Danıştay Kararı 4. Daire 2022/1783 E. 2022/7159 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/1783 E.  ,  2022/7159 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1783
Karar No : 2022/7159

TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- …
VEKİLİ : Av. …

2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2009/11 dönemi katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı Süleymanpaşa Vergi Dairesi mükellefi … Sanayi İnşaat Nakliyat Taahhüt Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenlenen faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından dava konusu tahakkuklarda ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının ilgili dönemde fatura aldığı Göztepe Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, anılan mükellefin davacıya düzenlediği faturalarda belirtilen hacimde ticaret yapacak organizasyona sahip olmadığı, çalışan işçisinin bulunmadığı, işyeri, depo, nakil vasıtası, sermaye durumu, bankacılık işlemleri gibi ticari aktiviteyi sağlayan zorunlu unsurlara sahip olmadığı, banka hesap hareketlerinden ithal edilen araçlara ilişkin ithalat bedellerinin ve KDV bedellerinin mükellef dışındaki kişiler tarafından hesaba aktarıldığının görüldüğü, …’ın araçların ilk iktisabında ödenmesi gereken vergileri azaltmak için paravan olarak kullanıldığı, herhangi bir ticari faaliyeti olmadığı, dolayısıyla düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının aslında kendisinin satışını gerçekleştirdiği ancak ithalat işlemleri anılan kişi adına tamamlanan … şasi nolu ve … şasi nolu araçlarla ilgili olarak ithalat KDV matrahının altında fatura düzenlemek suretiyle ilgili dönemler özel tüketim vergisi matrahının aşındırılmış olduğunun somut olarak ortaya konulduğu, fark özel tüketim vergisi matrahı üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisine isabet eden katma değer vergisinin davacının katma değer vergisi beyannamesine eklenmek ve mükelleften alınan faturalara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle oluşan fark katma değer vergisinin cezalı olarak tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Satışlarının gerçek olduğu, ithalat işlemini yapan kişinin kusurundan veya kastından sorumlu tutulamayacakları, mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, temyize konu kısmen kabul kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI:Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yöneltilen temyiz istemi Vergi Dava Daireleri Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozmaya uygunluk yönünden reddedilerek uyuşmazlığın bozma kapsamı dışında kalan hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinin yapılması için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacının 2009/3,4 dönemlerinde 16 adet KDV hariç 104.957,10-TL tutarında fatura aldığı Süleymanpaşa Vergi Dairesi mükellefi … Sanayi İnşaat Nakliyat Taahhüt Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; … tarihinde … Mah. … Sk, No:… … adresinde kereste ve kereste ürünleri toptan ticareti ile uğraşmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellef kurumun temsilcisinin … olduğu ve ortaklarının … ve … olduğu, mükellef kurumun … Mah. … Sk. No…. … adresinde yapılan 09/01/2004 tarihli işe başlama yoklamasında; işyerinin, orman ürünleri imalat ve toptan satışı faaliyetinde bulunmak üzere …’dan 1 yıllığına kiralandığı, adresin yaklaşık 2600 m2 boş alan 500 m2 kapalı alandan oluştuğu, işyerinde kereste imalatında kullanılan ikinci el muhtelif makinelerin bulunduğu, yoklama tarihi itibariyle mal alımının olmadığı hususları tespit edildiği, vergi dairesine verdiği … tarih ve … sayılı dilekçe ile; … San. Koop. Ait … San. Sitesi Altı … adresindeki 1000 m2 arsanın kiralandığı bildirildiği, bunun üzerine sözkonusu adreste 10/11/2004 tarihli yoklama fişi düzenlendiği, şirket, vergi dairesine verdiği … tarih ve … sayılı dilekçe ile; mülkiyeti …’a ait … Mah. … Sk. No:… … adresindeki işyerinin kapatıldığını ve işyerinin … Mah. … San. Sitesi … Blok Yanı adresine taşındığını bildirdiği, dilekçeye istinaden yapılan 22/02/2006 tarihli yoklamada, mükellef kurumun işyeri adresinde faaliyete devam ettiği hususu ile şirketin eski adresinde … Mermer İnş. Ltd. Şti.’nin faaliyette bulunduğu hususu, şirket müdürü … nezdinde tespit edildiği, söz konusu adreste yapılan 15/02/2013 tarihli yoklamada; adreste …’ın faaliyet gösterdiği, … Ltd. Şti.’nin 2010/1 döneminden beri gayri faal olduğu, fiilen hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, adreste mükellef kurum adına herhangi bir tabela ve reklam panosuna rastlanmadığı ve şirketin fiilen herhangi bir faaliyeti olmadığından KDV beyannamelerinin matrahsız verildiği hususları mükellef kurum temsilcisi … nezdinde tespit edildiği, mükellef kurumun işyeri adresinde 2013 yılında yapılan diğer bir yoklamada ise, adreste 28/05/2013 tarihinden itibaren Süleymanpaşa Vergi Dairesi mükellefi … Mermer İnş. Ltd. Şti.’nin faaliyette bulunduğu hususu tespit edildiği, … San. Sitesi … Blok Yanı … olan işyeri adresinde mükellef kurumla ilgili olarak, 2006-2013 yılları arasında herhangi bir yoklamanın yapılmadığı, bu sebeple, bu tarihler arasında mükellef kurumun gerçek faaliyetinin olup olmadığı bilinemediği, tarh dosyasının tetkik edilmesi neticesinde, yukarıdaki tespitler dışında, mükellef kurumun herhangi bir tarihte işyeri adresini değiştirdiğine ya da faaliyetini bıraktığına dair bildiriminin olmadığı görüldüğü, GİB-YBS‘de yapılan sorgulamalar neticesinde, mükellef kurumun 2009 ve 2010 yıllarına ait gelir vergisi stopaj beyanlarında, işçi çalıştırdığına yönelik herhangi bir beyanın olmadığı, 2009 ve müteakip dönemlerde işçi çalıştırmadığı, beyanlarına göre, yaklaşık 1,5 milyon TL cirosu olan bir firmanın işçi çalıştırmaması ticari gerçeklerle bağdaşmadığı, mükellef kurumun 2009 yılındaki geçici vergi beyanlarının matrahsız; 2010/1-3 ila 10-12 dönem geçici vergi matrahının ise 20,44-TL olduğu görüldüğü, mükellef kurum temsilcisi … hakkında 2004 yılı ile ilgili olarak bilerek sahte fatura kullanma yönünden suç duyurusunda bulunulduğu, buna rağmen, kurum temsilcisi hem … Ltd. Şti.’ne hem de kendi mükellefiyetine ait olan defter ve belgeleri herhangi bir mücbir sebep göstermeksizin incelemeye ibraz etmediği, 2009 yılındaki satışları 2008 yılına göre yaklaşık 2 kat artarken, kazancı 3 kat azaldığı, ayrıca, mükellef kurumun 2008 yılı brüt karının %10,5 ‘den 2009 yılında 6 kat azalarak %1,7’ye inmesi ve şirketin faaliyet hacminde bir değişiklik yokken, genel yönetim giderleri hesabının satışlar içindeki payının birden azalması 2009 yılındaki işlemlerin ticari icaplara uygun olmadığını gösterdiği, aynı şekilde, 2009 yılı KDV beyanlarından da görüleceği üzere, mükellef kurumun ödenecek KDV’si toplamı sadece 852,65-TL olduğu, mükellef kurumun bu döneme ait indirilecek KDV tutarı toplamı ise 254.578,70-TL olduğu, bu durumda mal ya da hizmet alımına konu olabilecek mal ya da hizmet bedeli en fazla (254.578,70 x 100/18=) 1.414.326,00-TL olacağı, bu tutarın gelir tablosu beyanları ve karşılaştırmalı Ba formları ile uyumlu olması, mükellef kurumun sahteci oldukları yönünde tespitler bulunan firmalar dışında (ikisi hariç) herhangi mal ya da hizmet alımının da olmadığı anlamına geldiği, 2009 yılındaki alışlarının %97’si, hakkında vergi tekniği raporu bulunan veya sahte