Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/4751 E. , 2022/5494 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4751
Karar No : 2022/5494
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Adana ili, Seyhan ilçesi, …Mahallesi, …Caddesi, …Apartmanı, No:…adresinde masaj salonu olarak faaliyet gösteren iş yerinin fuhuş için birleşme yeri olarak kullanıldığından bahisle Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü’nün 96 ve 104. maddeleri uyarınca (90) doksan gün süre ile kapatılmasına ilişkin Seyhan Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadale Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu iş yerinin davacı tarafından devralınarak işletilmeye başlandığı 09/08/2017 tarihinden önce Adana İli Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla ”fuhuş için birleşme yeri olarak kullanıldığından bahisle (30) otuz gün süre ile kapatılmasına karar verildiği, daha sonra Seyhan Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla yine aynı sebeple (60) altmış gün süre ile kapatılmasına karar verildiği, dava konusu işlemde bahse konu kapatma kararları esas alınarak aynı fiilin üçüncü kez işlendiğinden bahisle mevzuat hükümleri uyarınca üst sınır olan (90) doksan gün kapatma cezası verildiği gözetildiğinde, iş yerinin davacı tarafından işletilmeye başlamadan önce söz konusu iş yerine yönelik olarak tesis edilen cezaların davacı hakkında uygulanacak ceza bakımından tekerrüre esas alınarak mevzuatta belirlenen üst sınırdan ceza verilmesine yönelik dava konusu işlemde cezaların şahsiliği ilkesine, hukuka ve mevzuata uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; iş yerinde çalışan kadınların ve tespit sırasında orada bulunan şahısların ifadelerinden iş yerinde fuhuş yapıldığının sabit olduğu, dava konusu işlemin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü uyarınca hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı Ahlak Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen 16/12/2017 tarihli olay tutanağında; dava konusu iş yerinde fuhuş yapıldığına dair duyumlar üzerine saat 19.30 sıralarında iş yeri etrafında tertibat alınarak beklenilmeye başlandığı, saat 20.20 sıralarında iş yerinden çıkan bir müşteriyle polis tanıtma kartları gösterilerek görüşme yapıldığı, V.D. kimlikli şahıs tarafından saat 19.00 sıralarında geldiği, masaj salonunda üç kadın olduğu, ismini bilmediği 30 yaşlarında sarışın bir kadınla 100 TL karşılığında masaj ve fuhuş için anlaştığı yönünde beyanda bulunulması üzerine ekiplerce masaj salonuna intikal edildiği, iş yeri sorumlusu davacı ile üç bayan masözün A.G., F.G., Z.K. olarak kimlik tespitlerinin yapıldığı, beyanı alınan müşterinin tarif ettiği eşkale uyan masözün F.G. olduğu, konu ile ilgili olarak nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bilgi verildiğinde masöz F.G.’nin mağdur, A.G. ile Z.K.’nın bilgi sahibi ve mesul müdür davacının “Fuhşa Teşvik, Aracılık ve Yer ve İmkan Sağlama” suçundan şüpheli olarak ifadesinin alınması yönünde talimat verildiği, iş yeri ruhsatının ve çalışanların kimlik bildirimleri ile masözlük belgelerinin mevcut olduğu, üç kadının ifadeleri alındıktan sonra salıverildiği, şüpheli konumdaki davacının gözaltına alındığı belirtilmiş, bu tutanak beş polis memuru, masözler ve davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmıştır.
