Danıştay Kararı 13. Daire 2022/3396 E. 2022/4437 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/3396 E.  ,  2022/4437 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3396
Karar No:2022/4437

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Fiber Telekomünikasyon ve Enerji Sistemleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Milli Savunma Bakanlığı Adana Tedarik Bölge Başkanlığı’nca 04/11/2019 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3. maddesinin (b) bendinde belirtilen istisna kapsamında pazarlık usûlüyle gerçekleştirilen “8 Adet Dinamik Frekans Konventör Sistemi” ihalesine hakkında ihale tarihi itibarıyla ihaleden yasaklama kararı bulunan vekil aracılığıyla katıldığından bahisle teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin 06/11/2019 tarihli ihale komisyonu kararının ve 4.200.000,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubunun gelir kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile gelir kaydedilen geçici teminatın teklif tutarının %3’üne tekabül eden 1.350.000,00-TL’nin en yüksek faiziyle birlikte iadesine ve Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararı üzerine 27/09/2021 tarihinde iade edilen geçici teminat mektubu tutarının %3’ünü aşan kısmına tekabül eden 2.850.000,00-TL’nin irat kaydedildiği 07/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirket tarafından, davaya konu ihaleye hakkında ihale tarihi itibarıyla ihaleden yasaklama kararı bulunan vekil aracılığıyla katıldığından bahisle teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin 06/11/2019 tarihli ihale komisyonu kararı ile 4.200.000,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubunun gelir kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle daha önce Mahkemelerinin … sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Mahkemelerince … tarih K:… sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararı ile söz konusu kararın davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukukî isabetsizlik bulunmadığından bu kısmın onanmasına, davacı şirketin geçici teminatının gelir kaydedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte davacı tarafından sunulan geçici teminat mektubu miktarının, teklif tutarının %3’ünü aşan kısmının iade edilmesi gerektiğinden davacı şirketin geçici teminatının tamamının irat kaydedilmesine ilişkin işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmadığından bu kısmın bozulmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline kesin olarak karar verildiği, bu kararın uygulanması istemiyle davacı şirket tarafından 21/08/2021 tarihli dilekçe ile idareye başvuruda bulunulduğu, başvuru üzerine 4.200.000,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubunun teklif tutarının %3’ünü aşan kısmına tekabül eden 2.850.000,00-TL’nin 27/09/2021 tarihinde davacı şirketin banka hesabına yatırıldığının anlaşıldığı;
Dava konusu talebin davacı şirketin ihale dışı bırakılmasına ilişkin 06/11/2019 tarihli ihale komisyonu kararının ve 4.200.000,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubunun hazineye irat kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile gelir kaydedilen geçici teminatın teklif tutarının %3’üne tekabül eden 1.350.000,00-TL’nin en yüksek faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemleri yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Kesin Hüküm” başlıklı 303. maddesinin 1. fıkrasında, “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” kuralına yer verildiği; yargılama usûlünde kesin hükmün, tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olduğu bir davada verilen ve kesinleşen hüküm sebebiyle tarafları, konusu ve sebebi aynı olan yeni bir davanın açılamayacağını ifade ettiği; idari işlemler yönünden de, dava konusu edilmek suretiyle işlemin yargısal denetimi sağlanmakta ve ilgililer yönünden hukuki sonuçlar doğurmakta olup aynı işlemin, aynı kişi tarafından aynı hukukî sebeplere bağlı olarak yargı mercilerince yargısal denetiminin yaptırılmasının kesin hüküm nedeniyle mümkün olmadığı; bu durumda, bu kısma ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararı ile kesin olarak karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu talebin bu kısımlarının kesin hüküm nedeniyle incelenmesinin mümkün olmadığı;
Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararı üzerine 27/09/2021 tarihinde iade edilen geçici teminat mektubu tutarının %3’ünü aşan kısmına tekabül eden 2.850.000,00-TL’nin irat kaydedildiği 07/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkin kısmına gelince; Danıştay Onçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararının 13/04/2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ve başvuru üzerine 27/09/2021 tarihinde davalı idarece geçici teminatın teklif tutarının %3’ünü aşan kısmın davacı şirkete iade edildiği dikkate alındığında, söz konusu 27/09/2021 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresinde dava açılması veya başvuruda bulunulması gerekirken bu süre geçtikten sonra ilk kez 21/12/2021 tarihinde açılan davanın faiz istemine ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkânı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 07/12/2021 tarih ve E:2021/4773, K:2021/4197 sayılı kararının da bu yönde olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın, davacı şirketin ihale dışı bırakılmasına ilişkin 06/11/2019 tarihli ihale komisyonu kararının ve 4.200.000,00-TL tutarındaki geçici teminat mektubunun hazineye irat kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali ile gelir kaydedilen geçici teminatın teklif tutarının %3’üne tekabül eden 1.350.000,00-TL’nin en yüksek faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemlerine yönelik kısmının kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine; Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararı üzerine 27/09/2021 tarihinde iade edilen geçici teminat mektubu tutarının %3’ünü aşan kısmına tekabül eden 2.850.000,00-TL’nin irat kaydedildiği 07/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin ödenmesine karar verilmesi istemine yönelik kısmının süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Mahkeme’nin davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı yönünden, Danıştay Onçüncü Dairesi’nin 09/02/2021 tarih ve E:2020/1802, K:2021/378 sayılı kararında geçici teminatın teklif tutarının %3’ünü aşan kısmının iadesine karar verildiği ancak geçici teminat mektubunun %3’ünün gelir kaydedilmesi yönünde açık bir hüküm bulunmadığı, geçici teminatın gelir kaydedilmesinde kusuru bulunmadığından geçici teminat mektubunun teklif tutarının %3’üne tekabül eden kısmının irat kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğu; Mahkeme’nin davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı yönünden, Danıştay Onçüncü Dairesi’nin anılan kararı ile geçici teminatın teklif tutarının %3’ünü aşan kısmının iadesine karar verildiği, anılan karar üzerine 21/08/2021 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurulduğu, başvurusunun davalı idareye 26/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, geçici teminatın teklif tutarının %3’ünü aşan kısmına tekabül eden 2.850.000,00-TL’nin 27/09/2021 tarih ve 2021/35514 yevmiye numarası ile banka hesabına iade edildiği ancak faiz verilmediği, haksız yere elinden alınan söz konusu tutardan yaklaşık olarak 2 yıl mahrum kaldığı ve bu tutardan ticarî menfaatleri doğrultusunda istifade edemediği, ciddi zarara uğradığı, davanın zımnî ret süresinin geçmesinden sonra süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, kararın usûl ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.