Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/2261 E. , 2022/4475 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/2261
Karar No : 2022/4475
DAVACI : … Energy Mühendislik Danışmanlık İnşaat
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in,
1.1. 2. maddesiyle, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in (Yönetmelik) 6. maddesine eklenen onuncu ve on ikinci fıkraların,
1.2. 12. maddesiyle, Yönetmeliğin 28. maddesine eklenen altıncı fıkranın,
1.3. 13. maddesiyle, Yönetmeliğin 31. maddesine eklenen on sekizinci, on dokuzuncu ve yirminci fıkraların,
1.4. 14. maddesiyle, Yönetmeliğe eklenen Geçici 9. maddenin ve
2. 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 3. maddesiyle, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in 8. maddesine eklenen altıncı fıkranın iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenlemelerle, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca lisanssız elektrik üretimine ilişkin sağlanan kolaylıkların birçoğunun kaldırıldığı veya kısıtlandığı, dava konusu düzenlemelerin 6446 sayılı Kanun’un amaç ve ruhuna aykırı olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile tüzel kişilere verilen birçok hakkın kullanılmasının geçici de olsa engellendiği, çalışma ve sözleşme özgürlüğüne müdahalede bulunulduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usûle ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, 6446 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca idarelerine verilen yetki çerçevesinde Yönetmeliğin hazırlanarak yürürlüğe girdiği, dava konusu düzenlemelerin de bu çerçevede kamu yararı gözetilerek hukuka uygun olarak ihdas edildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:
Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ:
23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 6. maddesine onuncu ve on ikinci fıkra, 28. maddesine altıncı fıkra, 31. maddesine on sekizinci, on dokuzuncu ve yirmi fıkra ile Geçici 9. madde olarak eklenen düzenlemeler ile 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ’in 3. maddesi ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in 8. maddesine altıncı fıkra olarak eklenen hükmün iptali istenilmektedir. 23/03/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğinin iptali istemiyle 23/05/2016 tarihinde açılan dava yasal süresi içinde olduğu için, davalı yanın süre aşımına yönelik itirazı yerinde görülmemiş ve işin esasına geçilmiştir.
Dosyanın incelendiği tarih itibarıyla 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 6. maddesine eklenen onuncu ve on ikinci fıkralar ile 31. maddesine on sekiz ve yirminci fıkra olarak eklenen düzenlemelerde, 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile yeniden değişiklik yapılmıştır.
Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesi ile 10/05/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un 6/A maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. 6446 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 1/b fıkrasında, kurulu gücü azamî bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri lisanssız yürütülebilecek faaliyetler arasında sayılmış, lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf tutulmuştur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, Bakanlar Kurulu’nun lisanssız faaliyet yapabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin kurulu güç üst sınırını kaynak bazında beş katına artırmaya yetkili olduğu, dördüncü fıkrasında da, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan Yönetmelik ile düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’un “Muafiyetli Üretim” başlıklı 6/A maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu madde kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten gerçek ve tüzel kişiler; ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine vermeleri hâlinde 1 sayılı Cetvel’deki fiyatlardan on yıl süre ile faydalanabilir. Bu kapsamda dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin parekende satış lisansını haiz ilgili dağıtım şirketi tarafından satın alınması zorunludur. İlgili şirketlerin bu madde gereğince satın aldıkları elektrik enerjisi, söz konusu dağıtım şirketlerince YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilir.” hükmü bulunmaktadır.
6446 sayılı Kanun’un 14. maddesine dayanılarak hazırlanmış Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik de 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve lisans alma ile şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretebilecek gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasları belirlemiştir.
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile 6. maddesine eklenen onuncu fıkradaki düzenlemenin, “Çatı uygulamaları hariç olmak üzere her bir trafo merkezinde, 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı enerji üretim tesisleri için; herhangi bir gerçek veya tüzel kişiye ve söz konusu gerçek veya tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı olarak ortak olduğu tüzel kişilere ve bu kişilerin kontrolünde olan tüzel kişilere, tüketim tesisi sayısına bakılmaksızın azamî 1 MW tahsis yapılabilir. Söz konusu gerçek veya tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı olarak ortak olduğu tüzel kişilere ve varlığı hâlinde bu kişilerin kontrolünde olan tüzel kişilere ilişkin bilgilerde ilgili tüzel kişinin beyanı esas alınır. Bu beyanın yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması hâlinde ilgili gerçek ve tüzel kişiye ait bağlantı anlaşması çağrı mektubu iptal edilir.” şeklinde olduğu, uyuşmazlığın incelendiği tarih itibarıyla 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği sonrasında da, azamî olarak yapılabilecek 1 MW’lık tahsisin, “başvuru aşamasında” aranacağı ibaresinin getirildiği görülmüştür.
