Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/587 E. , 2022/4683 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/587
Karar No : 2022/4683
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğünden yurda girişi yapılan … seri nolu TIR karnesi muhteviyatı eşyanın davalı idarece antrepoya alınmasından sonra, mahrece iadesi amacıyla … seri nolu TIR karnesi kapsamında Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğüne sevk edilmesine rağmen yurt dışı edilmediği ve davacının söz konusu fiile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca iştirak ettiğinden bahisle yurtta bırakılan eşyaya isabet eden gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin istenilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının TIR karnesi muhteviyatı eşyanın gümrük vergileri ödenmeksizin gümrük gözetiminden çıkarılmasına iştirak etmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : TIR karnesi muhteviyatı eşya ile antrepoya alınan eşya birbirinden farklı olmasına rağmen kontrol edilmeden antrepoya boşaltılan eşyaların gümrük gözetiminden çıkarılması olayına iştirak ettiğinden davacının sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Olayda, Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemlerini gerçekleştirerek eşyayı transit rejime tabi tutan idarenin Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğü olması nedeniyle söz konusu eşyayla ilgili olarak işlem tesis edilmesine anılan Müdürlüğün yetkili olduğu, eşyanın antrepo rejimine tabi tutulması amacıyla sevk edildiği ve mahrece iade işlemlerini başlatan Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, “Gümrük idaresi veya idareleri” deyiminin, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını; (b) bendinde, “Giriş gümrük idaresi” deyiminin, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği ve risk analizine dayalı giriş kontrolüne tabi tutularak geciktirilmeksizin sevk işlemlerinin yapıldığı gümrük idaresini; (c) bendinde, “İthalat gümrük idaresi” deyiminin, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın risk analizine dayalı kontrolleri de dahil olmak üzere gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanıma tabi tutulmasına ilişkin işlemlerinin yerine getirildiği gümrük idaresini; (e) bendinde, “Çıkış gümrük idaresi” deyiminin, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmeden önce sunulmasının gerekli olduğu ve çıkış işlemlerinin tamamlanması ile ilgili gümrük kontrolleri ve risk analizine dayalı kontrollere tabi tutulduğu gümrük idaresini; 12. fıkrasında, “Gümrük gözetimi” deyiminin, gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere gümrük idareleri tarafından genel olarak uygulanan işlemleri; 13. fıkrasında, “Gümrük kontrolü” deyiminin, Türkiye Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında taşınan eşyanın giriş, çıkış, transit, nakil ve nihai kullanımını ve serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın durumunu düzenleyen gümrük mevzuatı ve diğer mevzuatın doğru uygulanmasını sağlamak için gümrük idareleri tarafından yürütülen; eşyanın muayenesi, beyanname verileri ile elektronik veya yazılı belgelerin varlığının ve gerçekliğinin doğrulanması, işletmelerin hesap ve diğer kayıtlarının incelenmesi, taşıma araçlarının kontrolü, bagajların ve kişilerin yanlarında ya da üstlerinde taşıdıkları diğer eşyanın kontrolü ile resmi araştırmalar ve diğer benzeri uygulamaları ifade edeceği öngörülmüş; Kanun’un 36. maddesinde, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın girişinden itibaren gümrük gözetimine tabi olduğu, bunların yürürlükteki hükümlere uygun olarak gümrük idareleri tarafından denetleneceği, söz konusu eşyanın gümrük statüleri belirleninceye, serbest dolaşımda olmayan eşyanın ise 77. maddenin 1. fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, gümrük statüleri değişinceye ya da serbest bölgeye girinceye yahut 163 ve 164. maddeler gereğince yeniden ihraç veya imha edilinceye kadar gümrüğün gözetimi altında kalacağı hükme bağlanmış; 84. maddesinin 1. fıkrasında, ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşıma girmemiş eşya ile ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, gümrük gözetimi altında Türkiye Gümrük Bölgesi içinde bir noktadan diğerine taşınmasının, transit rejimi hükümlerine tabi olduğu; 2. fıkrasında, gümrük idarelerinin, transit rejimine tabi tutulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesi içinde; yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye, yabancı bir ülkeden Türkiye’ye, Türkiye’den yabancı bir ülkeye, bir iç gümrükten diğer bir iç gümrüğe taşınmasına izin verecekleri belirtilmiş; 86. maddesinde de, asıl sorumlunun, eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu, asıl sorumlununu yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcının da, eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü oldukları kuralına yer verilmiş; 183. maddesinin 1. fıkrasında ise, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı öngörülmüştür.
