Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/987 E. , 2022/4685 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/987
Karar No : 2022/4685
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Madeni Yağ ve Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2009 yılının Temmuz ilâ Ekim dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile aynı dönemlere ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, … Madeni Yağ ve Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının, 31/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun’dan, 05/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı Kanun’dan yararlanmak suretiyle yapılandırılarak taksitlendirildiği, söz konusu tarihlerde yapılan taksitlendirme ve yapılandırmalarla anılan şirketin vergi borçlarının nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği sonucuna varıldığı, 19/10/2009 tarihinde müdürlük görevinden, 31/12/2009 tarihinde ise hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan ve bu tarihten sonra şirketle ilişiği olduğuna dair herhangi bir iddia, tespit ve kayıt bulunmayan davacının, 6111 ve 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan ve sonrasında taksitleri ödenmeyen şirkete ait vergi borçlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, söz konusu borcun, öncelikle şirketten, şirketten tahsilinin mümkün olmaması halinde ise yapılandırma tarihindeki şirketin kanuni temsilcisi ve ortaklarından aranılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, anılan Kanun hükümlerinden yararlanılan dönemlerde asıl borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı; dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, ticaret sicil kayıtlarına göre halen faal görünen ve madeni yağ imalatı faaliyetinde bulunan asıl borçlu şirketin 2009 yılına ait işlemlerinin sahte belge kullanma ve/veya düzenleme ve ithal edilen baz yağların taahhüt edilen emtiaların üretiminde kullanılıp kullanılmadığı yönünden incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden adına re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine karşı açılan davanın reddi yolunda verilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine şirket adına düzenlenen … nolu ihbarnamelerin ve ödeme emrinin, 25/09/2012 tarihinden itibaren kanuni temsilci olan …’e tebliğ edilmesi suretiyle kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçların tahsili amacıyla 28/12/2009 tarihine kadar şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulü ile mahkeme kararının … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan ödeme emri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kanuni temsilcilik görevinin 07/07/2009 tarihinde başlamış ve 19/10/2019 tarihinde sona ermiş olmasına karşın Temmuz ve Ekim dönemine ait borçlardan sorumlu tutulamayacakları; davalı idarece, asıl borçlu şirket hakkında yapılan araştırma sonucunda malvarlığına rastlanmadığından şirketin kanuni temsilcisi adına tesis edilen tahsilata yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden, 08/10/2009 tarihli ortaklar kurulu kararına göre, kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, 08/10/2009 tarihinden sonraki döneme ait amme alacağından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulması hukuken mümkün olmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin anılan tarihten sonrasına isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, vergi dava dairesi kararının, istinaf başvurusunun kısmen reddine ve kısmen kabulü ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin, 08/10/2009 tarihinden önceki dönemlere ait borçlara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının onanması; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 08/10/2009 tarihinden sonraki dönemlere ait borçlara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararının, istinaf başvurusunun kısmen reddine ve kısmen kabulü ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin, 08/10/2009 tarihinden önceki dönemlere ait borçlara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, taraflarca temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Davacının temyiz isteminin kararın, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 08/10/2009 tarihinden sonraki dönemlere ait borçlara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; 19/10/2009 tarih ve 7420 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen 08/10/2009 tarihli ortaklar kurulu kararına göre, davacının şirket hisselerinin bir kısmını devrederek kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, 08/10/2009 tarihinden sonraki döneme ait amme alacağından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulması hukuken mümkün olmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin anılan tarihten sonrasına isabet eden kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, istinaf başvurusunun kısmen reddine ve kısmen kabulü ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin, 08/10/2009 tarihinden önceki dönemlere ait borçlara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA,
3. Kararın, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 08/10/2009 tarihinden sonraki dönemlere ait borçlara isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
… Madeni Yağ ve Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2009 yılının Temmuz ilâ Ekim dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile aynı dönemlere ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 08/10/2009 tarihine kadar adı geçen şirketin kanuni temsilcisi olduğu, şirkete ait vergi borçlarının 31/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun’dan, 05/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı Kanun’dan yararlanmak suretiyle yapılandırılarak taksitlendirildiği, ancak yapılandırılan alacağa ilişkin taksitlerin ödenmemesi nedeniyle şirket adına 2009 yılının Temmuz ila Ekim dönemlerine ilişkin ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, öte yandan, şirketin 2009 hesap döneminin özel tüketim vergisi yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora istinaden aynı dönemlere ilişkin şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarının dava konusu edildiği, mahkemece verilen ve kesinleşen ret kararı üzerine şirkete ödeme emri tebliğ edildiği, yine herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davacı adına … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacının, kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olup, asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacaklarının ödenmesinden 213 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı tarihten sonraki bir dönemde seçilen kanuni temsilci tarafından asıl borçlu şirkete ait geçmiş dönemlere ilişkin vergi borçlarının yapılandırılmış olması da davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin kanuni temsilci sıfatıyla doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Bu durumda, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak malvarlığı araştırması yapılmak suretiyle borcun şirketten tahsil olanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında, uyuşmazlık konusu dönemlerde kanuni temsilcilik sıfatını haiz olan davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından vergi dava dairesinin istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile, kararın belirtilen kısmına katılmıyorum.