Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/1617 E. , 2022/4934 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1617
Karar No : 2022/4934
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Otopark İşletmeleri Turizm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2003 ve 2004 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila …, … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu 2 takip numaralı ödeme emri içeriği 2000 yılının Ocak ila Haziran dönemine ait gecikme zammının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu şirket adına tanzim edilen… takip numaralı ödeme emrinin, adresinde tebliği denemeksizin 2006 yılında ilanen tebliğinin usulsüz olduğu, 3 takip numaralı ödeme emri içeriği 2003 yılına ait usulsüzlük cezalarına yönelik asıl amme borçlusu adına …,… ve …; 7 takip numaralı ödeme emri içeriği 2003 ve 2004 yılına ait usulsüzlük cezalarına yönelik asıl amme borçlusu adına …, …, …, … ve …; 8 takip numaralı ödeme emri içeriği 2004 yılına ait usulsüzlük cezalarına yönelik olarak ise asıl amme borçlusu adına … ve …takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği, asıl amme borçlusu adına düzenlenen … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği tarihi gösteren bilgi ve belgelerin dava dosyasında mevcut olmadığı diğer ödeme emirlerinin ise 06/11/2008 tarihinde davacı tarafından kanuni temsilci sıfatıyla rızaen dairede tebliğ alındığı olayda tahsil zaman aşımını kesen herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dava konusu ödeme emirleri 11/11/2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiğinden, 3, 7, 8 takip numaralı ödeme emirlerinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen … ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı haricindeki kısımlarının tahsil zaman aşımına uğradığı, 4 takip numaralı ödeme emri içeriği 2004 yılına ait Şubat dönemi katma değer vergisi ile 2003 yılı özel usulsüzlük cezasının tahsiline yönelik asıl amme borçlusu adına tanzim edilen 2 takip numaralı ödeme emrinin, 18/08/2010 tarihinde, 71 takip numaralı ödeme emrinin ise 06/11/2008 tarihinde tebliğ edildiği, 2003 yılı özel usulsüzlük cezasının tahsil zaman aşımına uğradığı, 2004 yılı katma değer vergisinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip vadesinde ödenmediği, 10 takip numaralı ödeme emri içeriği 2004 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili için asıl amme borçlusu adına düzenlenen 502 takip numaralı ödeme emrinin, 12/06/2012 tarihinde tebliğ edildiği halde vadesinde ödenmediğinden bu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 10 takip numaralı ödeme emri ile 4 takip numaralı ödeme emrinin 2004 yılı katma değer vergisine ilişkin kısmı yönünden dava reddedilmiş, 2, 3, 7, 8 ve 9 takip numaralı ödeme emirleri ile 4 takip numaralı ödeme emrinin, 2003 yılı özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı ise iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, 2003 yılında noter aracılığı ile hissesini devrettiği ve şirketle bir bağı kalmadığı hususunun 26/05/2004 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı dolayısıyla takip edilen kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının Bakırköy 21. Noterliğinin … tarih ve … sayılı devir temlik sözleşmesi ile hisselerinin tamamını devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinin 26/05/2004 tarihinde ilan edilen 28/04/2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile sona erdiği, 3 takip numaralı ödeme emri içeriği 2003 yılına ait usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu adına …, … ve …; 4 takip numaralı ödeme emri içeriği 2003 yılına ait özel usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu adına …; 7 takip numaralı ödeme emri içeriği 2003 ve 2004 yıllarına ait usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu adına …, …, … ve …; 8 takip numaralı ödeme emri içeriği 2004 yılına ait usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu adına … takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve 06/11/2008 tarihinde davacıya şirket müdürü sıfatıyla dairede rızaen tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıfların ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun’un 101. maddesinde, mükellef tarafından adres değişikliğinde bildirilen adreslerin bilinen adreslerden olduğu; 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiğinin, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakın çıkaran mercie iade olacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı kural altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Mahkemesi kararının; 2 ve 9 takip numaralı ödeme emirleri ile 7 takip numaralı ödeme emrinin, asıl amme borçlusu adına düzenlenen… takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı ile 8 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının iptali ve 10 takip numaralı ödeme emri yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkraları aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki vergi ve buna bağlı alacaklarda kanuni temsilcilerin 213 sayılı Yasanın 10. maddesine göre takibi gerekmekte olup, bir tüzel kişinin kanuni temsilcisinin sorumlu tutularak, 213 sayılı Kanun’un değinilen hükmü uyarınca takip edilebilmesi için kamu alacağının sorumlu sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kanuni temsilciye duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşip vadesinde ödenmemiş olması, bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerekir.
Bu durumda, 4 takip numaralı ödeme emrinin 2004 yılı katma değer vergisine ilişkin kısmı ile 3 takip numaralı ödeme emri ile 7 takip numaralı ödeme emrinin, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen .., …, …, … ve …. ile 8 takip numaralı takip numaralı ödeme emirlerinin, müdürlük görevi 2004 yılı içinde sona eren davacı imzasına şirket müdürü şerhiyle 06/11/2008 tarihinde rızaen tebliği usule uygun olmadığından dolayısıyla davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli şartların oluştuğundan söz edilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesi kararının, 3 takip numaralı ödeme emri ile 7 takip numaralı ödeme emri içeriği borçların tahsili amacıyla asıl amme borçlusu adına düzenlenen …, …, …ve… takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı ile 8 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısımının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiş olup 4 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen 71 takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının reddine ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Davalı idare temyiz isteminin kısmen REDDİNE,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararın; 2 ve 9 takip numaralı ödeme emirleri ile 7 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı ile 8 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen… takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmın iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın; 3 takip numaralı ödeme emri ile 7 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen …,…, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı ile dava konusu 8 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu adına düzenlenen … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının iptaline yöneltilen davalı idare TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Davacı temyiz isteminin kısmen REDDİNE,
5.Kararın; 10 takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
6. Davacı temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,
7. Kararın; 4 takip numaralı ödeme emrinin asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen 71 takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
8. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … TL maktu harç alınmasına,
9. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 3. maddesinde “tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı”, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacakları şeklinde tanımlanmış, aynı Kanunun mükerrer 35. Maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir” hükmü öngörülmüş, 55. maddesinin 1. fıkrasında ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri hususunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiştir.
Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle adına düzenlenen ödeme emirleriyle takip edildiği olayda, asıl borçlu şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının davacıdan tahsil yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı temyiz isteminin kabulü ile 10 takip numaralı ödeme emri ile 4 takip numaralı ödeme emrinin 2004 yılı katma değer vergisine ilişkin kısmını iptal eden mahkeme kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki vergi dava dairesi kararının kısmen bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.