6446 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 1/b fıkrasında yer aldığı üzere, lisanssız yürütülebilecek faaliyetler arasında, kurulu gücü azamî bir megavatlık olan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin sayıldığı ve tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarının tüketim noktasına en yakın üretim tesislerinden karşılanması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve etkin kullanımının sağlanması amacıyla lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın elektrik enerjisi üretebilecek gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 6446 sayılı Kanun’un 14. maddesinin dördüncü fıkrası ile 5346 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı görülmekte olup, elektrik enerjisi üreteceklere azamî 1 MW tahsis yapılabileceğine yönelik düzenleme de, dayanağı üst hukuk normu niteliğindeki 6446 sayılı Kanun’un 14/1-b maddesi hükmüne uygundur.
Dava konusu değişiklik ile aynı Yönetmeliğin 6. maddesine eklenen on ikinci fıkrada, “5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kurulacak olan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı üretim tesislerinin kurulu gücü, ilgili üretim tesisi ile ilişkilendirilecek tüketim tesisinin bağlantı sözleşme gücünün otuz katından fazla olamaz. Üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesis veya tesislerine ilişkin aboneliği değiştirilmek istenmesi hâlinde, üretim tesisi ile ilişkilendirilecek yeni tüketim tesis veya tesislerinin bağlantı sözleşme gücü, başvuruya esas bağlantı sözleşme gücünden az olamaz, aksi hâlde Bağlantı Anlaşması iptal edilir.” hükmü yer almış, 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile bu hükmün ikinci cümlesine, sözleşme gücünün, başvuruya esas bağlantı “anlaşmasındaki” sözleşme gücü olduğuna açıklık getirilmiştir. Bu hükümde, elektrik üretecek tesislerin kurulu gücünün, ilişkilendirileceği tüketim tesislerinin bağlantı sözleşme gücüne bağlı olarak sınırlandırıldığı, üretilecek elektrik enerjisinin, ilişkilendirileceği tüketim tesisinin kurulu gücü esas alınmak suretiyle gerçek enerji ihtiyacının karşılığı olacak tüketim miktarına göre üretim yapılmasını, bağlantı anlaşmasındaki muafiyetli üretim miktarının kontrolünü amaçladığı ve ölçülülük ilkesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin “Yasaklar ve Yaptırımlar” başlıklı 28. maddesinin altıncı fıkrasına gelince;
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun “Denetim ve Yaptırımlar” başlıklı 15/1 maddesinde, “11. maddenin onuncu fıkrası uyarınca Borsa İstanbul Anonim Şirketi tarafından işletilecek olan piyasalara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklı olmak üzere, dağıtım şirketleri hariç elektrik piyasası faaliyetleri ile lisanssız faaliyet gösteren kişilerin bu Kanun kapsamındaki inceleme ve denetimi Kurum tarafından yapılır. Bu Kanun kapsamında tanımlanan elektrik dağıtım şirketlerinin denetimi ise Bakanlık tarafından yapılır. Bakanlık, elektrik dağıtım şirketlerinin denetimini, bu konuda ihtisas sahibi olan kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yapabilir veya bu kuruluşlara yetki devretmek suretiyle yaptırabilir. Bakanlığın ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarından bu konuya ilişkin olarak yapacağı talepler süresinde karşılanır. Bakanlık tarafından düzenlenen veya karara bağlanan denetim raporları Kurum’a bildirilir. Denetim raporu sonucuna göre gerekli yaptırım ve işlemler Kurul tarafından karara bağlanır.” hükmü bulunmaktadır.
Her ne kadar 6446 sayılı Kanun’un 14. maddesinin dördüncü fıkrasında, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan Yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmişse de, 6446 sayılı Kanun’un 15/1 maddesinde görüleceği gibi lisanssız olarak faaliyet gösterecek kişilerin de bu Kanun kapsamındaki inceleme ve denetiminin Kurum tarafından yapılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Elektrik piyasası faaliyetlerinin arz güvenliğini ve kamu hizmeti gereklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesini teminen gerekli düzenleme ve denetleme işlevleri kamu gücüyle yerine getirilmekte olup, bir kamu hizmeti faaliyeti niteliği taşımaktadır.
