Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1651 E. , 2022/5872 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1651
Karar No : 2022/5872
DAVACI : …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
DAVALILAR : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. …
DAVANIN KONUSU :
1. Polis memuru adayı olan davacının, … Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali,
2 . Bu işlemin dayanağı olan ve 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin, 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin ve 8. maddenin 8. fıkrasında yer alan “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan ve iptali istenen düzenlemenin hakkaniyete, eşitliğe, liyakata ve kariyer ilkelerine aykırı olduğu, 7. maddesinde yer alan ve komisyonun adaylara sorulacak soruları belirlemesine ilişkin düzenlemenin hukuki öngörülebilirlik ilkesini zedelediği, birden fazla komisyon oluşturulabilmesine imkan tanıyan düzenlemenin sınavın eşit ve nesnel koşullarda yapılmasını engelleyeceği, Yönetmeliğin 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir” ibaresiyle yazılı sınavın tamamlayıcısı niteliğinde olması gereken sözlü sınavın seçimin tek belirleyici unsuru haline geldiği, 8. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan “sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez” ibaresinin dava açmadan önce idareye itiraz edebilmeye imkan veren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesine açıkça aykırı olduğu, bireysel işlem yönünden ise; davacının mülakatta kendisine sorulan iki soruya doğru yanıt verdiği, başarısız olmasını gerektirecek bir durumun olmadığı, komisyon kararının gerekçesiz olduğu, 6 ay boyunca aldığı eğitim sonucu üstün başarı sergileyerek 92,20 ortalama yapmasına karşın, mülakatta başarısız sayılma işleminin ölçülü olmadığı belirtilerek dava konusu düzenleyici işlem maddeleri ile sözlü sınavdan başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; Dava konusu Yönetmelik maddelerinin üst hukuk normlarına uygun olduğu, davacının katıldığı eğitim sonu sözlü sınavına ilişkin tüm işlemlerin mevzuata uygun yapıldığı, sözlü sınav komisyonunda görev alan komisyon başkan ve üyelerinin mevzuata uygun olarak belirlendiği, komisyon tarafından önceden hazırlanan soruların adaylar tarafından kura usulü ile belirlendiği, adayın verdiği cevabın Yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilip verilen puanların gerekçeleri ile birlikte her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı tutanak altına alındığı, verilen puanların aritmetik ortalaması alınarak sözlü sınav puanının belirlendiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği, yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiğinin hüküm altına alındığı, Kanun’un uygulanmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmeliğin 5. maddesinde Kanun hükmü doğrultusunda düzenleme yapıldığı, 7. maddesinde sınavla ilgili komisyonların oluşturulması ve görevleri ile ilgili hususlar düzenlendiği, 8. maddesinde ise sınavın sözlü sınav şeklinde yapılacağı ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, söz konusu düzenlemede; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı, iptali istenilen Yönetmelik maddelerinin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı; dava konusu bireysel işlem yönünden ise; sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esas olduğu, bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın yukarıda açıklanan şekilde nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşıldığından, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Polis memuru adayı olan davacı tarafından, … Polis Meslek Eğitim Merkezi’nden (POMEM) mezun olmadan önce girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin, 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin ve 8. maddenin 8. fıkrasında yer alan “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen 3. fıkrada, ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin anılan hükmü ile polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin ”Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemek amacını taşıdığı, ”Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, ”Sınava katılacak adaylar” başlıklı 5. maddesinde ise, ”Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik maddesinde, Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulacağına dair hükmün yer aldığı görülmüştür.
Bahsi geçen maddedeki düzenleme, 3201 sayılı Yasa’nın Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasının tekrarı niteliğinde olduğundan, bu maddenin iptali istenilen kısmında üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
“Komisyonların oluşturulması ve görevleri” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, “Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.”, aynı maddenin 3. fıkrasında, “Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan davaya konu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
”Sınav şekli ve esasları” başlıklı 8. maddesinde, ”(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir. (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi İnternet sayfasında ilan edilir. (6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik maddesinde; “sözlü sınav” ifadesine yer verilmiş olup, maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere de yer verildiği görülmüştür. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde; yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye yönelik düzenlemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, bu itibarla söz konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın, sözlü sınavda başarısız sayılmaya ilişkin kısmına gelince;
Sözlü sınav, mesleğe atanacak olanların niteliklerinin saptanmasına yönelik olarak kültür ve bilginin yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığının ortaya konulabilmesi amacıyla yapılan bir sınavdır.
Ancak yapılacak olan bir sözlü sınavın objektif olduğundan söz edilebilmesi için mesleğin özelliği dikkate alınarak bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin ölçütleri, kriterlerin ağırlığını ve buna göre değerlendirme esaslarını içeren objektif bir yöntemin düzenlenmesi gerekmektedir.
