Danıştay Kararı 7. Daire 2019/993 E. 2022/4724 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/993 E.  ,  2022/4724 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/993
Karar No : 2022/4724

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Motor Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:.. sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı tarafından ithal edilen 40 adet aracın paravan firmalar üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiğinden bahisle 2012 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri, üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile nihai tüketiciye sattığı 2 adet araç için ikmalen tarh edilen özel tüketim vergileri, bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları ve bütün araçlar için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının ithal ettiği araçları sattığı şirketler hakkında yapılan incelemeler sonucunda gerçek bir faaliyetlerinin bulunmadığı ve paravan olduklarının görüldüğü, araçların satış tutarlarının çok altında kalan tutarlarla özel tüketim vergisi beyannamelerinin verildiği, söz konusu şirketlerin kendileri veya ortakları adına tescil ettirmekle özel tüketim vergisi matrahının aşındırılmasına sebebiyet verdiği araçları nihai tüketicilere sattığı, bu durumun sözü geçen paravan konumundaki bayilere gerçek bir satışın yapılmadığını, bu şirketlerce düzenlenen faturaların sahte olduğunu, taşıtların esasında başka şahıslara satıldığını gösterdiği, dolayısıyla, cezalı tarhiyatın 40 adet araca isabet eden kısmının hukuka uygun olduğu; davacının diğer iki aracı sattığı … Tekstil Limited Şirketi ve … Mühendislik Limited Şirketi adına düzenlenen faturalarda özel tüketim vergisi matrahlarının gümrükteki katma değer vergisi matrahlarının altında gösterildiği, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 12. maddesinin 1. fıkrasına uygun biçimde belirlenen matrah farkı üzerinden ikmalen yapılan cezalı tarhiyatlarda da hukuka aykırılık görülmediği; davacı tarafından düzenlenen faturaların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendinde belirtilen şartları taşımamasından dolayı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların mahkeme kararının bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından satılan araçların satış tutarları ile faturaya yazılan tutarların farklı olduğu hususunda bir tespit bulunmayıp, kanunen belirlenmiş bir tutarın faturaya yazılmaması söz konusu olduğundan, özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği; olayda, davacı şirketin araç satışı yaptığı paravan şirketlerin bir kısım özel tüketim vergisini beyan dışı bırakması nedeniyle davacı adına dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, satışı yapılan araçlar için sahte belge düzenlenip kullanılmadığı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinin (b) bendinde öngörülen diğer fiillerin de söz konusu olmadığı görüldüğünden davacı adına üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulü ile vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptaline karar verilmiştir

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, satışlarının gerçek olduğu, bayilerin fiillerinden kendilerinin sorumlu tutulamayacağı, işleme esas alınan vergi tekniği raporundaki tespitlerin soyut olduğu, olayda, zamanaşımı bulunduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Daire kararının re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyalı özel tüketim vergisinin reddine ve özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması, bir katı aşan vergi ziyaı cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkranın ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı tarafından ithal edilen 40 adet aracın paravan firmalar üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiğinden bahisle 2012 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri, üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile nihai tüketiciye sattığı 2 adet araç için ikmalen tarh edilen özel tüketim vergileri, bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları ve bütün araçlar için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği belirtilmiş; 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülmüş; 2. fıkrasında, vergi ziyaına 359. maddedeki fiillerle yol açılması halinde cezanın, üç kat olarak uygulanması gerektiği kurala bağlanmış; 359. maddesinde ise, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenlerin ve defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların kaçakçılık fiilerini işlemiş olacakları açıklanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararının istinaf başvurusunun kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrası ile özel usulsüzlük cezalarının iptaline ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Davalı idarenin temyiz isteminin, kararın, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik bölümüne gelince;
Olayda, davacının ithal ettiği araçları sattığı şirketler hakkında yapılan incelemeler sonucunda, gerçek bir faaliyetlerinin bulunmadığı ve paravan olduklarının görüldüğü, araçların satış tutarlarının çok altında tutarlarla özel tüketim vergisi beyannamelerinin verildiği, söz konusu şirketlerin kendileri veya ortakları adına tescil ettirmekle özel tüketim vergisi matrahının aşındırılmasına sebebiyet verdiği araçları nihai tüketicilere sattığı, bu durumun sözü geçen paravan konumundaki bayilere gerçek bir satışın yapılmadığını bu şirketlerce düzenlenen faturaların sahte olduğunu, taşıtların esasında başka şahıslara satıldığını gösterdiğinin anlaşılması karşısında paravan şirketlere muvazaalı şekilde satış yapan ve sahte faturalarla durumu gizleyen davacı adına vergi ziyaı cezalarının üç kat kesilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının temyiz isteminin ise reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. Kararın, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, bölge idare mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasını yönünden;
Özel usulsüzlük cezasının düzenlendiği 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesi:
“verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi…” hallerinde bu cezaların Kanunun 374. maddesinde belirtilen zamanaşımı süreleri içinde (beş-iki yıl) kesilebileceğini düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında yer alan vergi inceleme ve vergi tekniği raporlarında; mükellefin 2012 yılı satış belgelerinin bir kısmınının gerçeği yansıtmadığı, ithalatta katma değer vergisi matrahından daha yüksek tutarlara araç satıldığı halde, faturalarda tutarların daha düşük gösterildiği, diğer anlatımla belgelerin gerçek olayı yansıtmadığı, düzenlenmesi gereken belgelerin düzenlenmediği alıcı ifadeleri, banka kayıtları ile tespit edilmiştir.
Bu bağlamda, 213 sayılı Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendinde belirtilen fiiller arasında sayılan bu durum karşısında, kesilen ceza yasaya uygundur. Temyiz talebinin kabulü ve mahkeme kararının özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiğinden, Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.