Elektrik piyasasında lisanssız olarak yürütülebilecek faaliyetleri düzenleyen dava konusu Yönetmelik kapsamında hidrolik kaynağa dayalı üretim tesisleri haricindeki üretim tesislerinde üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin, bağlantı ve sistem kullanımı amacıyla ilgili şebeke işletmecisine başvuracağı, 5. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile (d) bendi kapsamında kurulacak üretim tesisine ilişkin bağlantı başvurusunun, iletim seviyesinden bağlanacak üretim tesisleri için TEİAŞ’a, dağıtım seviyesinden bağlanacak üretim tesisleri için ilgili dağıtım şirketi veya OSB dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye yapılacağı, bağlantı anlaşmasına çağrı mektubunun ilgili şebeke işletmecisi tarafından gönderileceği, bağlantı ve sistem kullanım anlaşmasının da üretici ile ilgili şebeke işletmecisi arasında imzalandığı, Yönetmelik kapsamında üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin her takvim ayı içinde alınan başvuruları ile il özel idarelerinden yönlendirilen başvuruların, ilgili şebeke işletmecisi tarafından, takip eden ayın ilk yirmi günü içinde toplu olarak değerlendirildiği ve sonuçlandırıldığı ve bağlantı anlaşması çağrı mektubu veya bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının iptali yetkisinin de Yönetmeliğin 28. maddesinin altıncı fıkrası hükmünde görevli tedarik şirketleri ve ilgili şebeke işletmecisine verildiği anlaşılmıştır.
Yönetmeliğin 28. maddesinin altıncı fıkrasında, bağlantı anlaşması çağrı mektubu veya bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının iptali yetkisinin de olduğu dikkate alındığında, lisanssız üretim başvurusuna esas olan şartların ortadan kalktığının, bu şartların baştan mevcut olmadığının veya yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ilgili başvurunun iade edileceği, bağlantı anlaşması çağrı mektubu veya bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının iptal edileceği düzenlenmiş, böylece aykırılıkların tespiti ve lisanssız faaliyet gösterebilmesi için gerekli izinlerin iptali hususu, 6446 sayılı Kanun’un 15/1 maddesine aykırı şekilde ilgili tedarik şirketleri ile şebeke işletmecilerine bırakılmıştır.
Ancak 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 6446 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla Kurum’a verilen elektrik piyasası ile ilgili düzenleme, rekabet şartlarını oluşturma, her türlü lisans, sertifika, izin ve belgelendirmeye ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu görevli ve yetkili kılınmıştır. Elektrik piyasasındaki faaliyetin lisanssız olarak yürütülebilecek olması da, davalı Kurum’un elektrik piyasasındaki her türlü faaliyete ilişkin kontrol-denetim yetkisini ve görevini ortadan kaldırmayacaktır.
Gelinen noktada, dağıtım faaliyetlerinin özelleştirilmesinden sonra her bir dağıtım bölgesinde faaliyet gösteren tedarik şirketleri veya şebeke işletmecilerinin, lisanssız üretim başvurularını aldığı, değerlendirdiği ve sürecin sonunda da, lisanssız üretim tesislerinin fiziksel şebeke bağlantısını ve böylece lisanssız üreticilerin piyasaya girişini sağladığı görülmektedir.
Bu itibarla, 28. maddesinin altıncı fıkrasındaki düzenlemenin, gerek lisanssız üretim başvurusuna esas olan şartların ortadan kalktığının, bu şartların baştan mevcut olmadığının veya yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulup bulunmadığının tespiti ve gerekse mevcut başvurunun iadesi ve bağlantı anlaşması çağrı mektubu veya bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmasının iptali konusunda tedarik şirketleri ile şebeke işletmelerini yetkili kıldığı ve aynı zamanda yaptırım içeren bu düzenlemenin, dayanağı üst hukuk normu niteliğindeki 6446 ve 4628 sayılı Kanunlar ile davalı Kurum’a verilmiş kontrol-denetim yetkisine aykırılık oluşturduğu ve aynı piyasasa faaliyet gösterecek lisanssız elektrik üretimi yapan yatırımcılar yönünden de rekabet ihlâllerine yol açabileceği düşüncesine varılmıştır.
