Danıştay Kararı 6. Daire 2019/16732 E. 2022/10239 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/16732 E.  ,  2022/10239 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16732
Karar No : 2022/10239

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- …
MÜDAHİL : 2- …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3-…
VEKİLİ : Av. …
4-…
5- …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 8/04/2019/E: 2014/4498, K:2019/2247 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Gebze ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan binanın bağımsız bölümlerinin maliki olan davacılara ait taşınmaza komşu olan … ada … sayılı parsel için davalı idarece verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı ile dayanağı 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının … ada ile ilgili değişikliğine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, 28.02.2001 tarihinde onaylanan Gebze Revizyon 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında bitişik nizam 5 kat konut alanında kalan … ada, … sayılı parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği öncesinde boş bir alan olduğu, 18.07.2008 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planına göre 2. derece merkezi iş alanında kaldığı, Gebze Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile parselin fonksiyonunun nazım imar planına uygun olarak konut + ticaret (bodrum ve zeminde) olarak düzenlendiği, 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının; üst ölçekli imar plan kararlarına, imar mevzuatına, planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine uygun olduğu, ancak plan hükümlerinin “Ticaret alanlarında kalan parsellerde zemin ve bodrumlarda arka bahçe mesafesi kullanılabilir. Üst katlarda h/2 arka bahçe mesafesi bırakılacaktır” hükmü içeren 5 sayılı maddesinin yapılaşmasını %50’nin üzerinde tamamlamış yapı adaları açısından kamu yararına uygun bulunmadığı, davaya konu parsel hariç tamamen yapılaşmış olan uyuşmazlığa konu yapı adasında … ada … sayılı parsel üzerinde yapılan yeni yapının mevcut yapılardaki sakinlerini mağdur edecek şekilde projelendirildiği,… ada … sayılı parselde bulunan yapıda arka cephede ve zemin, 1 ve 2. katlarda oturan davacıların hava sirkülasyonlarının kesileceği, dava konusu imar planı değişikliğinin, münferit bir değişiklik olduğu, imar planı değişikliğinin imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :Davalı tarafından, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin üst ölçekli nazım imar planına uygun olduğunun belirtildiği, hava sirkülasyonuna dair tespite yetersiz bir değerlendirme sonucu varıldığı, hava sirkülasyonu sorununa davacıların kaçak yapılaşmasının neden olduğu, etraftaki diğer yapıların arka bahçeleri kullanmadıklarından hava srkülasyonu sorunu yaşanmadığı, bu bölgenin ticaret alanına dönüştürüldüğü, idare mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :Dosyanın incelenmesinden davacılardan …’in 21.11.2013 tarihli, …’in ise 20.11.2013 tarihli vekillerini azil ettiklerini bildirdikleri dilekçelerde şahısları adıan davadan vazgeçtiklerini beyan ettikleri anılan davacılar tarafından davadan vazgeçildiği beyan edilmiş ise de, idari yargıda davadan vazgeçme mümkün olmadığından, İdare Mahkemesince davacılardan … ile …’ten görülmekte olan davadan feragat edip etmedikleri sorularak, davadan feragat edilmek isteniyorsa buna ilişkin açık ve anlaşılabilir beyanları alınarak anılan davacılar yönünden yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden davacılardan … ile … yönünden karar düzeltme isteminin kabul edilerek idare mahkemesi kararının anılan davacılar yönünden bozulması gerektiği, davacılardan …, …, … yönünden: karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi.
Davacılardan …, …, … yönünden karar düzeltme istemi incelendiğinde :
Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davalı idare tarafından verilen kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar anılan davacılar yönünden adı geçen yasa maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymamaktadır.
Davacılardan … ile … yönünden karar düzeltme istemi incelendiğinde :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Danıştay Altıncı Dairesinin 8/04/2019/E: 2014/4498, K:2019/2247 sayılı kararı davacılardan … ile … yönünden kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Kocaeli ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan binanın bağımsız bölümlerinin maliki olan davacılar, taşınmaza komşu olan … ada … sayılı parsel için davalı idarece verilen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı üzerine başlanılan, inşaatın yapımı sırasında arka bahçe çekme mesafesinde de inşaatın yapıldığının görülmesi üzerine davalı idareye yaptıkları başvuru sonucu davalı idarece verilen cevap yazısında, yapı ruhsatına uygun olarak yapıldığının belirtilmesi üzerine anılan inşaatın arka bahçe çekme mesafesinin ihlal edilerek havalandırmanın, görüş mesafesinin, acil durumlarda kaçışın ve yangın merdiveninin kullanımının engellendiği iddialarıyla yapı ruhsatı ile dayanağı 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının … ada ile ilgili değişikligine ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin 1. fıkrasının yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde, feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinin 1. fıkrasında, feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 3. fıkrasında kısmen feragat halinde feragat edilen edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerektiği, 4. fıkrasında feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiği; 310. maddesinde, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği; 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi hukukî sonuç doğuracağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın, yoruma imkan bırakmayan, açık ve anlaşılabilir biçimde yapılması gereken ve davayı sonlandıran bir taraf işlemi olduğu anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda davadan vazgeçmeye ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, anılan Kanunun 31. maddesinde, yalnızca feragatin tanımı içinde vazgeçme ifadesine yer verildiği, kaldı ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda da “vazgeçme” başlığı altında herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği göz önüne alındığında, ayrıca feragatin hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın, yoruma imkan bırakmayan, açık ve anlaşılabilir biçimde yapılması gereken ve davayı sonlandıran bir taraf işlemi olması karşısında “vazgeçmenin” feragat olarak kabulü mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden davacılarda …’in 21.11.2013 tarihli, …’in ise 20.11.2013 tarihli vekillerini azil ettiklerini bildirdikleri dilekçelerde şahısları adına davadan vazgeçtiklerini beyan ettikleri görülmüştür.
Bu itibarla anılan davacılar tarafından davadan vazgeçildiği beyan edilmiş ise de; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca idari yargıda davadan vazgeçme mümkün olmadığından, İdare Mahkemesince davacılardan … ile …’ten görülmekte olan davadan feragat edip etmediklerinin sorulmasına, davadan feragat edilmek isteniyorsa buna ilişkin açık ve anlaşılabilir beyanlarının alınması sonucunda anılan davacılar yönünden yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden davacılardan … ile … yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacılardan …, …, … yönünden davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddine,
2. Davacılardan … ile … yönünden 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan … ve … yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.