Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11003 E. , 2022/9357 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11003
Karar No : 2022/9357
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa’nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin Anayasa, AİHS ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan;
“…Tanık …’ın Talimatla Alınan İfadesinde: “Sanığı 2008 yılında Nevşehir Polisevine tayinim çıktığından orada çalışmasından dolayı tanırım. Sanık bir tanışma ortamı olduktan sonra daha sonlarında çiğ köfte yemek bahanesiyle örgüt toplantılarına çağırıyordu. Sanık bu toplantıların organizasyonunu ve sohbetini de kendisi yapardı. Bu toplantılarda Fetullah Gülen’e ait kitap okunduğunu ve video izletildiğini görmedim. Toplantılarda örgütü öven ya da siyasi amaçlı konuşmalar yapıldığını görmedim fakat sanık Fetullah Gülen’in yurtdışı okullarına dair övgüler yapar, kızını da bu okullara göndereceğini söylerdi. Bu toplantılarda burs, bağış, himmet, kurban adı altında bir talep olmadı. 17-25Aralık 2013 tarihinden önce sanığın tayini çıktığı için sanık ile ilgili herhangi bir bilgiye sahip değilim. Bunların dışında benim sanık hakkında gördüğüm ve duyduğum bir şey yoktur” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …’ın Talimatla Alınan İfadesinde: “Ben daha önce 22 Mart 2017 tarihinde Kom şubede ifade vermiştim. Sanık Mustafa Tütüncü benim mesai arkadaşım olur. 2006-2010 yılları arası beraber çalıştık. Kendisi ile beraber 2010 yılına kadar hafta bir olan sohbetlere katıldık. Bu toplantılarda dini konular konuşulurdu kesinle siyasi konuşma yapılmazdı. Fetullah Gülenin kitapları okunurdu. Bu toplantılarda burs, bağış yada para toplanmazdı. Fakat bende dahil sanığın himmet verdiğini biliyordum fakat ne kadar verdiğini bilmiyordum. 17/25 Aralık 2013’ten sonra sanık ile ilgili bilgim yoktur zaten sanık Mustafa Tütüncü tayin olduktan sonra örgüt faaliyetleri ile gördüğüm ve duyduğum bir şey yoktur. Ben sanığı sadece 2010’a kadar polis merkezinde olduğu döneme kadar tanırım. Sanıkla aramızda bir husumet yoktur” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …’in Talimatla Alınan İfadesinde: “Ben bana saymış olduğunuz isimlerden sadece …’yü tanıyorum. Polis memuru olarak görev yaparken 2013 yılının Nisan ayında benim Nevşehir ilindeki polis evine tayinim çıkmıştı. 2013 yılının Mayıs ayı gibi …, …, …, …, ismini hatırlayamadığım bir kişi daha ve ben sohbet grubuna dahildik. Bu sohbet grubu o dönemki F. Gülen cemaati olarak bilinen yapıya ait gruptu. Ben gelmeden önce de bu faaliyetlere devam ediliyormuş. Biz bu sohbetlere 2013 yılının Ekim veya Kasım ayına kadar devam ettik. Daha sonra ben farklı bir gruba geçtim. Bu sohbetler katılan kişilerin evlerinde yapılıyordu. 8-10 günde bir müsait olan kişilerin evlerinde dönüşümlü olarak yapardık. Bu sohbetlere yukarıda bahsettiğim polis arkadaşlarla beraber katılırdık. İlk başlarda sohbet hocamız yokken daha sonradan öğretmen olarak Lara kolejinde çalışan bir öğretmeni verdiler. Şu an ismini hatırlamamakla beraber daha önce ifademde belirtmiştim. Bu sohbetlerde Risale okunurdu, F. Gülen’in vaaz videoları izlenirdi, himmet, bağış adı altında para toplanırdı. Herkes ayrı ve gizli verdiği için …’nün de verdiğini görmedim ancak herkes ayrı ayrı verirdi. Ben … haricindeki yukarıda saydığım kişilerin verdiğini hatırlıyorum. Ben 17-25 Aralık’tan önce bu sohbetleri bıraktım. Sanığın daha sonra devam edip etmediğini bilmiyorum. 