Gümrük Yönetmeliğinin olay tarihinde yürürlükte bulunan 213. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, “Hareket idaresi”nin, eşyayı transit rejimine tabi tutan beyanın kabul edildiği gümrük idaresini; (j) bendinde, “Varış idaresi”nin, transit rejimine tabi tutulan eşyanın, rejimin sonlandırılması için sunulması gereken gümrük idaresini ifade ettiği; 239. maddesinde, hareket idaresinin, kendisindeki bilgilerle varış idaresinden gelen bilgileri karşılaştırarak rejimin usulüne uygun olarak sonlandırıldığını tespit etmesi durumunda rejimi ibra edeceği; 240. maddesinde, hareket idaresinin, rejimi ibra etmesi halinde teminatı serbest bırakacağı, ancak kapsamlı teminat kullanılması durumunda varış bilgisi mesajı alındığında teminat tutarının serbest bırakılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, transit rejim kapsamında antrepoya konulan ve antrepo rejimine tabi tutulmadan önce yurt içinde bırakılan eşyaya ilişkin olarak 4458 sayılı Kanun uyarınca gözetim ve denetime ve işlem tesis etmeye yetkili gümrük idaresinin, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemlerini gerçekleştirerek transit rejime tabi tutan gümrük idaresi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın, Dairemizin E:2018/3056 sayılı esasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmesinden; … no’lu TIR karnesi kapsamındaki eşyanın yurda giriş işlemlerini yapan gümrük idaresinin Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğü; anılan TIR karnesinin varış işlemlerini yapan varış gümrük idaresinin Halkalı Gümrük Müdürlüğü ve mahrece iade için düzenlenen … no’lu TIR karnesi kapsamındaki bahse konu eşyanın araç içerisinde bulunmadığının tespitini yapan gümrük idaresinin ise Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğü olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, antrepoya konulan eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemlerini gerçekleştirerek transit rejime tabi tutan idarenin Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğü olması nedeniyle söz konusu eşyayla ilgili olarak işlem tesis edilmesine anılan Müdürlüğün yetkili olduğu anlaşıldığından, eşyanın antrepo rejimine tabi tutulması amacıyla sevk edildiği Halkalı Gümrük Müdürlüğünce tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık, temyize konu kararda ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğünden yurda girişi yapılan … seri nolu TIR karnesi muhteviyatı eşyanın mahrece iadesi amacıyla … seri nolu TIR karnesi kapsamında Kapıkule Tır Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen eşyanın yurt dışı edilmediği ve davacının söz konusu fiile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. maddesi uyarınca iştirak ettiğinden bahisle yurtta bırakılan eşyaya isabet eden gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerinin istenilmesine ilişkin işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair vergi dava dairesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun tanımlar başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrası ;
2. a) “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını;
b) “Giriş gümrük idaresi” deyimi, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirildiği ve risk analizine dayalı giriş kontrolüne tabi tutularak geciktirilmeksizin sevk işlemlerinin yapıldığı gümrük idaresini;
c) “Çıkış gümrük idaresi” deyimi, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesini terk etmeden önce sunulmasının gerekli olduğu ve çıkış işlemlerinin tamamlanması ile ilgili gümrük kontrolleri ve risk analizine dayalı kontrollere tabi tutulduğu gümrük idaresini;
12. bendi; “Gümrük gözetimi” deyimi, gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere gümrük idareleri tarafından genel olarak uygulanan işlemler olarak tanımlanmıştır.
