Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/4441 E. , 2022/4677 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4441
Karar No : 2022/4677
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI)… Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: 09/11/2017 tarihinde Türkiye’ye giriş yapmak üzere Hamzabeyli Gümrük Müdürlüğü sahasına gelen, … sayılı Transit Refakat Belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan … plakalı TIR aracı içinde yer alan “oto parça” cinsi eşyanın fiziki muayenesinde, beyan edilenin aksine eşyanın kullanılmış olduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca asıl sorumlu sıfatıyla davacı adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; transit refakat belgesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araç içinde yer alan “oto parça” cinsi eşyanın fiziki muayenesinde beyan edilenin aksine eşyanın kullanılmış olduğunun tespit edildiği, refakat belgesi ile ekinde sunulan fatura ve CMR belgesinde eşyanın kullanılmış olduğunda dair bir ibarenin bulunmadığı, 95/7606 sayılı İthalat Rejim Kararı’nın 7. maddesi uyarınca eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu (defolu) ve yatık (zamanla dayanıklılığını yitirmiş) malların ithalinin izne tabi bulunduğu, dolayısıyla eşyanın başkaca bir tahlil, teknik inceleme veya araştırmaya gerek olmaksızın belirgin bir şekilde farklı cinste olduğu bu durumda para cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, beyanname muhteviyatı eşyaların gümrüklenmiş değerinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda tespit edilmesi gerekirken, davacı şirket adına, söz konusu transit refakat belgesinin 5. kaleminde 8409.91.00 gümrük tarife alt pozisyonunda beyan edilen eşyaların İthalatta Gözetim ve Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ’de belirtilen birim gümrük kıymeti esas alınarak belirlenen tutar üzerinden gümrüklenmiş değerinin hesaplandığı, anılan Tebliğ’de öngörülen değer, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, ceza kararının bu tutar üzerinden belirlenen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan transit refakat belgesinin 1 ilâ 12. kalemlerinde beyan edilen eşyaların ise gümrüklenmiş değerinin, anılan transit refakat belgesine ekli fatura kıymetlerine %3 emsal sigorta ve %10 emsal navlun bedeli eklenerek tespit edilen hukuki ve somut veriler dayanak alınmak suretiyle belirlenen CİF değeri üzerinden hesaplandığı anlaşıldığından, davacı şirket adına kesilen cezanın bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yalnızca şüphe ve ihtimale dayalı olarak tesis edilen idari işlemin tüm unsurları bakımından sakat olduğu, transit rejimine tabi olarak ülkeye giriş yapan eşyaların izine tabi olması ve izinlerinin alınmamış olmasının giriş gümrüğünce sorgulanmasının yetki yönünden sakatlık doğurduğu, faturasından ve görünümlerinden kullanılmış olduğu bariz biçimde belli olan oto parçalarının kaçak olarak ülkeye sokulmaya çalışıldığının düşünülmesi adil olmayan ve kötü niyetli bir tutum barındırdığı, kendilerine mail yoluyla iletilen bilgiler ile doldurulan beyanname nedeniyle kesilen para cezasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu ; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : 4458 sayılı Kanun’un 235. maddesinin 5. fıkrasının olayda uygulanma imkanı bulunmadığından, davalı idare temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin ise kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 16. fıkrasında; gümrük beyanının eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını ifade edeceği, 17. fıkrasında; beyan sahibinin, kendi adına beyanda bulunan kişi veya adına beyanda bulunulan kişi olduğu; 20. maddesinin 5911 sayılı Kanun ile değişik (a) bendinde; ”rejim hak sahibi” deyiminin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların veya yükümlülüklerin devredildiği kişiyi ifade ettiği, (b) bendinde ise; transit rejiminde rejim hak sahibine “asıl sorumlu” denileceği; 86. maddesinin 1. fıkrasında; asıl sorumlunun eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejime ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu; 235. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 5. fıkrasında; Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4458 sayılı Kanun’un 235. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ceza kesilebilmesi için transit rejim beyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olması; bir eşyanın belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun kabul edilebilmesi için de; giriş gümrük idaresinde yapılan kontrolü neticesinde, beyan edilenden açıkça farklı olduğunun tahlil, teknik, inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilmesi ve gümrük vergileri veya ticaret önlemleri açısından farklılık oluşturması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık ise, transit refakat belgesi kapsamında belirgin bir şekilde farklı eşya beyan edilmesinden değil, “oto parça” cinsi eşyanın kullanılmış olduğunun tespit edildiğinden bahisle uygulanan para cezasından kaynaklanmaktadır.
Bu durumda yukarıda aktarılan hususlar dikkate alındığında, anılan madde hükmünün olayda uygulanma imkanı olmadığı ve belirtilen hüküm dayanak gösterilmek suretiyle karara bağlanan para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile vergi dava dairesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının bozulması icap etmiştir.
Temyize konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz isteminin ise, yukarıda açıklanan gerekçeyle reddi gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.