Danıştay Kararı 12. Daire 2021/495 E. 2022/5831 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/495 E.  ,  2022/5831 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/495
Karar No : 2022/5831

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun ili, Canik ilçesi … Camii müezzin kayyımı olan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı hakkında yapılan şikayet üzerine başlatılan disiplin soruşturması kapsamında alınan ifadeler, tutanak, Bimer’e yapılan şikayetler ve dava dosyasında bulunan video kaydı ile diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, soruşturma kapsamında dinlenen tanık ifadelerinde, davacının, uyuşturucu madde kullandığı, içki içtiği ve camiye sarhoş geldiği yönünde ifadelere yer verildiği, ayrıca video kaydında, davacının evli bayanla gayri ahlaki ilişkin yaşadığı ve cami minaresinde esrar yetiştirildiğine ilişkin kayıtlar olduğu; bu durumda davacının, üzerine atılı fiilleri işlediğinin sabit olduğu, yürüttüğü görevin niteliği, önem ve özelliği ile söz konusu eylemin anılan yönetmelikte esas olan kadrolara atanacaklar için öngörülen özel şartları ihlal edici nitelikte olduğu hususu göz önüne alındığında, davacının, 657 sayılı Kanun’un 98. maddesinin (b) bendi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevinin sona erdirilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının, atanmasında dini öğrenim şartı aranan müezzin kayyım kadrosunda görev yapan davacıya ait olduğu belirtilen ve soruşturma sırasında gizli tanık tarafından sunulan, ilgilinin bilgisi olmaksızın çekildiği anlaşılan ve kime ait olduğu belirsiz olan video kaydının delil olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmamakla birlikte, soruşturma sırasında ifadelerine başvurulan tanıklardan bir kısmının davacının, uyuşturucu madde kullandığı ve sattığı belirtilen şahısla görüştüğü yönünde beyanlarının bulunduğu, yine soruşturma sırasında ifadesine başvurulan bir kısım tanığın davacının, gayri ahlaki ilişkileri olan, esrar ve alkollü içki kullanan biri olarak tanındığını belirttikleri dikkate alındığında, davacının sübuta erdiği sonucuna varılan söz konusu eylemleri nedeniyle ortak nitelik koşulunu kaybettiği görüldüğünden, görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan tetkikler sonucunda kanında alkol ve uyuşturucu madde bulunamadığı, hakkındaki iddiaların mesnetsiz olduğu, hukuka aykırı olarak elde edilen video görüntüsü ile şahsına iftira atılmaya çalışıldığı, eşini tanık olarak göstermiş olmasına karşın ifadesinin alınmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile hukuka ve usule uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.