Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/5152 E. , 2022/5538 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/5152
Karar No : 2022/5538
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İdaresi Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : Yeminli Malî Müşavir olarak görev yapan davacı tarafından; davalı idarece illerdeki vergi dairesi başkanlıklarına ve defterdarlıklara hitaben tesis edilen, davacının düzenlediği KDV iadesi tasdik raporlarının işleme konulmadan önce konunun Gelir İdaresi Başkanlığına intikal ettirilmesine, alınacak talimata göre raporun işleme konulmasına ve tam tasdik sözleşmesi düzenlediği mükellefleri hakkında diğer yeminli malî müşavirlere verdiği teyit ve bilgi yazılarına itibar edilmemesine dair … tarih ve … ve … sayılı işlemlerin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2014 tarih ve E:2012/3052, K:2014/8014 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; yeminli mali müşavir olan davacının KDV iadesi tasdik raporu yazabilmesi için gerekli inceleme ve tespitleri yapmasının ve haksız bir iade alınmasına neden olmamasının gerektiği, Kurum tarafından mesleğini gereği gibi yapmayan bir yeminli mali müşavirin mesleki sorumluluktan uzak bir şekilde yazdığı raporlarla Hazineden gereksiz ve haksız ödeme yapılmasına sebebiyet vermemesi için gereken idari her türlü tedbirin alınmak durumunda olduğu ve bu tedbirlerin Kurumun görev ve sorumluluğunun bir gereği olduğu, Kurum tarafından uygulanan işlemin, tasdik yetkisinin gerçeğe aykırı olarak kullanılması suretiyle düzenlenen tasdik raporları ile ilgili daha dikkatli bir inceleme yapılması gerekli görülen yeminli mali müşavirlerle ilgili ve tamamen iç uygulamaya yönelik bir iç yazışma olup Devletin gelir idaresini yürütmekle görevli idarelerinin görevi olduğu, Mahkemece verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden davaya konu edilen yazıların, idarenin iç işleyişine ilişkin ayrıntıları düzenleyen birer işlem olduğu, davacıya tebliğ ile sonuç doğuran işlem niteliğini haiz olmadığı ve niteliği itibarıyla, davacı tarafından düzenlenen KDV iadesi tasdik raporlarının işleme konulmadan önce merkez teşkilâtından talimat alınmasının (taşra teşkilâtından) istenilmesinden ibaret olduğu, tamamen idarenin taşra teşkilâtına hitaben yazılan ve idarenin iç işleyişini ilgilendiren, söz konusu yazıların idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemlerden olmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dava konusu işlemler idarî davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler olmadığı için davanın usulden reddi gerekirken uyuşmazlığın esasına girilerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının onanmasına dair Daire kararına katılmıyorum.