4458 sayılı Kanun’un 36. maddesinde Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın, girişinden itibaren gümrük gözetimine tabi olduğu, bunların, yürürlükteki hükümlere uygun olarak gümrük idareleri tarafından denetleneceği, Kanun’un 84. madde ve devamında transit rejim hükümleri düzenlenmekle, Genel Hükümler başlıklı 84. maddesinin 4. bend a) “Transit rejimine tabi tutulan eşya ve gerekli belgeler, rejimi düzenleyen hükümlere uygun olarak varış gümrük idaresine sunulduğunda, transit rejimi sona ereceği, b) bendinde Hareket gümrük idaresindeki bilgi ve belgeler ile varış gümrük idaresindeki bilgi ve belgelerin karşılaştırılması sonucunda, transit rejiminin usulüne uygun olarak sonlandırıldığının belirlenmesi halinde rejimin ibra edileceği,” Gümrük gözetimi boyunca yetkili ve görevli idarelerin ayrıca belirleneceğine dair Kanun’un 91. Maddesi; “Türkiye Gümrük Bölgesinde karayolu ile transit eşya taşıyan taşıtların transit süreleri, izleyecekleri yollar, kontrol noktaları ve konaklama yerleri ile ilgili olarak düzenlemeler yapmaya Müsteşarlığın yetkili olduğu, 87 .maddesinde Transit rejiminin işleyişine ilişkin usul ve esaslar ile istisnaların yönetmelikle belirleneceği, düzenlemeleri ile sürecin işleyişini kurala bağlamış, maddi olayın oluş şekil ve durumuna göre yetkili ve görevli idarenin değişken olabileceğını kabul etmiştir. yönetmelik hükümlerinin maddi olayın özelliğine göre ilgili idarelerin görev ve yetkilerinin belirlenmiş olduğu görülmekle, görev ve yetki birbirini var eden düzenlemeler olup, idarelere verilen görevler aynı zamanda yetkili idareyi de belirlemektedir. Kanunun ve yönetmeliğin bütününe bakıldığında genel olarak yetkili idareyi giriş veya çıkış gümrük idaresi olarak belirlemediği aksine yönetmeliğin 244. maddede tahsilat işlemlerinin ilgili idare tarafından yapılacağını düzenlemekle gümrük gözetimi altında olan rejimin ihlalini tespit eden idare olacağı anlaşılmaktadır. Kanun’un 183. maddesi vergiyi doğuran olayın gümrük yükümlülüğünün rejimi ihlal eden olayın tesbiti ile başlayacağı kanunun açık hükmü gereği olmakla, kanun ve yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden yetkili idarenin coğrafi sınırlar ile belirlenmediği görülmekle çıkış gümrük idaresinin yetkisiz idare olduğuna karar verilemeyecektir.
Doktrinde; “idare hukuku ilkelerine göre yönetimin ve kamu görevlilerinin yetkileri önceden yasalarla belirtilmiştir. Kamu hukukunda yetki özel hukuktakinin tersine bir yükümlülük ifade eder görev niteliği de taşır. bu nedenle yetki daima yasal bir dayanağa önceden yayınlanmış bir hukuk kuralına gerek gösterir kamu düzeni ile ilgili olan yetki kuralları genişletici biçimde yorumlanıp uygulanamaz.” ( İdari Yargılama Usulü Ş, Gözübüyük) olarak değerlendirilmektedir.
Dosya kapsamında giriş gümrük idaresinin gümrük vergilerini tahsil görevi olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığı gibi aksine ihlal ile başlayan gümrük yükümlülüğü tespit eden idarenin görev ve sorumluluğunda olacağı tabii olmakla, İdarenin bütünlüğü” ilkesi, gereğince aynı teşkilat ve yapılanma içinde bulunan gümrük müdürlüklerinin maddi olay ve tespitlerini somut olarak ortaya koymak kaydıyla kanun ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda işlem tesis etmeleri görev ve yetkileri gereği olduğu izahtan varestedir. İdarenin bütünlüğü ilkesi Anayasada belirlenmiş olmakla bütünlüğü sağlayan müesseselerden biri merkezi denetim olup, idarenin bütünlüğü merkezin denetimi ve gözetimiyle yaşama geçirilmektedir. Genel yönetimin taşra örgütlenmesi üzerindeki denetimi “hiyerarşik” denetim yolu ile sağlanmaktadır. 4458 sayılı kanunun tanımlar başlığı ile gümrük idarelerinin tanımı da merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını kapsadığını belirtmiş olmakla işlemin esasının incelenmek üzere bozulması oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.