Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2908 E. , 2022/4447 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2908
Karar No:2022/4447
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Anonim Şirketi (…) pay piyasasında 24/03/2020-01/04/2020 döneminde gerçekleştirdiği işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c), (ç) ve (f) bentlerinde tanımlanan piyasa bozucu eylemleri oluşturması nedeniyle davacı hakkında 318.544,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … pay piyasasında 24/03/2020 ile 01/04/2020 tarihleri arasında meydana gelen fiyat ve miktar hareketlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında incelenmesi üzerine hazırlanan Denetleme Raporunda, anılan pay piyasasında inceleme döneminde olağan dışı fiyat hareketliliği bulunduğunun tespit edildiği, payın 23/03/2020’de 1,17-TL olan ağırlık ortalama fiyatının 01/04/2020 tarihinde 2,26-TL olduğu, bu dönemde gerçekleştirilen işlemlerden davacının da aralarında bulunduğu yatırımcı grubunun 1.016.911-TL, davacının ise 159.272-TL kâr elde ettiği, Kamuyu Aydınlatma Platformuna yapılan özel durum açıklamalarının … pay piyasasında olağan dışı fiyat hareketliliğine sebep verebilecek nitelikte olmadığı, inceleme döneminde pay piyasasındaki alımların %7,3’lük kısmının, satımların ise %2,1’lik kısmının davacı tarafından gerçekleştirildiği, inceleme dönemindeki alımların %52,4’lük, satımların %12,5’lik kısmının davacının içerisinde yer aldığı yatırımcı grup tarafından gerçekleştirildiği, inceleme dönemindeki işlemlerin %6,5’inde (310.875 adet) yatırımcı grubunun hem alıcı hem de satıcı tarafta yer aldığı, davacının inceleme döneminde payda en fazla işlem yapan dört yatırımcı arasında bulunduğu, davacının da içerisinde yer aldığı yatırımcı grubunun piyasaya hâkimiyet kurarak payın fiyatını belirledikleri anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, idareye tanınan takdir yetkisinin keyfî, sınırsız ve mutlak olmadığı, idarî para cezası uygulanmasını gerektirecek somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, inceleme döneminde … pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemlerin makul ekonomik ve finansal gerekçelere dayandığı, alım-satım emirlerinin piyasa bozucu eylem olarak nitelendirilmesinin gerçeği yansıtmadığı, idarî para cezasının dayanağı olan incelemede paya ilişkin işlemlerin ferdileştirilmediği, idarece mevcut olduğu iddia edilen yatırımcı grubunun arasındaki bağlantıya ilişkin olarak herhangi bir gerekçe belirtilmediği, uygulanan idarî para cezası miktarının ölçüsüz olduğu, para cezasının hesaplanmasına esas alınan menfaatin ne suretle hesaplandığının ve miktarının ispata muhtaç olduğu, menfaat tutarının bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiği, savunma isteme yazısında denetleme raporunda yer alan bazı hususlara değinilmediği, Tebliğ’de düzenlenen fiil nedeniyle idarî para cezası uygulanmasının kanunilik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.