17-25 Aralık olayları olduktan sonra sanık …’nın sohbetlere katılmayı bıraktığını duydum. Bunu katıldığımız diğer arkadaşlardan duydum, kendisinden bizzat duymadım. Zaten kendisini daha sonra sohbetlerde veya diğer faaliyetlerde görmedim. Daha sonra Aksaray’a tayini çıkıp gittiğini biliyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur. …
Tanık … talimatla alınan beyanında : “Ben Aksaray Emniyet Müdürlüğünde ifade vermiştim, doğrudur içeriğini aynen tekrar ederim, … Aksaray Emniyetinde polis memuru olarak görev yapıyordu, polis evinde düz polisti, ben 2013’ün sonbaharında …’yü yaptığım sohbetlerden dolayı tanıdım, ben 2013-2016 yılları arasında Aksaray’da rütbesiz polis memurlarına sohbet hocalığı yaptım, … 2013’ün sonbaharından 2014 yılının sonbahar aylarına kadar hocalığını yapmış olduğum sohbete katıldı, kayınbiraderi 2014’ün son baharında kaza yaptı ve 6-7 ay kadar komada kaldı, bu kazadan sonra hocalığını yapmış olduğum sohbetlere gelmedi, ancak ben eşim … ile birlikte …’nün evine geçmiş olsun amaçlı ziyaretlere ara sıra gidiyordum, …’ye geçmiş olsun ziyaretlerimizin bir diğer amacı da bu şahsın örgütle arasındaki bağlantının zayıflamaması kopmaması içindi, bir yandan geçmiş olsun amacı ile gidiyorduk, bir yandan da tekrardan sohbetlere gelmesi için gidiyorduk, gelmesi için tekliflerde bulundum, fakat bu kazadan sonra bir daha sohbetlere gelmedi…’nın eşi … örgüte karşı bir kişiydi, …’nın toplantılara kaza dışında gelmemesinin bir sebebi de … olduğunu düşünüyorum, …’nün ağzı ile eşi …’nın yapmış olduğumuz toplantıya gelmesini istemediğini söylediğini duymuştum, eşim de bu hususu bana söyledi, bu bir yıllık süreçte zaten toplantıları 2-3 haftada bir yapıyorduk, …’da genel olarak bu toplantılara katıldı, toplantılarda kuranı kerim okuma, ilmihal okuma, risalei nur kaynaklarından okuma, bunun dışında Fettullah Gülen’in kitaplarından okuma ve sohbetlerini dinleme ve izleme şeklinde olurdu, bu toplantılarda gündeme göre doğaçlama şeklinde siyasi konuşmalar yapılıyordu, …’nın toplantılara katıldığı dönemde ben yerel seçimlerde oylarla ilgili bir kaç konuşma yaptım, o dönemde genel bir yönlendirme vardı, fakat ben bu yaptığım yönlendirmelerde …’nın bulunup bulunmadığını hatırlamıyorum, … sessiz sakin birisiydi, siyasi görüşünü belli etmezdi, yaptığım toplantılarda himmet toplanıyordu, …’de bu katıldığı dönemde himmet vermişti, tam olarak hatırlamamakla birlikte aylık 400 TL civarında himmet veriyordu, bank asyada hesabı olup olmadığını bilmiyorum, gazete aboneliği yoktu, zaten polis memurları gazeteye abone olmuyorlardı, bylock ve eagle gibi iletişim programları ile kendisi ile görüşmedim, … ve … ile aramızda herhangi bir husumet yoktur, … ile ilgili en başından beri bu yapıya taraftar olmadığı, karşı olduğunu biliyorum, eşimin söylediğine göre eşimin düzenlemiş olduğu sohbetlere hiç katılmamış sadece geçmiş olsun ziyaretleri ve başka ziyaretlerde …’nün evine gittiklerinde yalnızca kuranı kerim okumuşlar, FETÖ ile ilgili herhangi bir materyal okumamış ve izlememişler”…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.