Ahlak Büro Amirliğinde mağdur sıfatıyla ifadesine başvurulan F.G.; beş yıldır masöz olarak çalıştığını, iş yeri sahibinin C.Ç. olduğunu, işe başladığında K.A. isimli biri tarafından iş yerinin işletildiğini, daha sonra İ.E. isimli birinin işletmeyi devraldığını, onun da adli işlemler sebebiyle C.Ç.’ye devrettiğini, daha önce de iş yerinde fuhuş yapıldığı iddiası ile işlem yapıldığını ve bunların halen devam ettiğini, 16/12/2017 tarihinde beş müşteriye masaj yaptığını, iş yerinde hiçbir fuhuş uygulaması olmadığını, hiçbir müşterisiyle ilişkiye girmediğini, kendinin ve mesul müdür C.Ç.’nin husumetli olduğu kimsenin bulunmadığını, bilgi sahibi sıfatıyla ifadesine başvurulan Z.K., dört yıldır masöz olarak çalıştığını, iş yeri sorumlusunun C.Ç. olduğunu ve kasada ücretleri onun aldığını, iş yerinde fuhuş uygulaması olmadığını, olay günü iki müşteriye masaj yaptığını, diğer çalışanların kaç kişiye masaj yaptığını bilmediğini çalışırken kendisinin …, A.G.’nin …, F.G.’nin …takma ismini kullandığını, bilgi sahibi olarak ifadesine başvurulan A.G.; üç yıldır masöz olarak çalıştığını, iş yeri sorumlusunun C.Ç. olduğunu ve kasada ücretleri onun aldığını, iş yerinde fuhuş uygulaması olmadığını, olay günü dört müşteriye masaj yaptığını, diğer çalışanların kaç kişiye masaj yaptığını bilmediğini, çalışırken kendinin İdil, Z.K.’nın …, F.G.’nin …takma ismini kullandığını, şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulan davacı C.Ç.; iş yerinin kendi adına ruhsatlı olduğunu, işletmeyi iki ay önce devraldığını, beş sigortalı çalışanı olduğunu, kasada çoğu zaman kendinin durduğunu, masaj sırasında kapıların aralıklı bırakıldığını, bunu çalışanlarından özellikle istediğini, iş yerinde kesinlikle fuhuş yapılmadığını, kendisinin bu konuda bilgisi olmadığını, üzerine atılı suçu kabul etmediğini, daha önce husumetli müşterilerinin olduğunu, bunun sebebinin fuhuş tekliflerini reddetmesi olduğunu, bu şekilde tartıştığı çok kişinin olduğunu ancak bu şahısları hiçbir zaman ikinci kez görmediğini, daha önce bu şekilde bir suçlama ile karşılaşmadığını beyan etmiştir.
Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğünün …tarih ve …sayılı yazısı ile anılan hususların bildirilmesi üzerine, Seyhan Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadale Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla fuhuş için birleşme yeri olarak kullanıldığından ve aynı fiilin üçüncü kez işlendiğinden bahisle iş yerinin (90) doksan gün süre ile kapatılmasına karar verilmiş, söz konusu kararın iptali istemiyle de bakılan dava açılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemeden, davacının iş yerini devralmasından önce Adana İli Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla fuhuş için birleşme yeri olarak kullanıldığından bahisle (30) gün, Seyhan Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararıyla yine aynı sebeple (60) gün süre ile iş yerinin kapatılmasına karar verildiği, bu işlemlerin iptaline yönelik dava açılmadığı, “Bir Kimseyi Fuhşa Teşvik Etmek veya Yaptırmak veya Aracılık Etmek veya Yer Temin Etmek” suçundan …Cumhuriyet Başsavcılığının …soruşturma nolu dosyasında yürütülen soruşturma sonucunda davacı hakkında yüklenen suçu işlediğini gösterir dava açmaya yeterli kanıt bulunamadığı gerekçesiyle …tarih ve K:…sayılı kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü’nün 95. maddesinde, “İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104 üncü maddeye göre işlem yapılır.” hükmü; 96. maddesinde, “Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılır.” hükmü ve 104. maddesinde, “Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96 ncı maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle üç ayı geçmemek üzere kapatılır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile sadece gizli fuhuşu cezalandırmak değil, aynı zamanda fuhuş yapılan mekanlarda ortaya çıkabilecek zührevi hastalıkların önlenmesi de amaçlanmaktadır. Dolayısıyla Tüzük kapsamında alınan iş yeri kapatma kararı, bir ceza olduğu kadar tedbir niteliği de taşımaktadır.