Dosyada bulunan sözlü sınavda başarısız sayılmaya ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında sınav komisyonu üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılarak puan verildiği, verilen puanların aritmetik ortalamasının yetmiş puanın altında kaldığı ve başarısız sayılma gerekçesinin değerlendirme karar formuna işlendiği anlaşıldığından, yapılan sınavda başarısız sayılmaya ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, tekemmül süreci dışında talep edilen duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Polis memuru adayı olan davacının, 25/03/2020 tarihinde yapılan … Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) eğitim sonu sözlü sınavında 50 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan, 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin, 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin ve 8. maddenin 8. fıkrasında yer alan “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” ibaresinin iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03.06.2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinde; “Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.” hükmü yer almış, 7. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulması ve görevleri düzenlenmiş, 8. maddesinde ise; ” (1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir.” (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi internet sayfasında ilan edilir.(6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesindeki; “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin; 7. maddesinin 2. fıkrasındaki “Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, aynı maddenin 3. fıkrasındaki “birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin 4. fıkrasındaki; “Adayın sınavda başarılı sayılabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin, aynı maddenin 8. fıkrasındaki; “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez” ibaresinin iptali yönünden incelendiğinde:
Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Kanunlara güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Ancak güvenin korunması, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında da değerlendirilmemelidir. Hukuki güvenliğin mevcut bir hukuki durum için dokunulmazlık şeklinde algılanması, dinamik toplum yapısının kurallarla statik, durağan hâle getirilmesi sonucunu doğurur ki bu da toplumun çağın gerisinde kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanun koyucu, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabilir ve bu değişiklikler kişilerin beklentilerini etkileyebilir.
Dava dosyasının incelemesinden, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca Polis Meslek Eğitim Merkezi mezunları için (POMEM) 24-26 Mart 2020 tarihleri arasında eğitim sonu sözlü sınavı yapıldığı, aday polis memuru olarak atanabilmek için sözlü sınavdan alınması gereken asgari 70 puanı alamadığından bahisle bu sınavda başarısız sayılması üzerine, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan, 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5., 7. ve 8. maddelerinin yukarıda belirtilen hükümlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda; iptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…öğrenimine devam edenler dahil…” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkrada, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin ”Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, ”Sınava katılacak adaylar” başlıklı 5. maddesinde, ”Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 5. maddesindeki düzenlemenin, 3201 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen düzenleme ile aynı nitelikte olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen 5. maddedeki düzenlemede üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
“Komisyonların oluşturulması ve görevleri” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, “Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.”, aynı maddenin 3. fıkrasında, “Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlar nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
”Sınav şekli ve esasları” başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasında, “Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir.”, bu maddenin 8. fıkrasında da, “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” kurallarına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde maddede “sözlü sınav” ibaresine ve maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülmüştür. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak, sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler yapıldığı, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmü ile yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye dair düzenlemelerde ve 8. maddesinin 4. fıkrasında, sınavda başarılı olma koşulu belirlenirken puanlamada belli bir ölçünün esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, Yönetmeliğin aynı maddesinin 8’inci fıkrasında yer verilen, sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği yolundaki hükmün, idari itiraz yolunu kapatmaya ilişkin olduğu, Anayasal bir hak olan dava açma hakkını da etkilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8’inci maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinin 3’üncü fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlanarak yürürlüğe konulduğu sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen bu düzenlemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi’nin anılan kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin sınava tabi tutulacak adaylara ilişkin 5. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde:
Davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden mesleki bilgi düzeyi kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından 15 puan takdir edildiği; yine 20’şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü kriteri yönünden bütün komisyon üyeleri tarafından 15 puan takdir edildiği; öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kriteri ile liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından her bir kriter için ayrı ayrı 10 puan takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının, yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesindeki; “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin, 7. maddesinin 2. fıkrasındaki; “Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, 7. maddenin 3. fıkrasındaki “birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin 4. fıkrasındaki; “Adayın sınavda başarılı sayılabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin, 8. maddesinin 8. fıkrasındaki; “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez” ibaresinin iptali istemi yönünden oybirliğiyle DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin oyçokluğuyla İPTALİNE,
3. Dava kısmen iptal- kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan …-TL’nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere; … TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan …-TL nin, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/11/2022 tarihinde karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Dava; Polis memuru adayı olan davacının, … Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan, 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5. maddesinin “öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler” ibaresinin, 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler” ibaresinin, 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği” ibaresinin, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.” ibaresinin ve 8. maddenin 8. fıkrasında yer alan “Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi açısından önemlidir.
Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlandığı, tutanağa geçirildiği, her adaya sorulan sorunun kayda bağlandığı ve her komisyon üyesince ayrı ayrı not takdir edilmek sureti ile yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşılmakta olup, davacının sınav sorularına verdiği yanıtların, tüm komisyon üyelerince aynı not takdir edilmek sureti ile değerlendirilmesinin, tek başına sözlü sınavın subjektif yapıldığını ortaya koyduğundan söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda; Yönetmeliğe uygun olarak yapılan sözlü sınavda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, bireysel işlem yönünden de davanın reddi gerektiği görüşüyle, kararın bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmına katılmıyoruz.