belge düzenleme fiili dolayısıyla özel esaslara tabi mükelleflerden yapıldığı, aynı şekilde mükellef kurumun 2010 yılındaki alışlarının tamamı SMİYB düzenlediği yönünde hakkında vergi tekniği raporu bulunan … Ltd. Şti.’nden yapıldığı, mükellef kurumun 2009 yılı gelir tablosundaki satışlarının 1.411.351,06-TL olması, faturaların tamamına yakınının sahte olarak düzenlenmiş olduğu yönünde kanaat oluşturduğu, … San. Ltd. Şti.’nin fatura düzenlediği mükelleflerle mükellef kurumun fatura düzenlediği mükelleflerin benzerlik göstermesi ve sahte fatura düzenleyen firmaların faaliyetine gerçeklik görüntüsü vermek için başka firmalarca aracı olarak kullanıldıkları hususu dikkate alındığında, … Ltd. Şti.’nden alınan faturaların, sahte fatura ticaretine gerçeklik görüntüsü vermek için alınmış olabileceği kanaatine varıldığı, aynı şekilde, …’ün 2009 yılında, mükellef kurumun …’a 51.252,00-TL tutarında fatura düzenlemesi hususu ile işyerinin mükellef kurum ile birlikte … tarafından kullanılması hususu dikkate alınarak, … tarafından mükellef kuruma düzenlenmiş görünen faturaların içeriğindeki emtianın gerçekte …’a satılmış olduğu kanaatine varıldığı, mükellef kurumun 2009 yılı gelir tablosundaki satışları (1.411.351,06-TL) ile karşılaştırmalı Bs bildirimlerinde satışları (1.444.461,00-TL) yaklaşık olarak birbiri ile uyumlu olduğu, aynı şekilde, mükellef kurumun gelir tablosunda satışların maliyeti (1.387.209,70-TL) ile karşılaştırmalı Ba formlarındaki alışları (1.399.202,00-TL) yaklaşık olarak birbiri ile uyumlu olduğu, mükellef kurumun Ba ve Bs formlarındaki bilgiler ile gelir tablosunun bu şekilde uyumlu olması, mükellef kurumun düzenlediği faturaların, sahte fatura ile girişi yapılan emtianın çıkışına yönelik olarak düzenlediği anlamına geldiği, 2006-2009 yılları için 6111 Sayılı Kanun kapsamında matrah artırımda bulunmasına rağmen bunlara ait borçlan ödemediği, mükellef kurum temsilcisinin 2013 yılında yapılan yoklamadaki ifadesinde, firmanın 2010/1 döneminden beri gayri faal olduğunu söylemesine rağmen, kurumun faaliyette olmadığını ifade ettiği bir dönemde (06/09/2012 tarihinde) bir cilt fatura bastırmış olması da ticari icaplara uymadığı, mükellef kurumun 2006-2009 yılları arasında gerçekten faaliyette bulunduğuna dair herhangi bir tespitin olmaması, işyeri adresinde 2009 yılında faaliyet konusu aynı olan …”ın faaliyette bulunduğunun tespit edilmiş olması ve aynı adresin 2009/11-2010/1 dönemlerinde hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen … tarafından da kullanılması ticari icaplara uymadığı, demirbaşlar hesabının 139.967,27-TL olduğu, bu husus, ilk bakışta bu kadar demirbaşa sahip olan bir mükellefin sahteci olmayabileceği yönünde fikir uyandırsa da, raporumuzun önceki bölümlerindeki tespitler, bu ekipmanların … tarafından kullanılmış olabileceğini ya da satılmış olabileceğini gösterdiği, bu sebeple, mükellef kurumun yeterli ekipmana sahip olduğunun söyleyebilmesinin mümkün olmadığı, mükellef kurumun 2009 ve 2010 yıllarında düzenlediği faturaların sahte ya da muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile aktarılan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, mükellef kurumun beyan edilen ciroları yapacak ticari organizasyonunun ( şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı, şirket ortağı/müdürü ve mal ve hizmet aldığı mükelleflerin bir çoğu hakkında olumsuz tespitler bulunduğu, herhangi bir mücbir sebep olmadan yasal defter/belgelerin verilen sürede ibraz edilmediği tespitlerinden, anılan mükellef tarafından davacıya düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığına karar veren Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.