Danıştay Kararı 10. Daire 2019/5642 E. 2022/5562 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/5642 E.  ,  2022/5562 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/5642
Karar No : 2022/5562

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVACI : …’ye vesayeten …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, …’nin 30/05/2011 tarihinde, Pendik Devlet Hastanesinde geçirdiği ameliyat sonrası felç olduğu ve bu halde iken 07/06/2011 tarihinde hastaneden taburcu edildiği, 09/06/2011-20/06/2011 tarihleri arasında Kartal Üniversal Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde tedavisine devam edildiği, ancak durumunda bir değişim olmadığı ileri sürülerek anılan süreçte idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla … için 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, eşi … için 20.000,00 TL manevi tazminatın 30/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla …’nin 14/01/2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle anılan davacı yönünden 2577 sayılı Kanun’un 26/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, … yönünde de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararına karşı davacılardan … tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi..8. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılardan … tarafından, olayda aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacılardan …’nin temyiz isteminin REDDDİNE,
2. Davanın … yönünden reddine, … yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılardan … tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacı …’den tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) :
Dava dosyasının incelenmesinden, 30/05/2011 tarihindeki ameliyattan önce bizzat …’den alınan yazılı onamın dava konusu olayda aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi hususunda yeterli nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu durumda, davacı …’nin manevi tazminat isteminin karşılanması gerektiğinden davacı …’nin istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.