Danıştay Kararı 13. Daire 2016/4990 E. 2022/4476 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/4990 E.  ,  2022/4476 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/4990
Karar No : 2022/4476

DAVACI : … Energy Mühendislik Danışmanlık İnşaat
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : … Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
1. 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in,
1.1. 1. maddesiyle, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in (Yönetmelik) 6. maddesinin onuncu ve on ikinci fıkralarında yapılan değişikliklerin,
1.2. 3. maddesiyle, Yönetmeliğin 8. maddesine eklenen dokuzuncu fıkranın,
1.3. 7. maddesiyle, Yönetmeliğin 20. maddesinde yapılan değişikliklerin,
1.4. 8. maddesiyle, Yönetmeliğin 21. maddesinin yürürlükten kaldırılmasının,
1.5. 9. maddesiyle, Yönetmeliğin 22. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliğin,
1.6. 12. maddesiyle, Yönetmeliğin 31. maddesinin on sekizinci ve yirminci fıkralarında yapılan değişikliklerin ve
2. 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 4. maddesiyle, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in 23. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişikliklerin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenlemelerle, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca lisanssız elektrik üretimine ilişkin sağlanan kolaylıkların birçoğunun kaldırıldığı veya kısıtlandığı, dava konusu düzenlemelerin 6446 sayılı Kanun’un amaç ve ruhuna aykırı olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile tüzel kişilere verilen birçok hakkın kullanılmasının geçici de olsa engellendiği, çalışma ve sözleşme özgürlüğüne müdahalede bulunulduğu ileri sürülmektedir.

DAVACI YANINDA MÜDAHİLİN İDDİASI:
Dava konusu düzenlemeler nedeniyle şirketlerinin mağduriyet yaşadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Usûle ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise, 6446 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca idarelerine verilen yetki çerçevesinde Yönetmeliğin hazırlanarak yürürlüğe girdiği, dava konusu düzenlemelerin de bu çerçevede kamu yararı gözetilerek hukuka uygun olarak ihdas edildiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:
Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NUN DÜŞÜNCESİ:
Dava, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in 6. maddesinin onuncu ve on ikinci fıkralarında yapılan değişiklik, 8. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yapılan değişiklik, 31. maddesinin on sekizinci ve yirminci fıkralarında yapılan değişiklik, 20. ve 22. maddelerinde yapılan değişiklik ve 21. maddesi hükümlerinin yürürlükten kaldırılması, ayrıca 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’in 23. maddesinde yapılan değişikliğin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usûle yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 6. maddesinin onuncu ve on ikinci fıkralarında, “(10) Çatı uygulamaları hariç olmak üzere her bir trafo merkezinde, 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı enerji üretim tesisleri için; herhangi bir gerçek veya tüzel kişiye ve söz konusu gerçek veya tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı olarak ortak olduğu tüzel kişilere ve bu kişilerin kontrolünde olan tüzel kişilere, tüketim tesisi sayısına bakılmaksızın başvuru aşamasında azamî 1 MW tahsis yapılabilir. Söz konusu gerçek veya tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı olarak ortak olduğu tüzel kişilere ve varlığı hâlinde bu kişilerin kontrolünde olan tüzel kişilere ilişkin bilgilerde ilgili tüzel kişinin beyanı esas alınır. Bu beyanın yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması hâlinde, ilgili gerçek ve tüzel kişiye ait bağlantı anlaşması çağrı mektubu iptal edilir.
(12) 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kurulacak olan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı üretim tesislerinin kurulu gücü, ilgili üretim tesisi ile ilişkilendirilecek tüketim tesisinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünün otuz katından fazla olamaz. Üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi veya tesislerine ilişkin aboneliğin değiştirilmek istenmesi hâlinde, üretim tesisi ile ilişkilendirilecek yeni tüketim tesisi veya tesislerinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücü, başvuruya esas bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücünden az olamaz, aksi hâlde Bağlantı Anlaşması iptal edilir.” düzenlemesi yer almış; 8. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, “(9) Bu Yönetmelik kapsamında Bağlantı Anlaşması Çağrı Mektubu sahibi ve Bağlantı Anlaşması imzalayan gerçek veya tüzel kişiler uhdesindeki üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi veya tesislerine ilişkin aboneliğe ait kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesi hâlinde, Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu, Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması iptal edilir.” hükmüne; 31. maddesinin on sekiz ve yirminci fıkralarında, “(18) Lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin; kendi tüzel kişiliği altında veya diğer bir tüzel kişi bünyesinde, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesi hâlinde, ilgili üretim tesisi veya tesislerinin tamamının geçici kabulünün yapılmış olması kaydıyla, birleşme işlemi mer’i mevzuat kapsamında gerçekleştirilir. Birleşme işlemi gerçekleşmeden bir ay önce İlgili Şebeke İşletmecisine ilgili mevzuat kapsamındaki iş ve işlemler için başvuruda bulunur. Birleşme işlemi ve ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken iş ve işlemler ilgili taraflarca eş zamanlı olarak tamamlanır.