Nitekim, 6446 sayılı Kanun’un “Yaptırımlar ve Yaptırımların Uygulanmasında Usul” başlıklı 16. maddesinin (f) fıkrasında, lisans verilmesine esas olan şartların lisansın yürürlüğü sırasında ortadan kalktığının veya bu şartların baştan mevcut olmadığının saptanması hâlinde, (g) fıkrasında da, bu Kanun’a göre yapılan talep ve işlemlerde kanuna karşı hile veya gerçek dışı beyanda bulunulduğunun tespiti hâlinde lisansın iptal edileceği belirtilmiştir. 6446 sayılı Kanun’un 14. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince lisanssız olarak faaliyet göstermek isteyenlerin başvurusu ve denetimine ilişkin usul ve esasların, Yönetmelik ile belirleneceği görülmekle birlikte lisans alarak elektrik piyasasında üretim faaliyeti gösterenlerin mevzuata aykırı eylemlerinin tespitine yönelik kontrol-denetim yetkisi davalı Kurum’a verildiği hâlde aynı piyasada lisanssız da olsa faaliyet göstereceklerin, mevzuata aykırı aynı eylemlerinin tespiti ve denetimi ise tedarik şirketleri ile şebeke işletmeleri tarafından yapılmaktadır. Bu itibarla, Yönetmeliğin 28. maddenin altıncı fıkrasındaki düzenleme, lisanssız olarak faaliyet gösterecek kişilerin de bu Kanun kapsamındaki inceleme ve denetiminin Kurum tarafından yapılacağını kurala bağlayan 6446 sayılı Kanun’un 15/1 maddesine aykırı olup, bu yönüyle dayanağı Kanun hükmünü ihlâl eder niteliktedir.
Lisanssız üretim sahibi tüzel kişiler yönünden şirket birleşmelerini düzenleyen ve Yönetmeliğin 31. maddesine eklenen on sekizinci fıkra, “Lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin; a) Hisselerinin tamamına sahip olduğu başka bir tüzel kişi ile kendi bünyesinde, b) Hisselerinin tamamına sahip olduğu lisanssız üretim tesisi sahibi diğer bir tüzel kişi bünyesinde, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesi hâlinde, ilgili üretim tesislerinin tamamının geçici kabulünün yapılmış olması kaydıyla, birleşme işlemi mer’i mevzuat kapsamında gerçekleştirilir. Birleşme işlemi gerçekleşmeden bir ay önce İlgili Şebeke İşletmecisine ilgili mevzuat kapsamındaki iş ve işlemler için başvuruda bulunur. Birleşme işlemi ve ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken iş ve işlemler ilgili taraflarca eş zamanlı olarak tamamlanır.” şeklinde iken, 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği sonrasında, “lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin; kendi tüzel kişiliği altında veya diğer bir tüzel kişi bünyesinde tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesi hâlinde” yeniden düzenlediği, birleşilecek tüzel kişiler yönünden hisselerin tamamına sahip olma koşulunun kaldırılarak ticaret hukuku ilkelerine uygun hâle getirildiği ve davanın bu kısmı itibarıyla konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Aynı maddeye eklenen on dokuzuncu fıkrasının, Yönetmelik kapsamındaki tüzel kişi paylarının bölünmesini, yirminci fıkrasının da pay devrini düzenlediği, gerek bölünme, gerek birleşme ve gerekse pay devrinin (veraset dışında), mer’i mevzuat kapsamında gerçekleştirilebilmesi için ilgili üretim tesislerinin tamamının geçici kabulünün yapılmış olması koşulunun arandığı ve bu düzenlemelerin, lisanssız üretilecek elektrik enerjisine ilişkin yatırımın gerçekleştirilmesini teminen geçici bir tedbir niteliği taşıdığı anlaşılmakla, hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin Geçici 9. maddesinde ise, 6. maddenin sekizinci, onuncu ve on ikinci fıkraları ile 31. maddenin yirmi birinci fıkrası hükmünün, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bağlantı anlaşması çağrı mektubu almaya hak kazanıldığı ilgili şebeke işletmecisinin internet sayfasında ilan edilen başvurular için uygulanmayacağı kuralına yer verildiği, uygulanmayacak hükümlerin de, mesafe, trafo kapasitesi ve bağlantı sözleşme gücü limitlerine ilişkin olduğu, bunun yanı sıra dağıtım ve görevli tedarik şirketleri ile doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantısı olanların lisanssız üretim faaliyetinde bulunamayacağı yolunda sınırlamalar getirdiği görülmektedir. Geçici 9. maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ise getirilen bu sınırlamalar, çağrı mektubu almaya hak kazandığı ilgili şebeke işletmecisinin internet sayfasında ilan edilenlere uygulanmayacaktır. Ancak bağlantı anlaşması çağrı mektubu almaya hak kazandığı ilan edilenlerin, henüz bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşması imzalamadıkları için lisanssız elektrik üretimi piyasasında elde edilmiş kazanılmış bir hakkından söz edilemeyeceği gibi düzenleyici nitelikteki kuralların da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ileriye dönük uygulama alanı bulacağı dikkate alındığında, bağlantı anlaşması çağrı mektubu almaya hak kazandığı ilgili şebeke işletmecisinin internet sayfasında ilan edilenlerin, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile getirilen kısıtlamalara tâbî tutulmaması; geçmişe yönelik uygulama niteliğinde olduğundan, Geçici 9. maddesindeki düzenleme hukuka aykırıdır.
