Danıştay Kararı 6. Daire 2021/3258 E. 2022/10184 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/3258 E.  ,  2022/10184 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/3258
Karar No : 2022/10184

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) … Sanayi Yatırım ve Geliştirme A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
II- (DAVACI) … Sanayi Yatırım ve Geliştirme A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 07/03/2018 tarih ve E:2017/2923, K:2018/2050 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davacı ve davalı idare vekilleri tarafından aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana yönelik Avcılar Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı kararıyla (28.08.2008 tasdik tarihli) onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemle taşınmazın bir kısmı için tanımlanan parklar ve dinlenme alanları, mesleki ve teknik eğitim tesis alanı ve yol alanı fonksiyonları yönünden; davacı tarafından üst ölçekli 15.12.2006 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine hükmedildiği, alt ve üst ölçekli imar planları arasında bir uyumsuzluk bulunmadığı, plan hiyerarşisine uygun bulunan dava konusu uygulama imar planında ilgili taşınmaz yönünden kamu yararına, plan hiyerarşisi, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları doğrultusunda hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemle taşınmazın bir kısmı için tanımlanan ticaret+hizmet alanı fonksiyonu yönünden; fonksiyonun bölgenin konumu ve fiziksel ilişkileri ile üst ölçekli plan kararları ve ilkeleri ile uyumlu olduğu, taşınmazın bulunduğu bölgenin sanayi aksı olarak planlanmış ve aralarında büyük sanayi tesislerinin de bulunduğu bir sanayi bölgesi olduğu, bu nitelikte planlı bir sanayi bölgesinin dava konusu planda öngörülen bir hizmet alanına dönüşmesi için uygun koşulların oluşması gerektiği, bu bağlamda bölgenin yapısı, konumu, fiziksel ve jeolojik özellikleri dikkate alındığında bölgeye yönelik kullanım kararının şehircilik ilkeleri açısından doğru olduğu, ancak, planlı olarak büyük oranda son dönemlerde gelişen ve ekonomik ömrünü tamamlamadığı belirlenen bir sanayi alanının hedef ve amaçlarını gerçekleştirecek sürecin tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin herhangi bir araştırma ve analizin bulunmaması ve buna ilişkin bir uzlaşının olmaması nedeniyle planlama ilke ve tekniklerine ve kamu yararına uygun olmadığı, ayrıca bu yönüyle plandaki belirlilik ilkesine aykırılık oluşturduğundan fonksiyonun şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin ticaret+hizmet alanı fonksiyonuna ilişkin kısmının iptaline, parklar ve dinlenme alanları, mesleki ve teknik eğitim tesis alanı ve yol alanı fonksiyonları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, üst ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilmiş olduğu, taşınmaza getirilen ticaret+hizmet alanı fonksiyonun dava konusu edilmemiş olmasına rağmen bilirkişiler tarafından fonksiyona yönelik görüş beyan edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı … Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu işlem şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata uygun olduğundan temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması, davacının temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu işlemle taşınmaza getirilen mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı kullanımı ve 15 metre en kesitli imar yoluna yönelik kısmının onanması, 10 metre en kesitli imar yoluna yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul ili, Avcılar ilçesi, …Mahallesi, …Mevkii, …parsel sayılı taşınmaza Avcılar Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin …tarih, …sayılı kararıyla (28.08.2008 tasdik tarihli) onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planıyla E:1,20 yapılaşma koşullu ticaret+hizmet alanı, meslek lisesi alanı, yeşil alan ile 15 metre ve 10 metre en kesitli yol kullanımlarının getirildiği, anılan plana karşı davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edilerek taşınmazına getirilen meslek lisesi, park ve yol kullanımlarının kaldırılarak 1982 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki durumuna dönülmesinin talep edildiği, anılan itirazın davalı idarece zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde; nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmış; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde; “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından uyuşmazlığa konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağı olan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararı ile onaylanan (15.12.2006 tasdik tarihli) 1/5000 ölçekli Avcılar Nazım İmar Planı ile anılan planda değişiklik yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, planın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, 15 metre en kesitli yolun alt bölgelerde yer alan donatı ve ticaret-hizmet alanlarına erişilebilirliği sağlamakta olduğu, dava konusu taşınmazın tamamının donatı alanına ayrılmadığı, taşınmaz malikine yapılaşma hakkı tanıyacak şekilde donatı sınırlarının belirlendiği, mesleki ve teknik eğitim tesis alanının planlama alanında yer alan konut alanlarından da erişilebilir nitelikte olduğu dolayısıyla dava konusu taşınmaza denk gelen “parklar ve dinlenme alanları”, “mesleki ve teknik eğitim tesis alanı” ve “yol alanı” fonksiyonlarının planlama alanı donatı ihtiyacının karşılanması kapsamında gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2021/842, K:2022/10182 sayılı kararıyla onandığı görülmüştür.
