımında hukuka aykırılık bulunmadığı;işletmeden çekilen tutarların kar payı dağıtımı niteliğinde olduğundan stopaj yapılması gerektiği ile ilgili olarak; davacı şirketin kasadan çıkışı yapılarak 252 ve 159 nolu hesaplara aktarılan tutarların bir kısmının ortaklara kullanıldırıldığı, 252 ve 159 nolu hesaplara daha önceki yıllarda yazılan ve ortaklara kullandırılan tutarların bir kısmının(2.750.000,00 TL) 03/07/2015 tarihinde 580 nolu hesapla kapatıldığı, yine 03/07/2015 tarih ve 7260 numaralı yevmiye kaydında 100 kasa hesabında bulunan 299.684,02 TL’nin de 580 nolu hesap ile kapatıldığı, bu tutarın da ortakların kullanımına sunulduğu tespitlerine ilişkin olarak;davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede tespit edilen durumun aksini gösteren herhangi bir kayda rastlanılmadığı ve şirket temsilcilerinin de yapılan tespitlere karşı kabul edilebilir belge ve bilgi sunamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 2015 hesap döneminde 252 ve 159 hesabında bulunan ve kurum ortaklarına kullandırılan yani işletmeden çekilen brüt kar payı niteliğinde olan 3.049.684,00-TL üzerinden gelir (stopaj) vergisi hesaplanması gerektiğinden, toplam 4.146.582,90-TL brüt kar payı tutarının,davacı şirketin 2015/Aralık dönemi gelir(stopaj) vergisi matrahına eklenmesi gerektiği, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin bu tutar nazara alınarak hesaplanan kısımında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi incelemesinde, davacı şirketin 2015 yılında yurt dışı diğer alıcılarına yaptığı mal satışlarına ait bedelleri belli sürelerle (ortalama 7 gün) tahsil ettiği halde Kazakistan’da bulunan ilişkili şirketi … şirketi ile gerçekleştirmiş olduğu ticari işlemlerden doğan Amerikan doları ve euro cinsinden olan alacaklarını uzun süre tahsil etmeyerek anılan şirket üzerinde bıraktığının ve cari hesaptaki gün sonu bakiyelerinin yıl içerisinde ticari teammüllere aykırı şekilde yüksek tutarlarda olduğunun, anılan şirkete herhangi bir borç kaydının da bulunmadığının tespiti üzerine davacı şirketin ilişkili şirkete diğer alıcılardan farklı bir şekilde uyguladığı vade ile dolaylı olarak finansman hizmeti sağladığından ve alacakları için faiz hesaplamayarak transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle Amerikan doları ve euro cinsinden cari hesabındaki önceki yıllardan devreden ve yıl boyunca tahsil edilmeyen alacak ile yıl içerisindeki ticari işlemlerden doğan alacak ve borç tutarlarını, şirketin diğer alıcılara uyguladığı 7 günlük süreyi düştükten sonra iç emsal teşkil edecek herhangi bir faiz oranı bulunmadığından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın yayınladığı mevduat ağırlıklı ortalama faiz oranlarına göre (Amerikan doları için %2,02, euro için %1,67) günlük olarak adatlandırmak suretiyle Amerikan doları için 73.531,58-TL.’nin ve euro için 915,31-TL.’nin matraha eklenmesi gerektiği tespitinin yapıldığı; davacının cari hesaplarındaki hareketlere bakıldığında, dolar cinsindeki cari hesabındaki önceki yıllardan devreden 01/01/2015 tarihli açılış kaydında bulunan 3.773.790,53-TL alacağın yıl boyunca tahsil edilmediği ve söz konusu tutar üzerinden 72.471,25-TL adatlandırma yapıldığı, bunun dışında yıl içerisinde gerçekleşen ticari işlemlere ait toplam 51 adet işlem olduğu, bu işlemlerden 14 adetinin alacak, 37 adetinin ise borç olarak 2015 yılında muhtelif tarihlerde kaydedildiği ve davacı şirketin alacakları ile ilişkili şirketin davacı şirketten olan alacaklarının adatlandırılması sonucunda fark 1.060,33-TL tespit edildiğinin görüldüğü, şirket faaliyetinden doğan yıl içerisindeki cari hesap hareketlerinin devamlı olduğu, ilişkili şirket üzerinde uzun süre alacak bırakılmadığı ve vergi incelemesinde de ilgili tutarların ticari işlemlerle ilişkilendirilerek değerlendirilmediği dikkate alındığında yıl içerisindeki ticari işlemlerden doğan cari hesaptaki tutarlar için davacı şirketin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, davacı şirketin alacakları ile ilişkili şirketin davacı şirketten olan alacaklarının adatlandırılması sonucunda tespit edilen fark 1.060,33-TL adat tutarında ve söz konusu tutarın brüte tamamlanması suretiyle hesaplanan 1.247,45-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı (stopaj ) vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı, kararın davanın bu kısmının reddi yolundaki hüküm fıkrasında yasal isabet görülmediği; kararın, dava konusu 2015/Aralık dönemine ilişkin gelir (stopaj) vergisinin, transfer fiyatlandırılması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğu tespit edilen 932.364,07-TL’den yukarıda hesaplanan 1.060,33-TL’nin tenzili sonucu kalan 931.303,74-TL.’nin brüte tamamlanması suretiyle bulunan 1.095.651,45-TL matrah farkı üzerinden hesaplanan kısmı ile bu kısma ilişkin bir kat vergi ziyaı cezası yönünden ve işletmeden çekilen 3.049.684,00-TL matrah farkı üzerinden hesaplanan kısmı ile bu kısma ilişkin üç kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında dayandığı gerekçeler karşısında yasal isabetsizlik bulunmadığı; ancak, 1.095.651,45-TL matrah farkı üzerinden hesaplanan gelir (stopaj) vergisine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde sayılan fiillerle sebebiyet verildiği yönünde bir tespit bulunmadığından, söz konusu matrah farkı üzerinden tarh edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin olarak üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının bir kat vergi ziyaı cezasını aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, Mahkeme kararının davanın bu kısmının reddi yolundaki hüküm fıkrasında da yasal isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, 1.247,45-TL. matrah farkı üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile 1.095.651,45-TL. matrah farkı üzerinden tarh edilen gelir (stopaj) vergisine ilişkin olarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasını aşan vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısma ilişkin davanın kabulüne, 1.247,45-TL. matrah üzerinden tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurum stopaj vergisinin ve 1.095.651,45-TL. matrah üzerinden tarh edilen kurum stopaj vergisinin bir katını aşan vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Bazı cari hesaplara adatlandırma yapılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu kanaatine varılamayacağı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporları kapsamında yer alan tespit ve hesaplamalar ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden dava konusu tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü,kısmen reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.