23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ’in 3. maddesi ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in 8. maddesine altıncı fıkra olarak, “Komisyon; TEİAŞ, TEDAŞ ve İlgili Şebeke İşletmecisinin birer temsilcisinden olmak üzere üç üyeden oluşur ve oy çokluğu ile karar alır. Komisyon başkanı TEİAŞ temsilcisidir. Komisyonca alınan kararlar üyelerce imzalanır ve ilgili dosyalarda muhafaza edilir.” kuralının eklendiği anlaşılmıştır. Bu Tebliğ’deki komisyonun, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı dava konusu değişiklikten önceki tarihteki “başvuruların derlenmesi ve ilanı” başlıklı 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik kapsamındaki başvurularla ilgili olarak şebeke işletmecisinin kuracağı komisyonun oluşumuna ve çalışma usûlüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve en az üç üyeden oluşacağı ve oyçokluğuyla karar alacağı belirtilmiştir. Tebliğ’in 8. maddesindeki dava konusu değişiklik sonrasında eklenen altıncı fıkrada, bu komisyonun, ilgili şebeke işletmecisinin yanı sıra TEİAŞ ve TEDAŞ’tan da birer temsilci olmak üzere üç üyeden oluşacağı ve komisyon başkanının TEİAŞ temsilcisi olduğu yolunda hükümler getirilmişse de, 4628 ve 6446 sayılı Kanunlar ile diğer düzenlemelerde elektrik piyasasındaki rekabet şartlarını oluşturma, her türlü izin ve belgelendirmeye ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu yetkili ve görevli kılınmıştır. Tebliğdeki bu düzenlemenin ise bağlantı ve sistem kullanımı amacıyla ilgili şebeke işletmecisine yapılan başvuruların eksik veya yanlış evrak yönünden değerlendirilmesinin yanı sıra başvurunun reddine veya kabulüne de karar verilmek suretiyle elektrik üretim faaliyetinde bulunacakların tespitine de yönelik olduğu, lisans almadan da olsa piyasadaki elektrik üretim iznini içerdiği, üreticilerin piyasaya girişini sağladığı görülmekte olup, Tebliğ’in 8. maddesine eklenen altıncı fıkranın, her türlü izin ve belgelendirmeye ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle davalı Kurum’u yetkili kılan üst hukuk normu niteliğindeki yasal düzenlemelere aykırılık oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 6. maddesine eklenen onuncu ve on ikinci fıkrası ile 31. maddesine eklenen on dokuzuncu ve yirminci fıkrası yönünden davanın reddine, 31. maddesine eklenen on sekizinci fıkrası itibarıyla konusuz kalan bu düzenleme hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 28. maddesine eklenen altıncı fıkra ile Geçici 9. maddesinin ve 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ’in 3. maddesi ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in 8. maddesine altıncı fıkra olarak eklenen düzenlemenin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USÛL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usûle ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir.
23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 2. maddesiyle, Yönetmeliğin 6. maddesine onuncu ve on ikinci fıkralar; 12. maddesiyle, Yönetmeliğin 28. maddesine altıncı fıkra; 13. maddesiyle, Yönetmeliğin 31. maddesine on sekizinci, on dokuzuncu ve yirminci fıkralar ile 14. maddesiyle, Yönetmeliğe Geçici 9. madde; 23/03/2016 tarih ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in dava konusu 3. maddesiyle, Tebliğ’in 8. maddesine altıncı fıkra eklenmiştir.
22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle, Yönetmeliğin 6. maddesinin onuncu ve on ikinci fıkraları; 12. maddesiyle, Yönetmeliğin 31. maddesinin on sekizinci ve yirminci fıkraları tümüyle değiştirilmiştir.
Öte yandan, 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 39. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik; 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ’in 1. maddesi uyarınca, anılan Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.
22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. ve 12. maddeleriyle, Yönetmeliğin 6. maddesine eklenen onuncu ve on ikinci fıkralar ile 31. maddesine eklenen on sekizinci ve yirminci fıkraların tümüyle değiştirildiği; ayrıca, 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 39. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in ve 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ’in 1. maddesi uyarınca, anılan Tebliğ’in yürürlükten kaldırıldığı; bakılan davada, davacı tarafından dava konusu edilen ve yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ve Tebliğ düzenlemeleri dışında herhangi bir uygulama işleminin iptalinin de istenilmediği, bu hâliyle davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.