(20) 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı enerji üretim tesisleri için başvuru tarihinden, başvuruya konu üretim tesislerinin tamamının geçici kabulü yapılana kadar, veraset dışında pay devri yapılamaz. Bu hüküm;
a) Halka açık olan payları ile sınırlı olmak üzere, halka açık tüzel kişilere ve halka açık tüzel kişi ortağı bulunan tüzel kişinin, söz konusu ortağının halka açık olan paylarından kaynaklanan ortaklık yapısı değişikliklerine,
b) Pay sahiplerinin rüçhan haklarının kullanımına bağlı olarak ilgili tüzel kişinin mevcut ortakları arasında oluşan pay değişiklikleri sebebiyle, söz konusu tüzel kişinin ortaklık yapısında gerçekleşen doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısı değişikliklerine,
c) İlgili tüzel kişinin ortaklık yapısında, yurt dışında kurulmuş olan ortakların ortaklık yapılarında oluşan değişiklikler sebebiyle gerçekleşen dolaylı pay sahipliği değişikliklerine,
ç) İlgili tüzel kişi ile bu tüzel kişinin doğrudan veya dolaylı tüzel kişi ortaklarının paylarının halka arz edilmesi kapsamında, söz konusu tüzel kişinin ortaklık yapısında oluşacak doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısı değişikliklerine uygulanmaz. Pay devri yapılması hâlinde ilgili tüzel kişiye ait Bağlantı Anlaşması Çağrı Mektubu iptal edilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak pay devrinde, İlgili Şebeke İşletmecisine pay devir işlemi gerçekleşmeden bir ay önce bilgi verilir. İlgili tüzel kişi, pay devri sonrasına ilişkin nihaî ortaklık yapısını gösterir bilgi ve belgeleri İlgili Şebeke İşletmecisine, pay devir işleminden sonra en geç on işgünü içerisinde sunar.” hükümlerine yer verilmiş; Yönetmeliğin 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın (c) bendi, “c) Bu fıkranın (a) bendine göre her bir üretici için bulduğu bedelleri kaynak bazında toplayarak kaynak bazında yapılacak ödemeyi belirler.” şeklinde değiştirilmiş; aynı Yönetmeliğin 21. maddesi yürürlükten kaldırılmış, Yönetmeliğin 22. maddesinin birinci fıkrası değiştirilerek, “(1) Bu Yönetmelik kapsamında üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler, bu Yönetmeliğin 17., 18. ve 20. maddeleri ile Tebliğ’in ilgili maddeleri hükmü uyarınca görevli tedarik şirketi tarafından yapılan iş ve işlemlere, işlemin kendilerine bildirim tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde itiraz edebilir.” düzenlemesi getirilmiş bulunmaktadır.
Dava konusu Tebliğ’in iptali istenilen maddesinde de, “Aynı Tebliğ’in 23. maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın (ç) bendi değiştirilerek, ç) (a) bendi hükmüne göre her bir üretici için bulunan bedeller kaynak bazında toplanarak kaynak bazında yapılacak ödeme belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak “üretim”, “iletim”, “dağıtım” ve “ticaret” başlıkları altında toplamak mümkündür. Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çok yüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerin bir koordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Bu amaçla, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 2001 yılında kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek ve denetlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur.
Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628 sayılı Kanun’un mülga 2. maddesi, elektrik piyasası faaliyetlerini, “piyasada faaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptan satış, perakende satış, perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olarak sıralamıştır. Kanun’da elektrik enerjisi “iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından yürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğer faaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesine katılabileceği öngörülmüştür. Elektrik piyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisans alınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilen yaklaşım, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile de sürdürülmüştür.
Bu itibarla, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesi için düzenleme, denetleme ve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyle yerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği, “dağıtım” faaliyeti açısından ele alındığında, 6446 sayılı Kanun’un “Dağıtım Faaliyeti” başlıklı 9. maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarında belirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasite artırım yatırımlarını yapma, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin elektrik enerjisi dağıtımı ve bağlantı hizmeti sunma yükümlüğü getirmiştir. Kanun’da ve ilgili yönetmeliklerde “dağıtım” faaliyetini yerine getirecek işletmelerin uyması gereken yükümlülükler açıkça düzenlenmiştir.
