Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3803 E. , 2022/4994 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3803
Karar No : 2022/4994
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … İletişim Sistemleri Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusunun, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak sonuçlandırıldığı … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 10/02/2011 tarihinde … tarafından düzenlenen 2 adet faturanın 2010 yılı için gider olarak kaydedildiği, faiz gideri olarak kaydedilen miktara ilişkin belge sunulmadığı, bir kısım faturaların döviz kuru değerlemelerinin yanlış yapıldığı, karşılıksız çıkan çekle ilgili olarak dava açıldığı ancak çek miktarının gider yazıldığı yönünde saptamalar içeren vergi tekniği raporunun done alındığı vergi inceleme raporu uyarınca 2010 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından 2010 yılında … firmasına Katar’da gerçekleştirilen hava limanı projesi için ticari mal satışında bulunduğu, bu satışlara …’nin aracılık ettiği ve verdiği bu aracılık hizmeti için 10/02/2011 tarihinde davacıya iki adet fatura düzenlediği, söz konusu hizmetin 2010 yılında alınması nedeniyle kurumlar vergisi beyan dönemi henüz gelmediği ileri sürülerek fatura içeriği bedellerin 2010 yılında gider olarak kaydedildiğinin belirtildiği, olayda, davalı idarece bu hizmetlerin 2010 yılına ilişkin olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı ve buna ilişkin bir sözleşme sunulmadığı belirtilmiş ise de dava dilekçesine eklenen belgelerden, davacının yaptığı satışla ilgili belgelerde geçen numaraların hizmete ilişkin faturalarda da yazılı olması nedeniyle her bir aracılık hizmeti faaliyetinin davacının iddia ettiği gibi söz konusu firmaya yapılan satışlardan kaynaklandığı, dönemsellik ve tahakkuk ilkesi gereğince 2010 yılına ilişkin olduğu sabit olan giderin aynı yılda gider yazılmasında hukuka aykırılık bulunmadığından tarhiyatın, 10/02/2011 tarihinde …’den alınan faturaların gider olarak beyan edilmesinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk, diğer kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi azaltılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının, 10/02/2011 tarihinde …’den alınan faturaların gider olarak beyan edilmesinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup süresi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönlerden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının değinilen vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra tarhiyatın sözü edilen kısmı yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, …’a 2010 yılında yapılan satışlara ilişkin … tarafından düzenlenen komisyon faturalarının da 2010 yılına ait olduğu, gelir ve giderin aynı dönemde gerçekleştiği, tarhiyata dayanak vergi inceleme raporunda gelir kısmı kabul edilirken gider kısmının kabul edilmemesinin dönemsellik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, 2010 yılına ilişkin gider kabul edilmezken 2011 yılı için de herhangi bir düzeltme yapılmadığı, eleştiri konusu faturaları düzenleyen firma yurtdışında mukim olup 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun faturayla ilgili hükümlerine tabi olmadığından faturaların değinilen Kanun’da yer alan 7 günlük sürede düzenlenmesinin beklenemeyeceği, ayrıca … tarafından tanzim edilen komisyon faturalarında davacının …’a yaptığı satışlara ilişkin bilgiler ve sipariş numaraları da yer aldığından bahsedilen şirketlerce düzenlenen faturalar arasındaki bağın ortaya konulduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, ihbarnamelerde geçici verginin gecikme faizinin hesaplanabilmesi için zorunlu olarak yer aldığı, tahakkuk ettirilmediği, emsal dosyalarda geçici vergi yönünden incelenmeksizin ret kararları verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, mahsup süresi geçen geçici vergilerin ihbarnameye konu edilmesinin hukuka aykırı düştüğü belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, istinaf merciince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, davacı tarafından temyiz istemine konu yapılan kararın, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının, 10/02/2011 tarihinde …’den alınan faturaların gider olarak beyan edilmesinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası, Danıştay Üçüncü Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2018/4348, K:2022/649 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen kararın, geçici vergiye ilişkin hüküm fıkrası ise aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.