Danıştay Kararı 9. Daire 2022/3080 E. 2022/5937 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3080 E.  ,  2022/5937 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3080
Karar No : 2022/5937

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … İnş. Tur. Gıd. Oto. Akar. Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Başkanlığ

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca ihale edilen ve uhdesinde kalan … ihale kayıt numaralı “Niğde İli Bor İlçesi 75 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesine ilişkin olarak imzalanan sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi istemine yönelik düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uymak suretiyle; davanın Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında akdedilen ”Niğde ili Bor ilçesi 75 yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı ve altyapı ve çevre düzenlemesi işi” ihalesine dair sözleşme üzerinden ödenen 2014/08 dönemine ait damga vergisinin iadesine ilişkin olarak yapılan, düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun dava konusu dönemde yürürlükte bulunan Ek 2. maddesinin birinci fıkrasında, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu; son fıkrasında ise, bu maddenin uygulanması bakımından döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından birlikte tespit edileceğinin kurala bağlandığı, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen … sayılı ve … tarihli “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” ile davacı şirket tarafından üstlenilen ihalenin, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun Ek 2. maddesi uyarınca döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında bulunduğunun kabul edildiği, her ne kadar davalı idare tarafından ihaleye konu işe ilişkin verilen “Vergi, Resim ve Harç İstisnası Belgesi” 07/08/2014 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonra düzenlendiğinden ilgili Tebliğ hükmü uyarınca damga vergisi istisnasından yararlanılamayacağı ileri sürülmüş ise de; Kanunda öngörülmeyen bir takım kayıt ve koşulların genel tebliğler ile getirilmesi suretiyle yasal bir hakkın kullanılmasının engellenmesi mümkün olmadığından, tüm bu hususların vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca ihale edilip davacı tarafından üstlenilen “Niğde İli Bor İlçesi 75 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi”ne ilişkin olarak imzalanan sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi istemine yönelik düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde ve uyuşmazlığın düzeltme-şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozma kararına uyulmasına, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi’nce davanın kabulüne karar verilmesine rağmen faize ilişkin talep yönünden hüküm kurulmadığı, yoksun kalınan tutarın, tahsil tarihinden itibaren iade tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği iddialarıyla kararın hüküm kurulmayan faize ilişkin istem yönünden bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu olayda vergi hatası bulunmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun düzeltme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, dava konusu damga vergilerine ilişkin ihale kararı ve sözleşmenin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde faiz ödenebilmesinin ancak kararın idareye tebliğinden itibaren uygulanmasının gecikmesi durumunda söz konusu olabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen verginin tahsil tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ile birlikte iadesi gerektiğinden; davalı temyiz isteminin reddi, davacı temyiz istemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca ihale edilen ve uhdesinde kalan … ihale kayıt numaralı “Niğde İli Bor İlçesi 75 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesine ilişkin olarak imzalanan sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi istemine yönelik düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın da giderilmesini öngörmektedir.
Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 28. maddesinin 6. fıkrasında ise, vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece faiz ödeneceği hususu düzenlenmiştir.
Anayasa’nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde de idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari dava türlerinden olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E.:2008/58, K.: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 4. fıkrasında “fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Kanun’un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalının temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde yeniden verilecek kararlara karşı yapılacak temyiz başvuruları, Bölge İdare Mahkemesince bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenebileceğinden ve olayda, Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptaline ve ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrası yönünden bozma kararına uyularak karar verildiği anlaşıldığından, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının faiz istemiyle ilgili hüküm kurulmadığına ilişkin iddiasının temyizen incelenmesine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, dava dilekçesinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca ihale edilen ve uhdesinde kalan … ihale kayıt numaralı “Niğde İli Bor İlçesi 75 Yataklı Devlet Hastanesi İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesine ilişkin olarak imzalanan sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinin iadesi istemine yönelik düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemi ile birlikte ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de bulunduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, haksız olarak tahsil edilen vergi ve fer’ilerinin davacının tasarrufunda bulunmadığı tahsil tarihi ile fiilen iade tarihi arasında geçen süre için enflasyondan kaynaklanan bir zarar söz konusu olduğu ve bu zararın, idarenin tahsil etmemesi gereken vergiyi tahsil etmesi sonucu idari bir işlemden kaynaklanması nedeniyle idare tarafından giderilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; davacının dava dilekçesinde haksız tahsil edildiğini iddia ettiği vergi tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesini talep etmesine karşın, Bölge İdare Mahkemesince davacının bu istemine ilişkin olarak hüküm kurulmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.
Diğer bir ifadeyle, vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından 2014/Ağustos döneminde ödenen damga vergilerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/4. maddesi uyarınca, idarece tahsil edildiği tarihten düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iade edileceği hususunun da yeniden verilecek kararda dikkate alınacağı tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının faize ilişkin kısım yönünden hüküm kurulmak üzere BOZULMASINA, dava konusu işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.