Elektrik dağıtım piyasasının en temel aktörü Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tâbî, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadî devlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanun öncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtım sektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu’nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren “Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi” (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım ve üretim alanları için özelleştirme girişimi başlatılarak özelleştirme uygulamalarına dağıtım sektöründen başlanacağı belirtilmiş; Strateji Belgesi’ndeki eylem planına uygun olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirme programına alınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ’ın hissedarı olduğu ve dağıtım ve perakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtım şirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun’un 14.2. maddesinde yer verilen, “TEDAŞ’ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir.” kuralı uyarınca, TEDAŞ ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine yönelik idarî sözleşme niteliğine sahip “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalanmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla da, sermayesinin %100’ü TEDAŞ’a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile TEDAŞ’ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde “İşletme Hakkı Devri”ne dayalı olarak uygulanan “Hisse Satış Modeli”ne göre yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tek şirket olmaktadır. Ancak, yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti TEDAŞ’ta kalmaya devam etmektedir. Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesi çerçevesinde dağıtım varlıklarının işletme hakkını elde etmektedir. Yani, “hisse satış modeli”nde, mevcut varlıklar ile özelleştirme sonrası yatırımcı tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yeni varlıkların mülkiyeti TEDAŞ’ta kalırken, yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurların işletme hakkını kazanmakta ve tüm yeni yatırımları gerçekleştirme yükümlülüğünü üstlenmektedir. Yatırımcı ayrıca, işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiği yükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili alt düzenlemeler uyarınca ve EPDK’nın denetimi altında gerçekleştirmektedir. Dağıtım şirketlerinin de belirli bölgeler dâhilinde bölgesel tekel olarak elektrik enerjisinin dağıtımıyla görevli olduğu söz konusu kamusal hizmet kapsamında, lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantı başvurularının 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Yönetmelik uyarınca çıkarılan Tebliğ çerçevesinde dağıtım şirketlerine yapılacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğin “Bağlantı ve Sistem Kullanımına İlişkin Hükümler” başlıklı bölümünde, bağlantı esasları, bağlantı başvuru süreci, bağlantı başvurularının değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması ve bağlantı ve sistem kullanımı süreci, bu süreçte dağıtım şirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idarî işlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinde, “(1) Lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf faaliyetler şunlardır:
a) İmdat grupları ve iletim ya da dağıtım sistemiyle bağlantı tesis etmeyen üretim tesisi
b) Kurulu gücü azamî bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi
c) Belediyelerin katı atık tesisleri ile arıtma tesisi çamurlarının bertarafında kullanılmak üzere kurulan elektrik üretim tesisi
ç) Mikrokojenerasyon tesisleri ile Bakanlık’ça belirlenecek verimlilik değerini sağlayan kojenerasyon tesislerinden Kurul’ca belirlenecek olan kategoride olanları
d) Ürettiği enerjinin tamamını iletim veya dağıtım sistemine vermeden kullanan, üretimi ve tüketimi aynı ölçüm noktasında olan, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi
(2) Bakanlar Kurulu, rekabetin gelişmesi, iletim ve dağıtım sistemlerinin teknik yeterliliği ve arz güvenliğinin temini ilkeleri çerçevesinde, lisanssız faaliyet yapabilecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin kurulu güç üst sınırını kaynak bazında beş katına kadar artırmaya yetkilidir.
(3) Lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi hâlinde elektrik enerjisi son kaynak tedarik şirketince, 10/05/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’da kaynak türü bazında belirlenen fiyatlardan alınır.
(4) Bu kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
(5) Sermayesinin yarısından fazlası belediyeye ait olan tüzel kişilerce, belediyeler tarafından işletilen su isale hatları ile atık su isale hatları üzerinde teknik imkânın olması ve DSİ tarafından uygun bulunması hâlinde enerji üretim tesisi kurulabilir. Su isale hattı üzerinde birden fazla belediyenin tahsis hakkı bulunması durumunda, hidroelektrik enerji tesisi ilgili belediyeler arasında yapılacak protokole göre kurulur ve işletilir. Bu fıkra kapsamındaki tesisler için DSİ ile imzalanması gereken su kullanım hakkı anlaşmalarına ilişkin düzenlemeler ve değişiklikler, Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te üç ay içerisinde yapılır.
(6) (Ek: 04/06/2016-6719/20 md.) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamında olan rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı enerji üretim tesisleri için başvuru tarihinden başvuruya konu üretim tesislerinin tamamının geçici kabulü yapılana kadar, Kurul tarafından yönetmelik ile belirlenen istisnalar dışında pay devri yapılamaz. Pay devri yapılması hâlinde ilgili tüzel kişiye ait bağlantı anlaşması çağrı mektubu iptal edilir.
