Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2959 E. , 2022/4462 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2959
Karar No:2022/4462
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Gübre A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR):
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce 07/08/2018 tarihinde yapılan Kimyevi Gübre Alım İhalesi sonucunda 5 kalem kimyevi gübre alım işi uhdesinde kalan davacı tarafından, uhdesinde kalan 2 adet kimyevi gübre alım işi için yasal süresi içinde sözleşme imzalamaya gelmediğinden bahisle 6 ay süre ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 31/10/2018 tarih ve 19920446-101.99 sayılı Bakanlık Olur işlemi ile bu işlemin davacıya bildirilmesine ilişkin Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla, 2018 yılı güzlük ekilişlerinde ihtiyaç duyulan 1.Kalem: 844,50 ton DAP (%18-46), 2.Kalem: 13.327,45 ton Kompoze 20.23.0+15(SO3)+%1 Zn, 3.Kalem: 2.681 ton Kompoze 20.20, 4. Kalem: 3.038 ton Kompoze 10.20.0+30 (SO3)+%1 Zn, 5.Kalem: 6.250 ton Amonyum Sülfat(%21), 6. Kalem:15.653,64 ton ÜRE (%46) ve 7. Kalem: 1.750 ton UAN (32..0.0) olmak üzere toplam 43.544,60 ton kimyevi gübrenin satın alınması amacıyla ihaleye çıkıldığı, ihaleye davacının da aralarında bulunduğu 5 istekli tarafından teklif verildiği, 5 kalem yönünden ihalenin davacı şirketin üzerinde bırakıldığı, 5 kalemden üçü yönünden 17/09/2019 tarihinde sözleşme imzalandığı, uhdesinde kalan 2 kalem (5.Kalem: 6.250 ton Amonyum Sülfat(%21), 6. Kalem:15.653,64 ton ÜRE (%46)) gübre alım işi ile ilgili sözleşmenin yasal süresi içerisinde imzalanmadığından bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği;
Davacı tarafından, mevcut ekonomik koşullar sebebiyle kendi iradesinden kaynaklanmayan ifa imkânsızlığına bağlı ve mücbir sebebe dayalı olarak yükümlülüklerini yerine getiremediği ileri sürülmekte ise de, dava konusu olayda mücbir sebep hâlinin mevcut olmadığı, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, kesinleşen ihale kararı üzerine davacı şirketin 10/09/2018 tarihinde sözleşmeye davet edildiği, 3 kalem yönünden 17/09/2018 tarihinde sözleşme imzalanmasına rağmen, davacı şirketin uhdesinde kalan 2 kalem gübre alımı işi ile ilgili süresi içerisinde sözleşmenin imzalanmadığının sabit olduğu;
Mücbir sebep hâlleri dışında usulüne göre sözleşmeyi imzalamayan davacı şirketin, 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince, 6 ay süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerinden yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ülkemizin içinden geçtiği ekonomik koşullar sebebiyle ihalenin ilgili kısımları için sözleşme imzalayamadıkları, ilgili mal alımları için akreditif açılmadığı, durumun sözleşmeye davet öncesi idareye noter vasıtasıyla bildirildiği, ifa imkânsızlığından kaynaklı mücbir sebep hâlinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, kurdaki dalgalanmalar göz önüne alınarak yaklaşık maliyetin güncellendiği, akreditiflerin döviz cinsinden açıldığı ve kurdaki dalgalanmalardan etkilenmediği, bununla birlikte uluslararası ticarette tek ödeme yönteminin akreditif olmadığı, mücbir sebep hâlinin varlığından söz edilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.