Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6576 E. , 2022/6889 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6576
Karar No : 2022/6889
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…. Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, toptan yapı ve inşaat malzemeleri alım satımı ve dekorasyon faaliyetinde bulunan davacı adına, tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar ilişkin davalı idareye başvurulduğu, bu başvurunun davalı vergi dairesi müdürlüğünce reddi üzerine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 124. maddesi gereğince Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde şikayet yoluna başvurulması gerekirken, söz konusu idari başvuru yolu tüketilmeden iş bu davanın açıldığı anlaşıldığından, davada idari merci tecavüzü bulunması sebebiyle işin esasının incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava dilekçesi ve eklerinin Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na tevdiine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, süresi içerisinde başvuruların yapıldığı ancak, uyuşmazlığın çözümlenemediği belirtilerek Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu ve verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, …. TL maktu karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri; otuz gün içerisinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı; ilgililerin, otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre, Danıştay’da, idare ve vergi mahkemelerinde dava açabilecekleri; otuz günlük süre içinde idarece verilen cevabın kesin olmaması halinde, ilgilinin, bu cevabı, istemin reddi sayabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği; bu takdirde, dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği; dava açılmaması veya davanın reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitiminden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren (mahkemesine göre dava açma süresi içinde) dava açılabileceği öngörülmüştür.
Olayda, davacı hakkında sahte belge kullanma fiilinden dolayı …. tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporlarına istinaden vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yapılarak bu tarhiyatlara ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğ edildiği, davacı tarafından daha sonra 22/06/2021 tarihinde idareye başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davacının başvurusunun yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca hakkında idari davaya konu olabilecek bir işlem ve eylemin yapılması niteliğini taşıyan bir başvuru olarak ele alınması gerektiği açık olup kararın bozulması ve Vergi Dava Dairesince davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.