Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/5029 E. , 2022/4701 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5029
Karar No : 2022/4701
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı adına … (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına 2013 ve 2014 yıllarında tescilli 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin eksik beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile dampinge karşı vergi ve bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, ek tahakkukun dayanağı matrah farkının muhasebe kayıtları üzerinden tespit edildiği, davacının bu farka ilişkin somut bir iddiasının bulunmadığı, ithalatçı konumundaki davacının alacağı bulunmasına rağmen ihracatçı firmaya para transferi yapmaya devam etmesinin ve akabinde aynı firma ile ihracat işlemi gerçekleştirmesinin, bu kapsamda gönderdiği mal bedelini de tahsil etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, buna göre davacı tarafından ilgili yıllarda ithalatını yaptığı eşyalara ilişkin gümrük kıymetinin eksik beyan edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kendilerine tebliğ edilmediği için içeriğinin ne olduğunu bilmedikleri müfettiş raporu uyarınca ek tahakkuk ve para cezası kararı düzenlenmesinin hak arama hürriyetlerini zedelediği, gümrük kıymetinin belirlenmesinde fiilen ödenen veya ödenecek tutara nesnel veya ölçülebilir veriler haricinde ekleme yapılamayacağı, sadece muhasebe kayıtlarına dayanılarak yurt dışı araştırması yapılmadan kıymetin tespit edilemeyeceği ileri sürülmektedir
.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının, dava konusu işlemin gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile para cezasının dampinge karşı vergiye isabet eden bölümü dışında kalan kısmına ilişkin hüküm fıkralarının onanması gerektiği; para cezasının dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise; dampinge karşı verginin vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturduğundan, bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2013 ve 2014 yıllarında tescilli 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin eksik beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile dampinge karşı vergi ve bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanun’a aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; 16. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun’un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun’a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, “gümrük vergileri” deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü, 9. fıkrasında, “ithalat vergileri” deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının dava konusu işlemin gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile para cezasının dampinge karşı vergiye isabet eden bölümü dışında kalan kısmına ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, para cezasının dampinge karşı vergiye isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden;
Yukarıda yer alan hükümlere göre, dampinge karşı verginin, yalnızca 4458 sayılı Kanun’un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından, anılan Kanun’da tanımlanan “ithalat vergileri” niteliğinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Esasen sözü edilen verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı Kanun, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi, Kanun’un 15. maddesinde Gümrük Kanunu’nun uygulanacağı durumlar tadadi olarak belirtilmiş, bu durumlar usul ve şekle bağlı olarak sınırlandırılmış, cezalar yönünden herhangi bir atıfta bulunulmamıştır. Bununla beraber 16. maddede bu Kanun’un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun’a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlandığından, dampinge karşı verginin “ithalat vergileri” tanımı içerisinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, özel kanun olan 3577 sayılı Kanun’un sınırlayıcı ve yasaklayıcı düzenlemeler içermesi nedeniyle, dampinge karşı verginin vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturduğundan, kararın para cezasının dampinge karşı vergiye isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile para cezasının dampinge karşı vergiye isabet eden bölümü dışında kalan kısmına ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. Kararın, para cezasının dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.