Danıştay Kararı 8. Daire 2021/4086 E. 2022/6948 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4086 E.  ,  2022/6948 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4086
Karar No : 2022/6948

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken görevine son verilmesine ilişkin 24.03.2016 onay tarihli işlemin iptali ile işe iade, geriye dönük maaşlarının ödenmesi, SGK ve özlük haklarının iadesi ile hak kazanacağı tüm alacakların 24.03.2016 tarihinden itibaren bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; davacının görevine son verilmesine ilişkin 24.03.2016 onay tarihli işlemi en geç ilk maaşının yatmadığı 15.04.2016 tarihi itibariyle öğrendiğinin kabulü gerektiğinden bu tarihten itibaren 2577 sayılı Yasa hükümleri uyarınca idareye başvurabilecek ve verilen cevaba göre ya da doğrudan dava açılabilecek iken, bu tarihten uzun bir süre geçtikten sonra 16.01.2020 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, görevine son verilmesine ilişkin işlemin kendisine tebliğ edilmediği, dava dosyasında mevcut bulunan 05.05.2016 tarihli tebellüğ belgesinde tebligatı alan kişinin … olarak göründüğü, … ‘in ikamet adresi ile kendisinin ikamet adreslerinin farklı olduğu, yapılan tebligatın Tebligat Kanununun 16. maddesine aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi Mahkemesince kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339/1 maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, varsa posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 29/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.