Danıştay Kararı 6. Daire 2021/1254 E. 2022/10351 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/1254 E.  ,  2022/10351 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1254
Karar No : 2022/10351

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Silivri ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara yönelik 10.12.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlara getirilen açık ve kapalı spor tesis alanı işlevine ilişkin kısmı yönünden değişik gerekçe ile onanması, … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazların transfer edilecek alan lejantı içinde belirlenmesine ilişkin kısım yönünden açıklama eklenerek onanması, … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlara getirilen genel yeşil alan fonksiyonu ile anılan taşınmazların önlemli alan-1 lejant sınırı içinde belirlenmesine ilişkin kısmı ve … ada, … parsel sayılı taşınmaza getirilen özel sosyal ve kültürel tesis alanı fonksiyonuna ilişkin kısmı yönünden bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 13/06/2018 tarih ve E:2015/11271, K:2018/6018 sayılı bozma kararına uyularak; … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlara getirilen genel yeşil alan fonksiyonu ile anılan taşınmazların önlemli alan-1 lejant sınırı içinde belirlenmesine ilişkin kısım yönünden davanın reddi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza getirilen özel sosyal ve kültürel tesis alanı fonksiyonuna ilişkin kısım yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu … ada, … parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlara getirilen genel yeşil alan fonksiyonu ile anılan taşınmazların önlemli alan-1 lejant sınırı içinde belirlenmesine ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen temyiz istemine konu Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Uyuşmazlık konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaza getirilen özel sosyal ve kültürel tesis alanı fonksiyonuna ilişkin kısım yönünden ise, dava konusu 10.12.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı sonrasında onaylanan ve halen yürürlükte olduğu anlaşılan 17.10.2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuyla taşınmazın “özel sosyal ve kültürel tesis alanı” olan işlevinin “sosyal tesis alanına” çevrildiği, bunun üzerine davacı tarafından; … ada, … parsel sayılı taşınmaz, ilk plan olan 1995 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yazlık konut sitesine ait özel sosyal tesis alanı olarak planlı iken, nazım imar planı revizyonu ile taşınmazın özel mülkiyetten çıkarılarak kamuya açık hizmet alanına çevrilmesinin hukuka ve mülkiyet hakkına aykırı olduğu şeklinde iddialar ileri sürülerek sonraki 17.10.2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna karşı … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına kaydedilen diğer bir davanın açıldığı görüldüğünden, bu haliyle dava konusu 2012 yılı onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinden sonra taşınmaza yönelik 2017 yılı onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun yürürlüğe girmesi nedeniyle, davacının dava açmakla elde etmek istediği hukuki sonuçların ortadan kalktığından ve davanın konusuz kaldığından söz edilmesine imkan bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 3621 sayılı Kıyı Kanununun genel esasları düzenleyen 5. maddesinde, sahil şeritlerinde yapılacak yapıların kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabileceği, yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanların ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebileceği, aynı Kanunun “Sahil Şeridinde Yapılabilecek Yapılar” başlıklı 8. maddesinin son fıkrasında, bu alanlarda uygulama imar planı kararıyla 6. ve 7. maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Sahil Şeridinde Planlama” başlıklı 17. maddesinde, sahil şeritlerinin birinci bölümünün tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenleneceği, bu alanlarda sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile bu Yönetmeliğin 4 . maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile bu Yönetmeliğin 13. maddesinde belirlenen yapı ve tesislerin yer alabileceği, bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, sahil şeridinin ikinci bölümünde ise bu Yönetmeliğin 13. ve 14. maddelerinde sayılan yapı ve tesisler ile toplumun yararlanmasına açık olmak şartı ile konaklama hariç bu Yönetmelikte tanımlanan günübirlik turizm yapı ve tesisleri kapsayacak şekilde düzenleme yapılabileceği kurallarına yer verilmiştir.
Bu doğrultuda, sahil şeridi içerisinde yer alabilecek kullanımlar sınırlı şekilde belirlenmiş olup, bu bölüm içinde sosyal ve kültürel tesis alanı ayrılmasında kıyı mevzuatına uyarlık bulunmadığı açıktır.
Bakılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı ara kararına cevaben davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan kıyı kenar çizgisi ile sahil şeridinin işaretli olduğu plan paftasına göre, … ada, … parsel sayılı taşınmaza getirilen özel sosyal ve kültürel tesis alanı işlevinin bir kısmının sahil şeridinin ikinci 50 metresi içinde, bir kısmının da sahil şeridinin gerisinde kaldığı anlaşıldığından, kıyı mevzuatına aykırı olarak sahil şeridi içerisinde kalacak şekilde planlandığı anlaşılan söz konusu işlev yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden, temyiz istemine konu edilen Mahkeme kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E: …, K: … sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.