Danıştay Kararı 5. Daire 2022/13372 E. 2022/9327 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13372 E.  ,  2022/9327 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/13372
Karar No : 2022/9327

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. ….

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Komisyon tespitleri ile ceza yargılamasında elde edilen delillerin kamu görevinden çıkarılmasına somut olarak sebep olup olmadığı hususu ortaya konulmaksızın dava konusu işlem hakkında hakkaniyet ve ölçülülük ilkelerine aykırı şekilde karar verildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan usul ve güvencelerin dikkate alınmadığı, disiplin soruşturması yapılmadığı, savunmasının alınmadığı, kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmayan bilgi, belge ve delillere göre karar verildiği, genel düzenleyici işlem görünümü altında bireysel işlem tesisine yol açan meslekten çıkarma kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, Devlete karşı olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, istihbari nitelikteki bilgi ve belgelerin işleme gerekçe yapılamayacağı, ByLock tespitinin hukuka aykırı elde edildiği ve delil niteliğinin bulunmadığı, Bank Asya hesabını örgütün talimatı ile açmadığı, bu bankaya rutin faizsiz bankacılık faaliyetleri kapsamında para yatırdığı, Anayasal bir hak olan sendika ve dernek üyeliğinin ve Kimse Yok Mu Derneği’ne cüzi miktarda ödeme bilgisinin bulunmasının irtibat ve iltisak noktasında delil olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, savunma hakkının, hakkaniyet, ölçülülük, suçta ve cezada kanunilik ilkelerinin, masumiyet karinesinin ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönlerinden sakat olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararında yer alan; “…Sanığın (davacının) kullanmakta olduğu GSM hattına ilişkin Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre; kullanıcı ID’sinin …, kullanıcı adının …, şifresinin … olduğu, ….sanığın (davacının) … kod adını kullandığı, …” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 31/10/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.