Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1384 E. , 2022/10333 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1384
Karar No : 2022/10333
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN
(DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/12/2021 tarih ve E:2020/3323, K:2021/13343 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik 10.12.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Nazım İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu alanda kısmi yapılaşma oluşmuş ise de dava konusu nazım imar planında kıyı bölgesinin, Kıyı Kanunu uyarınca ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının amaç, hedef ve stratejileri doğrultusunda, tüm alt bölgeye ve İstanbul ölçeğine hizmet verecek şekilde kamunun kullanımına açık rekreatif-yeşil alan olarak belirlenmesi, kıyı alanlarında düzenlenecek rekreaktif alanların yerleşimin iç kısımları ve diğer yeşil alanlarla bağlantısının sağlanması ile bölgede ihtiyaç duyulacak donatı alanlarının sağlanmasının hedeflendiği, bu kapsamda uyuşmazlık konusu taşınmazın genel yeşil alan kullanımına ayrıldığı, taşınmaza isabet eden 12 metre genişliğindeki taşıt yolunun ulaşım planlamasına ve trafik güvenliğine uygun olduğu, sürekliliğinin bulunduğu, kıyı ile iç bölgelerin bu aks üzerinden bağlantısının kurulduğu, uyuşmazlığa konu yolun geçirilmemesi halinde kıyıya doğru inen bütün yolların çıkmaz sokaklara dönüşeceği, kıyı boyunca kuzey-güney yönündeki yolları toplayan ve ana akslara bağlayan, erişilebilirliği arttırmak suretiyle kıyı kullanımını bölgede yaşayanlarla sınırlamaksızın genele yayan bir kullanım kararı olduğu, Mahkemenin … tarih ve E:… sayılı ara kararına cevaben dosyaya sunulan belgelerden, sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmında kaldığının anlaşıldığı, bu itibarla taşınmaza getirilen genel yeşil alan ve 12 metre genişliğindeki taşıt yolu işlevlerine ilişkin kısmı yönünden dava konusu plan değişikliğinin mevzuata, üst ölçekli plan kararlarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu, taşınmazın transfer edilecek alan sınırı içinde belirlenmesi yönünden ise, 3194 sayılı İmar Kanunu ile diğer ilgili mevzuatta imar hakları transferine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet haklarına ilişkin bir konuda Kanun gücünde yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, yine planlama alanında öngörülen nüfus esas alındığında bazı donatı alanlarının standartların altında kaldığı, transfer edilecek alanlardan gelecek nüfusla birlikte donatı eksikliğinin daha da artacağı, İmar Kanunu ve Kıyı Kanununda yer almayan imar hakkı transferinin dava konusu plan notları ile getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, taşınmaza kısmen genel yeşil alan, kısmen 12 metre genişliğinde yol alanı işlevleri getirilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, taşınmazın transfer edilecek alan sınırı içinde belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz isteminin reddi ile hukuk ve usule uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Kıyı Kanununun yürürlüğe girdiği 1992 yılı öncesinde taşınmaz üzerinde mevzuata ve imar planına uygun şekilde alınan yapı ruhsatı doğrultusunda tamamlanmış yapı bulunduğu ve yapı kullanma izninin de mevcut olduğu, kıyı mevzuatı gereğince davacının sahip olduğu kazanılmış hakkı göz ardı edilerek mülkiyet hakkının ihlal edildiği, sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında kalan uyuşmazlığa konu taşıt yolunun kıyı mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığından, kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlık konusu taşınmaza getirilen genel yeşil alan işlevine ilişkin kısmı yönünden karar düzeltme isteminin reddine, 12 metre genişliğindeki taşıt yolu işlevine ilişkin kısmı yönünden ise karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık konusu taşınmaza getirilen genel yeşil alan işlevine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaza getirilen genel yeşil alan işlevi yönünden davacının dilekçesinde öne sürdüğü hususlar anılan Kanun maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, bu kısıma yönelik karar düzeltme isteminin reddi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaza getirilen 12 metre genişliğinde taşıt yolu işlevine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 06/12/2021 tarih ve E:2020/3323, K:2021/13343 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait İstanbul İli, Silivri İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz 03.12.1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında turistik tesis+sosyal tesis alanı kullanımında kalmakta iken; dava konusu 10.12.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile kısmen genel yeşil alan, kısmen 12 metre genişliğinde yol alanı işlevleri getirilmiş, genel yeşil alan içinde kalan kısmı transfer edilecek alan sınırları içerisine alınmıştır.