Uyuşmazlıkta, Ahlak Büro Amirliğindeki ifadelerinde işletme sahibi davacı ve dava konusu iş yerinde çalışan masöz kadınlar iş yerinde gizli fuhuş yapılmadığını beyan etmişler ise de, Ahlak Büro Amirliğine bağlı ekip tarafından yapılan gizli inceleme üzerine düzenlenen, iş yerinde fuhuş yapıldığına yönelik 16/12/2017 tarihli tutanağın davacı ve dava konusu iş yerinde çalışan masöz kadınlar tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, bu sebeple tutanağa idari soruşturma açısından itibar edilmesi gerektiği, ayrıca masaj salonuna müşteri olarak giden V.D.’nin para karşılığı fuhuş yapıldığı ve masöz F.G’nin daha önce de fuhuş iddiasıyla aynı iş yerinde işlem yapıldığı yönünde ifade verdikleri, dikkate alındığında, dava konusu iş yerinin gerçek anlam ve amacından uzak bir şekilde fuhuş amacıyla kullanıldığı sonucuna varılmıştır.
Bununla beraber; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, iş yerinin davacı tarafından işletilmeye başlanmasından önce söz konusu iş yerine yönelik olarak tesis edilen cezaların davacı hakkında uygulanacak ceza bakımından tekerrüre esas alınarak mevzuatta belirlenen üst sınırdan ceza verilmesine yönelik dava konusu işlemde cezaların şahsiliği ilkesine, hukuka ve mevzuata uyarlılık bulunmadığı belirtilmişse de, Tüzüğün 104. maddesinde yer alan “Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96’ncı maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyla üç ayı geçmemek üzere kapatılır.” hükmünün tekerrüre ilişkin olmayıp, fuhuş yapıldığı tespit edilen yerlerin üç aya kadar kapatılmasında idareye takdir yetkisi veren bir hüküm olduğu açıktır. Söz konusu hüküm idare açısından zorunlu ve bağlayıcı sürelerle tekerrür niteliğinde işlemler tesis etme yükümlülüğü doğurmamaktadır. Bu durumda fuhuş yapıldığı tespit edilen yerler hakkında ilk seferde dahi üç ay kapatma kararı verilebileceği gibi farklı zamanlarda yapılan tespitler üzerine eylemin oluş şekli ve ağırlığı dikkate alınarak takdiren ilk eylemde daha uzun, ikinci eylemde daha kısa süreli kapatma kararları verilmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Ayrıca; davacı hakkında “bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek” suçlamasıyla başlatılan soruşturma sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; ceza hukuku ile idare hukukunun ilke ve kuralları ile bunun sonucu olarak yapılan hukuki değerlendirmeler birbirinden farklılık arz ettiğinden, bahse konu kararın denetimi yapılan işlem yönünden idari yargı yerini bağlamayacağı açıktır. Bu nedenle anılan karar, dava dosyasında mevcut bilgilerin ve Tüzük hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde ulaşılan iş yerinin gerçek amaç ve anlamından uzak şekilde fuhuş amacıyla kullanıldığı sonucunu değiştirmeyecektir
Bu bağlamda; dava konusu işlem, her ne kadar daha önce kapatma kararı olması ve aynı fiilin üçüncü kez işlendiğinin tespiti sebebiyle doksan gün süre ile kapatma kararı verilmesi şeklinde tesis edilmiş ise de, Tüzüğün 104. maddesinin bir tekerrür hükmü içermediği dikkate alındığında, dava konusu işleme ilişkin kolluk kuvvetlerince yapılan tespitlerin aksini kanıtlayacak somut bilgi veya belgenin dosyaya sunulamadığı, iş yeri kapatma işleminin, işletmecinin şahsına değil iş yerine yönelik olduğu, uyuşmazlığa konu iş yerinde daha öncede gizli fuhuş yapıldığı, işleme konu iş yerinde fuhuş yapıldığını beyan eden erkek şahıs ile masöz F.G’nin ifadelerinden ve herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanan olay tutanağından da bu durumun anlaşıldığı açık olup, iş yerinin fuhuş amacıyla kullanılmasının cezalandırılmasını ve süreklilik arz edecek şekilde aynı amaçla kullanılmaya devam olunmasının engellenmesini teminen tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki …İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Konya Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.