Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2196 E. , 2022/4713 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2196
Karar No : 2022/4713
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacının hesap ve işlemlerinin 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen takdir komisyonu kararına istinaden, 2011 yılının 2 ilâ 12. dönemleri için re’sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda; davacının POS cihazı ile yaptığı satış tutarının 2011 yılı için toplam 10.120.329,02-TL olduğu ve bu işlemlerde 2.653 farklı kredi kartı kullanıldığı, vergi müfettişi tarafından kredi kartı sahiplerinden 9 kişinin ifadesine başvurulduğu, bu kişilerden bazılarının davacıyı tanımadıklarını, herhangi bir mal satın almadığını, bir kısmının kredi kartı ile ilgili yapılan işlemi hatırlamadığını, bir kısmının kredi kartını başkasına verdiğini, bir kısmının da nakit ihtiyacı için kredi kartından çekim yaptırdığını ifade ettiği dikkate alındığında, 2.653 farklı kredi kartı kullanılmasına rağmen sadece ifadesi alınan 9 kişinin beyanlarına başvurularak, davacı tarafından belirli firmalara düzenlenen tüm faturaların sahte olduğu ve bu sahte faturaların tefecilik işini perdelemek için düzenlendiği kanaatine ulaşılması mümkün olmadığından ve mükellefin 2011 takvim yılında gerçek satışları olduğunun kabul edilmesine karşın ilgili bankalar nezdinde araştırma yapılarak davacının kendisine, yakınlarına ve müşterilerine ait kredi kartları gözönünde bulundurulmak suretiyle bu kişilere ait kredi kartı işlemlerinin hangilerinin gerçek mal ve hizmet satışına, hangilerinin ise tefecilik faaliyetine ilişkin olduğu araştırılmadan ve farkın tamamen hasılat farkı olduğu tam olarak ortaya konulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Maddi olaya ilişkin tespitler, düzenlenen raporlarla somut olarak ortaya konulduğundan, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın; Danıştay Dördüncü Dairesinin 2019/236 esasına kayıtlı dosyasıyla birlikte incelenmesinden; davacı adına aynı dönemleri içerecek biçimde re’sen tarh edilen gelir vergisi ile geçici vergilerin ve tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açılan davanın, eksik inceleme bulunduğu gerekçesiyle kabulü ile işlemin iptaline ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararın temyizi sonucunda, uyuşmazlığın esasının incelenerek hukuka aykırılık bulunduğunun göz önünde bulundurulması suretiyle karar verilmek üzere … tarih ve … sayılı kararla bozulduğu anlaşılmış olup, bozma üzerine verilen kararın işbu davanın sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması karşısında Mahkemece, oluşan bu yeni hukuki duruma göre karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın; Danıştay Dördüncü Dairesinin 2019/236 esasına kayıtlı dosyasıyla birlikte incelenmesinden; davacı adına re’sen tarh edilen 2011 yılı gelir vergisi ile 2011/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemleri geçici vergilerin ve tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle üç kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açılan davada, eksik incelemeye dayalı olarak matrah tespiti sonucunda yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararın, Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/02/2022 tarih ve K:2022/510 sayılı kararıyla bozulduğunun ve bozma kararı üzerine verilecek kararın işbu davanın sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması karşısında Dairece, oluşan hukuki duruma göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile Dairemiz kararına katılmıyorum.