Bunun üzerine açılan davada, taşınmaza genel yeşil alanı işlevi getirilmesine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali, 12 metre genişliğinde yol alanı işlevi getirilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 05/04/2018 tarih ve E:2014/8665, K:2018/3092 sayılı kararı ile bozulması üzerine, anılan bozma kararına uyularak, taşınmaza genel yeşil alan ve 12 metre genişliğinde yol alanı işlevleri getirilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi, taşınmazın transfer edilecek alan sınırı içinde belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın redde ilişkin kısmına karşı davacı vekili tarafından bakılan temyiz isteminde bulunulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
3621 sayılı Kıyı Kanununun genel esasları düzenleyen 5. maddesinde, sahil şeritlerinde yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabileceği, yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanların ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebileceği hükmüne; “Sahil Şeridinde Yapılabilecek Yapılar” başlıklı 8. maddesinin son fıkrasında, bu alanlarda uygulama imar planı kararıyla 6. ve 7. maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerin yapılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un geçici maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mevzuat hükümlerine uygun olarak onaylanmış ve kısmen veya tamamen yapılaşmış 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının sahil şeritleri ile ilgili hükümlerinin geçerli olduğu düzenlenmiştir.
Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Sahil Şeridinde Planlama” başlıklı 17. maddesinde, sahil şeritlerinin birinci bölümünün tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenleneceği, bu alanlarda sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile bu Yönetmeliğin 4 . maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile bu Yönetmeliğin 13. maddesinde belirlenen yapı ve tesislerin yer alabileceği, bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, sahil şeridinin ikinci bölümünde ise bu Yönetmeliğin 13. ve 14. maddelerinde sayılan yapı ve tesisler ile toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç bu Yönetmelikte tanımlanan günübirlik turizm yapı ve tesisleri kapsayacak şekilde düzenleme yapılabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda detaylarına yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca 11.07.1992 tarihinden sonra onaylanan imar planları ile sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında yeni taşıt yolu öngörülmesinin kıyı mevzuatı ile bağdaşmayacağı açık olmakla birlikte, ikinci 50 metrelik kısmı içinde yeni taşıt yolu planlanması yasal açıdan mümkün olduğundan, uyuşmazlığa konu … parsel sayılı taşınmaza isabet eden 12 metre genişliğindeki taşıt yolunun sahil şeridinin hangi kısmında kaldığının davalı idareden sorulmasına dair … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı ara kararına cevaben dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, söz konusu yol alanının sahil şeridinin ikinci kısmında planlandığı anlaşılmakta olup, bu yönüyle kıyı mevzuatına aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, 03.12.1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında sahil şeridinin büyük kısmına konut, ticaret, turizm gibi bölgedeki nüfus yoğunluğunu artırıcı türden kullanımlar getirildiği ve sahil şeridinde oluşacak kalıcı nüfus ile kullanıcı nüfusuna hizmet etmek üzere 10 metre genişliğinde taşıt yolu planlandığı, uyuşmazlık konusu taşınmaza isabet eden kısımda ise yol planlaması yapılmadığı halde; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında sahil şeridinin kıyı mevzuatına uygun şekilde yapılaşmalardan arındırılarak tüm alt bölgeye ve kente hizmet etmek üzere kamuya açık rekreaktif-yeşil alan olarak kurgulanması suretiyle bölgedeki nüfus yoğunluğunun düşürüldüğü, buna karşılık sahil şeridi içinde ayrılan taşıt yolunun genişliğinin 10 metreden 12 metreye çıkarıldığı ve uyuşmazlık konusu taşınmaza da isabet edecek şekilde güzergahının yeniden düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile bölgeye herhangi bir yoğunluk artışı getirilmediğinden, önceki planda sahil şeridinde 10 metre genişliğinde öngörülen ve uyuşmazlık konusu taşınmaza isabet eden kısmı bulunmayan bu yolun dava konusu plan değişikliği ile genişliğinin 12 metreye çıkarılmasının ihtiyaçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, söz konusu artışı zorunlu kılan nesnel, teknik gerekçeler bulunup bulunmadığına yönelik olarak herhangi bir inceleme yapılmaksızın davanın reddi yolunda verilen kararın bu kısmında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Taşınmaza getirilen genel yeşil alan kullanımına ilişkin kısmı yönünden kararın düzeltilmesi isteminin reddine,
2. Taşınmaza getirilen 12 metre genişliğinde taşıt yolu kullanımına ilişkin kısmı yönünden kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın bu kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.