(7) (Ek: 04/06/2016-6719/20 md.) Dağıtım ve görevli tedarik şirketlerinin; doğrudan ve dolaylı ortakları, kontrolünde olan tüzel kişiler, bu tüzel kişilerin doğrudan ve dolaylı ortaklıklarında istihdam edilen kişiler ve bu kişilerin kontrolünde olan tüzel kişiler ilgili dağıtım şirketinin dağıtım bölgesi ve ilgili dağıtım şirketinin hissedarı olduğu dağıtım bölgesinde, bu madde kapsamında rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı üretim faaliyeti başvurusunda bulunamaz.” hükmü yer almıştır.
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (YEK Kanunu)’un “Muafiyetli üretim” başlıklı 6/A maddesinin ikinci fıkrasında, “Bu madde kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten gerçek ve tüzel kişiler; ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine vermeleri hâlinde, 1 sayılı Cetvel’deki fiyatlardan on yıl süre ile faydalanabilir. Bu kapsamda dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin perakende satış lisansını haiz ilgili dağıtım şirketi tarafından satın alınması zorunludur. İlgili şirketlerin bu madde gereğince satın aldıkları elektrik enerjisi, söz konusu dağıtım şirketlerce YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilir.
” hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır.
Tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarının tüketim noktasına en yakın üretim tesislerinden karşılanması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve etkin kullanımının sağlanması, elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesi amacıyla lisans alma ile şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın, elektrik enerjisi üretebilecek gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin 6444 sayılı Kanun’un ve 5346 sayılı Kanun’un davalı idareye tanıdığı yetkiyi dava konusu düzenlemeleri çıkarmak suretiyle kullandığı anlaşılmaktadır.
Kişilerin kendi tüketimlerini karşılayacak miktarda elektrik enerjisi üretmesi çerçevesinde lisanssız elektrik üretimi uygulamasına ilişkin olarak getirilen dava konusu düzenlemelerin söz konusu kamu hizmetinin gereklerine uygun bulunduğu anlaşılmakta olup; 6446 sayılı Kanun’un “Yaptırımlar ve yaptırımların uygulanmasında usul” başlıklı 16. maddesinde kontrol ve denetime ilişkin mevcut hükümlerin bulunması karşısında, dava konusu Yönetmelik’te bu hususta kontrol ve denetim öngörülmediğine yönelik davacı iddiası yerinde görülmemiştir.
Konuya ilişkin üretim tesislerinin hızlı bir şekilde faaliyete geçirilmesini sağlamak, rekabetin gelişmesi, iletim ve dağıtım sistemlerinin teknik yeterliliği ve arz güvenliğinin temini, kişilerin tükettiği enerjiyi üretebilmeleri için gerekli hukukî zeminin sağlanması amacıyla getirilen ve bu hususları sağlayabilecek nitelik ve mahiyette bulunan dava konusu düzenlemelerde anılan Kanun hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının diğer iddiaları ise dava konusu düzenlemeleri kusurlandırıcı mahiyette görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
USÛL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usûle ilişkin itirazı geçerli görülmemiştir.
22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in dava konusu 1. maddesiyle, Yönetmeliğin 6. maddesinin onuncu ve on ikinci fıkraları tümüyle değiştirilmiş; 3. maddesiyle, Yönetmeliğin 8. maddesine dokuzuncu fıkra eklenmiş; 7. maddesiyle, Yönetmeliğin 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın (c) bendi tümüyle değiştirilmiş; 8. maddesiyle, Yönetmeliğin 21. maddesi yürürlükten kaldırılmış; 9. maddesiyle, Yönetmeliğin 22. maddesinin birinci fıkrası tümüyle değiştirilmiş; 12. maddesiyle, Yönetmeliğin 31. maddesinin on sekizinci ve yirminci fıkraları tümüyle değiştirilmiş; 22/10/2016 tarih ve 29865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in dava konusu 4. maddesiyle, Tebliğ’in 23. maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın (ç) bendi tümüyle değiştirilmiştir.
Öte yandan, 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 39. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik; 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ’in 1. maddesi uyarınca, anılan Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.
Dava konusu Yönetmelik ve Tebliğ değişiklikleri ile Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ’de değişiklikler yapıldığı, söz konusu Yönetmelik ve Tebliğ’in 12/05/2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı; bakılan davada, davacı tarafından dava konusu edilen ve yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ve Tebliğ düzenlemeleri dışında herhangi bir uygulama işleminin iptalinin de istenilmediği, bu hâliyle davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Yargılama giderlerinin taraflar ve davacı yanında müdahil üzerinde bırakılmasına, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacı ve davacı yanında müdahile iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.