Dava konusu işlemle taşınmaza getirilen mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı kullanımı ve 15 metre en kesitli imar yolu yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanları ve 15 metre en kesitli imar yolu fonksiyonlarına ilişkin davanın reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemle taşınmaza getirilen 10 metre en kesitli imar yolu yönünden;
Yukarıda yer verilen hüküm uyarınca, planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında nazım imar planından sonra yapılacak olan uygulama imar planının, nazım imar planına uygun yapılması gerekmektedir.
10 metre ve üzerindeki genişlikte olan taşıt yollarının genişliği ve niteliği itibarıyla ulaşım sistemlerinin ve ulaşım problemlerinin çözümünün belirlenmesi açısından 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında öngörülmesi gerekmektedir. Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşmiş içtihadı da bu yöndedir.
Uyuşmazlık incelendiğinde, davaya konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında davacının taşınmazından geçirilen 10 metrelik yolun, dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen uyuşmazlığa konu 10 metre genişliğindeki yolun planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olacak şekilde 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planının dayanağı nazım imar planına aykırı hale gelmesine yol açtığından dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının buna ilişkin kısmına yönelik davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemle taşınmaza getirilen ticaret+hizmet kullanımı yönünden;
Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Öte yandan, talep sonucunun belirlenmesinde, dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. “Talep sonucunun çok açık olmaması hâlinde, onu dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığı altında bir yoruma tâbi tutarak, davacının bu dava ile neyin hüküm altına alınmasını istediği tespit edilmelidir.” (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Şubat 2001, İstanbul, Cilt II, s. 1608).
Dava dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde uyuşmazlığa konu uygulama imar planıyla taşınmazına getirilen ticaret+hizmet alanı kullanımına yönelik bir itirazının bulunmadığı, davayı açmaktaki amacının taşınmaza getirilen mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı ve imar yollarının iptaline yönelik karar verilmesi olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu yapılmadığı halde, İdare Mahkemesince taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde taşınmaza getirilen ticaret+hizmet alanı kullanımı yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2.Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının mesleki ve teknik eğitim tesis alanı, park ve dinlenme alanı kullanımı ve 15 metre en kesitli imar yoluna ilişkin kısmının oybirliği ile ONANMASINA, ticaret+hizmet alanı kullanımına ilişkin kısmının oybirliği ile, 10 metre en kesitli imar yoluna ilişkin kısmının oyçokluğu ile BOZULMASINA,
3.Dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/11/2022 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY (X):

Dava, İstanbul ili, Avcılar ilçesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana yönelik Avcılar Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı kararıyla (28.08.2008 tasdik tarihli) onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planında E:1,20 yapılaşma koşullu ticaret+hizmet alanı, meslek lisesi alanı, park alanı ve 15 metre en kesitli imar yolu olarak, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise E:1,20 yapılaşma koşullu ticaret+hizmet alanı, meslek lisesi alanı, yeşil alan ile 15 metre ve 10 metre en kesitli imar yolu olarak işlevlendirildiği ve söz konusu 10 metre en kesitli imar yolunun üst ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın, dava konusu işlemle taşınmaza getirilen 10 metre en kesitli yol fonksiyonu yönünden değerlendirilmesinde;
Uyuşmazlıkta nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metre enkesitli yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
3194 sayılı Kanunun ”Tanımlar” başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları göz önünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca, ana ulaşım sistemi dışındaki hangi en kesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun en kesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkilidir.
Bu kapsamda, özellikle yapı adaları arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, nazım imar planında tanımlanmayan ve dava konusu taşınmazdan geçen 10 metre en kesitli imar yolunun uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu uygulama imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun dayanağı nazım imar planı ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, nazım imar planının genel kurgusuna aykırı olup olmadığı, ulaşım sistemi açısından gerekli olup olmadığı hususlarının incelenerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda değerlendirme yapılmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak, davacıya ait taşınmazdan geçirilen 10 metre en kesitli yola ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararda isabet bulunmadığından kararın buna ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin bozma kararının 10 metrelik yola ilişkin kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.