Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21933 E. , 2022/10274 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21933
Karar No : 2022/10274
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
DAVALI İDARE YANINDA
MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, … Mahallesi, … ada, …ve … sayılı parsellerin maliki tarafından sunulan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifi üzerine, mevcut 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut alanına isabet eden … sayılı parselin 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret alanı, … sayılı parselin ise akaryakıt ve servis istasyonu alanı olarak planlanmasına dair Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının yeniden görüşülmek üzere iadesi üzerine önceki kararda ısrar edilmek suretiyle alınan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından yerinde yapılan tespit ve incelemeler neticesinde mevzuata uygun olmadığı saptanan ve bu gerekçeyle reddedilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin, itiraz üzerine, daha önce somut olarak ortaya konulan sebepleri ortadan kaldıracak şekilde mevzuata uygun olduğuna ilişkin herhangi bir inceleme ve tespit yapılmadan ve hukuken geçerli kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmeden kabulüne ilişkin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararının, kamu yararına, nesnel ve teknik nedenlere dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İki akaryakıt ve LPG istasyonu arasındaki mesafe ölçütünün uygulanması açısından “aynı istikamette” olma şartının uyuşmazlıkta geçerli olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmadığından aksine değerlendirme içeren istinafa konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmediği, kavşak mesafesi yönünden ise Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararında, alanın 20 metrelik ve 30 metrelik yolların kesişiminin oluştuğu kavşağa yaklaşık 70 metre mesafede olduğu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararında kavşak mesafesine ilişkin rakam verilmeden trafik yoğunluğu açısından iki önemli kavşak noktasına yakın olduğunun belirtildiği; Karayolları Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla Eskişehir – Alpu – Mihalıççık İl Yolu Proje çalışmalarının devam ettiği, parsellerin her iki tarafında Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmeliğin 37. maddesine aykırı şekilde parsele bitişik imar yolları olması nedeniyle plan değişikliğinin uygun görülmediği ifade edilirken, kavşak mesafesine aykırılıktan bahsedilmediği; yine Karayolları Genel Müdürlüğünün … günlü, E:… sayılı yazısında da; plan değişikliği talep edilen parsellere bitişik 7 metrelik yolların fiili durumda taşıt trafiğine açık olmakla birlikte imar planına göre ana yola taşıt giriş ve çıkışına imkan sağlayacak bağlantılarının olmaması nedeniyle söz konusu plan değişikliğinin yapılmasında sakınca olmadığı yolundaki görüş verilirken kavşak mesafesine aykırılık yönünden herhangi bir tespite yer verilmediği, Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmeliğin 37. maddesindeki “Karayolları Genel Müdürlüğünün bakım ağındaki karayollarının diğer yollar ile teşkil etmiş olduğu kavşakların diğer yollardan yaklaşımında en az 50 metre” şartının yanı sıra “diğer devlet ve il yollarında en az 75 metre” şartının dava konusu taşınmaz yönünden sağladığının uzman olan kuruluş ile davalı idarece kabul edildiğinden aksi yönde belirleme olmadan dava işlemin iptali yolundaki istinafa konu mahkeme kararında bu yönüyle de hukuki isabet görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müdahilin tek başına idare mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvuramayacağı, daha önce büyükşehir belediye meclisince ret edilen plan değişiklik teklifinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve plan teklifinde herhangi bir değişiklik olmaksızın dava konusu işlem ile kabul edildiği, mevzuatta yer alan kavşak mesafesi şartı ile iki akaryakıt istasyonu arasındaki asgari mesafe şartının sağlanamadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı yanında müdahil tarafından, müdahil olarak istinaf kanun yoluna başvurabileceği, dava konusu parsellerin yakınında ve aynı yönde akaryakıt ve LPG istasyonu bulunmadığı, bölgedeki nüfus artışı nedeniyle ticaret alanlarına ihtiyaç bulunduğu, plan değişikliğinde kamu yararı bulunduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … sayılı parseller 26/07/2002 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut alanına isabet etmekte iken parsellerin maliki olan müdahil …’in, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklik yapılarak …sayılı parselin “ticaret alanı”, …sayılı parselin “akaryakıt ve LPG istasyonu alanı” olarak ayrılması yolundaki başvurusunun, Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla, plan değişikliği talep edilen alana yaklaşık 100 metre mesafede ticaret alanı ve aynı yol güzergahında olmamakla birlikte yaklaşık 600 metre mesafede akaryakıt ve LPG İstasyonu bulunduğu, bahsi geçen alanın doğusunda yer alan kavşağa 30 metre mesafede bulunduğu belirtilerek reddedildiği, akabinde yine müdahil …’in 21/02/2017 tarihli dilekçesiyle … sayılı parselin ticaret alanı, …sayılı parselin akaryakıt ve servis istasyonu olarak planlanmasını talep etmesi üzerine Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla söz konusu plan değişikliği teklifinin incelenmek ve tetkik edilmek üzere İmar ve Bayındırlık Komisyonuna havale edildiği, İmar ve Bayındırlık Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla, ”Plan değişikliği ile akaryakıt ve servis istasyonu olarak planlanması talep edilen alan ile aynı yönde ve 545 metre mesafede planlı akaryakıt ve lpg ikmal istasyonu bulunduğu ve alanın ilgili mevzuat uyarınca belirlenen kilometre tahdidine uymadığı, trafik yoğunluğu açısından iki önemli kavşak noktasına yakınlığı nedeniyle alanda yapılması planlanan akaryakıt istasyonu ve ticaret alanının bu bölgedeki trafik yükünü arttıracağı, salt mülkiyet kriteri dikkate alınarak alanın çevresindeki alanları da etkileyecek şekilde ticari statü kazanmasının kamu yararıyla bağdaşmadığı” gerekçeleriyle 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin oybirliğiyle reddedildiği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve …sayılı kararıyla, İmar ve Bayındırlık Komisyonu raporu doğrultusunda plan değişikliği teklifinin reddine oybirliğiyle karar verildiği, bu sefer parsellerin maliki müdahil …’in 30/05/2018 tarihli dilekçesiyle, plan değişikliği yapılması talep edilen alanla aynı yönde akaryakıt istasyonu bulunmadığı, alanın yakınında bulunan kavşakların yasa ve yönetmeliklerin öngördüğü mesafelere uygun olduğu, ticaret alanı için parsellerin bulunduğu bölgenin nüfus yoğunluğunun düşük olduğu ve çevresinin tarım alanlarıyla çevrili olduğundan bahisle plan değişikliğinin yeniden değerlendirilmesini talep etmesi üzerine, İmar ve Bayındırlık Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla plan değişiklik teklifinin oyçokluğuyla kabul edildiği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla komisyon raporu doğrultusunda 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin oy çokluğuyla kabul edildiği, söz konusu meclis kararının Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olan davacı tarafından yeniden görüşülmek üzere iadesi üzerine Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla ısrar edilmek suretiyle plan değişiklik teklifinin oyçokluğuyla kabul edilmesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde; ”Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. …” hükmüne verilmiştir. Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266. maddesinde; Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosya kapsamında yapılan incelemede, müdahil tarafından dava konusu parsellerin kullanım fonksiyonun değiştirilmesi için bir çok defa davalı idareye yapılan başvuruların, mevzuat gereğince iki akaryakıt istasyonu arasında yer alması gereken asgari mesafe şartının sağlanamaması, kavşak mesafe şartının sağlanamaması, ticaret alanlarının ek trafik yükü getireceği, salt mülkiyet kriteri hususu gözetilerek plan değişikliği yapılmasının kamu yararına uygun olmadığı gibi sebeplerle ret edildiği, akabinde müdahil …’in son plan teklifinin reddi üzerine yaptığı itirazının ise kabul edilerek plan değişikliğinin yapıldığı, anılan değişikliğin davacı büyükşehir belediye başkanı tarafından, karayolları genel müdürlüğü tarafından akaryakıt istasyonuna yönelik kesinlik içeren olumlu görüş bildirilmediği, akaryakıt istasyonu ve ticaret alanı için ilgili idareden uygunluk görüşünün alınması gerektiği, akaryakıt istasyonunun giriş ve çıkışlarında oluşacak trafik yoğunluğunun irdelenmesi gerektiği, 30 metrelik Alpu yolu ile 20 metrelik yolun kesişiminde yer alan kavşak noktasına ve diğer kavşaklara olan mesafesi açısından incelenmesi gerektiği, yine ticaret alanını bölgedeki trafik yükünü arttıracak olması nedeniyle planlanmasının uygun olmadığı yönünde belediye meclisine iadesi üzerine de meclis kararında ısrar edildiği görülmektedir.
Temyize konu bölge idare mahkemesi kararında ise …sayılı parseldeki ticaret alanı kullanımına yönelik herhangi bir değerlendirmenin yer almadığı, … sayılı parselde yer alan akaryakıt istasyonuna yönelik olarak ise plan değişikliğinin, bölgenin ihtiyaçlarına uygun olup olmadığı, parsel çevresinde yer alan kullanımlar açısından can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olup olmadığı ve davacının iddiaları kapsamında herhangi bir inceleme yapılmaksızın kurum görüşleri ve meclis kararları incelenerek karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, konusu gereği hukuki bilgi ile çözüme kavuşturulması mümkün olmayan, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi raporu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği açık olduğundan, plan değişiklik tekliflerinin reddine ve kabulüne yönelik meclis kararlarında yer alan tespitlerin doğru olup olmadığı ve dava konusu plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olup olmadığı hususunda davacının iddiaları da dikkate alınarak yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapor değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu bölge idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali yönünde verilen Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.