Danıştay Kararı 4. Daire 2019/122 E. 2022/7121 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/122 E.  ,  2022/7121 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/122
Karar No : 2022/7121

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1-… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- … Otomotiv İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca, re’sen tarh edilen, 2010/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ihtilaflı dönemde faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … , Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … , Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan … , Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … , Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi …, Maslak Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … Otomotiv Yed. Par. Ltd. Şti, Sarıgazi Vergi Dairesi mükellefi … , Kasımpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … , Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi …, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … ve Ort. Muhlis(…), Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … , Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi … Taşımacılık Liman Hizmetleri Oto. İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında idarece yapılan tespitlerden söz konusu faturaların sahte olduğunun somut bir biçimde ortaya konulduğu dolayısıyla bu faturaların kayıtlardan çıkarılması suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, yine davacının faturalarını kullandığı Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … hakkında idarece yapılan tespitlerden söz konusu faturaların sahte olduğunun somut bir biçimde ortaya konulamamış olduğu dolayısıyla tarhiyatın bu kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezasında, kanunda aranılan şartların olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, eleştiri konusu faturalar içeriğinin gerçek alışverişe dayandığı, karşıt inceleme yapılmadığı, birtakım varsayımlarla inceleme yapıldığı, eksik incelemeye dayalı tarhiyatın iptali aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler, kararın redde ilişkin hüküm fıkrasını bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …’den alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen Avcılar Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; mükellefin 10/06/2010 tarihinde “yeni veya kullanılmış ambulans, minibüs v.b. taşıtlar ile cip, land-rover ve benzeri arazi araçların, otomobil ve hafif motorlu araçların satış komisyonculuğu” faaliyetine başıladığı, 10/06/2010 tarihinde yapılan işe başlama yoklamasında, işyerinin 60 m² olduğu, çalışanının olmadığı, işyerinin büro olarak kullanıldığının tespit edildiği, mükellefin tarh dosyasının tetkikinden defter tasdik bilgisine rastlanmadığı, mükellefin KDV beyanlarında 2010 yılında indirim konusu yaptığı KDV tutarının toplam 84.207,24-TL olduğu, bu tutarın mükellefin 467.818-TL mal alışına isabet ettiği ancak mükellefe BS formu ile mal sattığını beyan eden mükellefe rastlanmadığı, mükellefin gerek işyerine gerekse ikamet adresine gönderilen tebligatlarda mükellefe ulaşılmadığı, mükellefin 2010/06-10 dönemleri arasında toplam 517.539,08-TL tutarında KDV matrahı beyan ettiği, mükelleften mal aldığını beyan eden mükelleflerin ise KDV hariç 1.739.076,00-TL tutarında mal aldıklarını bildirdikleri, mükellefin vergi borçlarını ödemediği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, çalışan işçisinin ve defter tasdik bilgisinin olmadığı Ba-Bs bildirimlerinde fatura tutarları ile yıllık KDV bayanlarındaki matrah toplamlarının birbiri ile uyumsuz olduğu, KDV beyannamelerinde cüzi miktarda ödenecek vergi tutarları çıktığı ve bu tutarların bile ödenmediği, dolayısıyla tanzim edilen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından aksi yönde verilen temyize konu kararın buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, redde ilişkin hüküm fıkrası ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının …’den alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.