Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2688 E. , 2022/6825 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2688
Karar No : 2022/6825
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVALI): … Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, … ‘ün baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Antalya Barosu Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca verilen … tarih ve … sayılı kararının, uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı’nın 07/12/2020 tarih ve … sayılı Olur’una uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; baro levhasına yeniden yazılma talebinde bulunan … ‘ün hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilen hapis cezasının kesinleşmesi sebebiyle ve koyun – keçi yetiştiriciliği işi ile uğraştığı gerekçesiyle açılan iki ayrı disiplin soruşturması neticesinde kesinleşmiş disiplin kararları ile avukatlık mesleğinden çıkarılmasına karar verildiği, 1136 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak avukatlığa engel hal olarak düzenlendiğinden ilgilinin baro levhasına yazılması talebinin kabul edilmesi kararında ısrar edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, bununla birlikte kesinleşmiş bir disiplin soruşturması neticesinde avukatlık mesleğinden çıkarılan bir kişinin yeniden levhaya yazılabilmesi için levhadan silinmeye ilişkin sebebin ortadan kalktığına dair ilgili beyanı tek başına yeterli olmayıp bu hususun gerekli araştırmalar yapılarak ortaya konulması suretiyle söz konusu disiplin kurulu kararlarının yetkili organlar tarafından verilecek kararlar ile usulüne uygun olarak ortadan kaldırılması gerektiğinden ve uyuşmazlık konusu olayda bu yönde alınmış bir karar bulunmadığından anılan iddialara itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, müdahilin herhangi bir hayvancılık faaliyeti olmadığı, buna ilişkin Kumluca Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 14.08.2020 tarihli yazısının sunulduğu, dolayısıyla levhadan silinmeyi gerektiren hal ortadan kalktığından 1136 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereği müdahilin levhaya yeniden yazılma hakkı elde ettiği; ayrıca işlenilen suç uzlaşma kapsamına alındığından müdahilin Avukatlık Kanunu 5/1-a maddesi kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, işlemin yetkili organlar tarafından tesis edildiği, mesleğe kabulün yönetim kurulu yetkisinde olduğu, ömür boyu hak mahrumiyetinin insan haklarına ve çalışma hürriyetine aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.
2-Müdahil … tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu, kendisinin herhangi bir hayvancılık faaliyeti ve Avukatlık Kanunu 5/1-a maddesi kapsamında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, işlemin yetkili organlar tarafından tesis edildiği, mesleğe kabulün yönetim kurulu yetkisinde olduğu, ömür boyu hak mahrumiyetinin insan haklarına ve çalışma hürriyetine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E: …, K: …sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 24/11/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
X- Dava, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yönetim Kurulu’nun …tarih ve … sayılı ısrar kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlı Kanunu’nun 5. maddesinde, “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur: a) (…) güveni kötüye kullanma (…) suçlarından mahkûm olmak, b) Kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucunda hakim, memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak, (…) d) Avukatlık mesleki ile birleşemiyen bir işle uğraşmak, (…) Birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler. Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir. Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır.” kuralına, “Avukatlıkla birleşemiyen işler” başlıklı 11. maddesinde, “Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla birleşemez.” kuralına, “Levhadan silinmeyi gerektiren haller” başlılık 72. maddesinde, “Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir: a) Avukatlığa kabul için bu kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması, …” kuralına, “Levhaya yeniden yazılma hakkı” başlıklı 73. maddesinde, “72 nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin sona erdiğini ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmak hakkını kazanır. Şu kadar ki, baro yönetim kurulu, gerekli gördüğü hallerde, sebeplerini de açıklamak suretiyle, levhaya yeniden yazılma talebinde bulunanı, ilk yazılmaya esas olan şartların hepsinin veya bir kısmının varlığını ispatla zorunlu tutabilir. Ruhsatname verilmesi hükmü ayrık olmak üzere, bu kanunun 7, 8 ve 9 uncu maddeleri levhaya yeniden yazılma istemlerinde de kıyas yolu ile uygulanır. ( …)” kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, baro levhasına yeniden yazılma talebinde bulunan …’ün koyun-keçi yetiştiriciliği işi ile uğraştığı ve hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan verilen hapis cezasının kesinleşmesi gerekçeleriyle açılan iki ayrı disiplin soruşturması neticesinde kesinleşmiş disiplin kararları ile avukatlık mesleğinden çıkarılmasına karar verildiği; ancak güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının, 24/10/2019 tarih ve 3092 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi hükmüyle Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde değişiklik yapılarak güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alınması üzerine, ilgilinin uzlaştırma talebinde bulunması nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ek kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilerek mahkümiyetin ortadan kalktığı ve düşme kararının 14/09/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından ortada 1136 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı hususu davacı ve davalı yan ile İdare Mahkemesi ve İstinafın kabulündedir.
Bununla birlikte, ilgilinin koyun-keçi yetiştiriciliği işi ile uğraşarak anılan Kanun’un 11. maddesinde yasak faaliyet olarak sayılan ticaret yaptığının somut belgelerle ispatlanmış olması halinde, ilgilinin koyun-keçi yetiştiriciliği işi ile uğraştığı gerekçesiyle 1136 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi (avukatlıkla birleşmeyen iş) gereği yürütülen disiplin soruşturması neticesinde kesinleşmiş disiplin kararı ile avukatlık mesleğinden çıkarılması yönünde verilen kararın hukuk aleminde varlığını sürdürdüğü açıktır. Bunun ise cezai mahkumiyetin neticesine bağlı hukuksal engelden farklı olduğu hususu ilgili hükümden anlaşılmaktadır. Neticede, ilgilinin baro levhasına yazılması talebinin kabul edilmesi kararında ısrar edilmesine yönelik dava konusu işlemde yukarıda açıklanan gerekçeyle hukuka uyarlık görülmemiştir. Kararın bu gerekçeyle onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.