Danıştay Kararı 4. Daire 2019/164 E. 2022/7127 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/164 E.  ,  2022/7127 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/164
Karar No : 2022/7127

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı /…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …İnşaat Gıda Tekstil Turizm ve Otomobil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihtirazi kayıt konulmak suretiyle ödenen 119.075,74 TL’nin yasal faiziyle iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacı şirket tarafından şirket merkezi inşaa etmek amacıyla satın alınan ve şirket hakkında tasfiye kararı alındığından 9 yıl boyunca aktife kayıtlı bulunan arsa vasıflı taşınmazın şirketin tasfiyesine gidilme kararından vazgeçilmesi ve sermaye ihtiyacı nedeniyle katma değer vergisi tahsil edilmek suretiyle satıldığı, tahsil olunan verginin 2015/Ocak dönemi katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edildiği, ancak satış işleminin katma değer vergisi istisnası kapsamında olduğu kanaatiyle 2015/Şubat ayında düzeltme beyannamesi verildiği, vergi dairesince düzeltme beyannamesinin ve iade talebinin kabul edilmediği, bunun üzerine 09/06/2015 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödeme yapıldığı, ihtirazi kayıt ile ödenen 119.075,74 TL katma değer vergisinin ödeme tarihinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada …. Vergi Mahkemesi’nce E:…, K:…sayılı kararı ile mercine tevdi kararı verildiği, davalı idarece bu karara karşı işlem tesis edilmediğinden başvurunun zımnen reddedildiği, söz konusu taşınmazın 2 yıldan fazla bir süreyle şirket aktifinde kayıtlı olduğu, bu nedenle de katma değer vergisinden istisna olduğu ileri sürülerek şikayet başvurusuna ilişkin zımni ret işleminin iptali ve yapılan kdv ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davacı şirketin kuruluş sözleşmesinde amaç ve konu olarak; emlak, inşaat, otomotiv, tekstil, taşımacılık, gıda alım satım faaliyet konularına yer verilmişse de şirketlerin her tür faaliyeti kapsayacak şekilde sözleşmeye hüküm koymalarının genel kaide olduğu, satışa konu taşınmazların 2006 yılından satışın yapıldığı 2015 yılına kadar şirket aktifine kayıtlı olması, vergiye konu taşınmaz satışının tasfiye sürecinin iptali nedeniyle doğan sermaye ihtiyacına binaen yapılması, şirketin faaliyet konusunun gayrimenkul satışı ve kiraya verilmesi olduğuna yönelik idarece açılış yoklamasındaki beyan dışında herhangi bir tespitin bulunmaması ve şirketin gayrifaal olması halleri birlikte değerlendirildiğinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olması karşısında, davacı şirketin münhasıran gayrimenkul ticareti ve kiralama işiyle iştigal ettiği, bu amaçla gayrimenkul iktisap ettiği yönünde bir tespit bulunmadığı, bu durumda şirketin aktifinde kayıtlı sözkonusu taşınmazın satışının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17’nci maddesinin dördüncü fıkrasının (r) bendi uyarınca istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, davacı hakkında yapılan ihtirazi kayıt konulan tahakkuk işleminde ve dava konusu şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde, vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış, 117. maddesinde “Hesap hataları”, 118. maddesinde ise “Vergilendirme hataları” sayılmak suretiyle belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun hükümlerine göre, dava açma süresi geçtikten sonra, ancak kanunda belirtilen durumlarla sınırlı olarak, hukuki ihtilaf içermeyen basit ve açık hataların düzeltme ve şikayet yolu ile dava konusu edilmesi mümkündür. Aksi takdirde, her türlü uyuşmazlığın düzeltme zamanaşımı içinde dava konusu edilebilmesi söz konusu olur ki, bu da dava açma sürelerine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin konuluş amacına uygun düşmeyecektir.
Dosyanın incelenmesinden,davacı şirket tarafından şirket merkezi inşaa etmek amacıyla satın alınan ve şirket hakkında tasfiye kararı alındığından 9 yıl boyunca aktife kayıtlı bulunan arsa vasıflı taşınmazın şirketin tasfiyesine gidilme kararından vazgeçilmesi ve sermaye ihtiyacı nedeniyle katma değer vergisi tahsil edilmek suretiyle satıldığı, tahsil olunan verginin 2015/Ocak dönemi katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edildiği, ancak satış işleminin katma değer vergisi istisnası kapsamında olduğu kanaatiyle 2015/Şubat ayında düzeltme beyannamesi verildiği, vergi dairesince düzeltme beyannamesinin ve iade talebinin kabul edilmediği, bunun üzerine 09/06/2015 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödeme yapıldığı, ihtirazi kayıt ile ödenen 119.075,74 TL katma değer vergisinin ödeme tarihinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada İstanbul 7. Vergi Mahkemesi’nce E:2015/1594, K:2015/2089 sayılı kararı ile mercine tevdi kararı verildiği, davalı idarece bu karara karşı işlem tesis edilmediğinden başvurunun zımnen reddedildiği, söz konusu taşınmazın 2 yıldan fazla bir süreyle şirket aktifinde kayıtlı olduğu, bu nedenle de katma değer vergisinden istisna olduğu ileri sürülerek şikayet başvurusuna ilişkin zımni ret işleminin iptali ve yapılan kdv ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre, dava konusu olayın mahiyetinin açık vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, ancak ilgili dönemler için verilen beyannameler nedeniyle yapılan tahakkuk işlemlerine karşı süresi içerisinde açılan davada incelenmesi mümkündür. Dolayısıyla, hukuki ihtilaf niteliğindeki dava konusu uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında incelenmesi mümkün olmadığından, aksi yönde verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.