Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5805 E. , 2022/10198 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5805
Karar No : 2022/10198
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Taş San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. Prof. Dr. …
2- (DAVACI YANINDA MÜDAHİL) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
3- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- … Taş San. ve Tic. Ltd. Şti.
3- … Valiliği
İSTEMİN ÖZETİ : Mülkiyeti Hazineye ait İzmir İli, Selçuk İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız imalat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca davacıya 355.561,26 TL para cezası verilmesine ilişkin Selçuk Belediye Encümeni’nin … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu taşınmaz hakkında İzmir Valiliği tarafından tesis izni verildiği, taşınmazın bulunduğu alan hakkında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının bulunmadığı, Valilik tarafından verilen izne aykırı yapı yapıldığı yolunda tespit bulunmadığı, ayrıca 3194 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile Plansız Alanlar Yönetmeliği 37. maddesi uyarınca yapı ruhsatı gerekmediği gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, dava konusu yer için düzenlenen işletme ruhsatı ve işletme tesis izin belgesinin Doğal Mineralli Sular Hakkındaki Yönetmelik kapsamında verildiği, bu izinlerin 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca alınması zorunlu olan yapı ruhsatı zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, yine taşınmazın bulunduğu alan hakkında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının bulunmamasının da yapı ruhsatı alma zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, yapı hakkında Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre ruhsat alınması gerektiği gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı kaldırılarak, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen temel para cezası ile temel para cezasının artırıldığı aynı Kanun’un 42/2. maddesinin (c) bendinin 2. ve 8. alt bentleri yönünden davanın reddi, temel para cezasının artırıldığı anılan Kanun’un 42/2. maddesinin (c) bendinin 7. alt bendinin ise iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacı tarafından, karşı tarafın temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Davalı idare tarafından, karşı tarafın temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
MÜDAHİLİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17/2 maddesi gereğince duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava; Mülkiyeti Hazineye ait İzmir İli, Selçuk İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … parsel sayılı taşınmazda, İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı izni ile davacı tarafından kurulan doğal mineralli su tesisinin ruhsatsız olduğundan bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca davacıya 355.561,26 TL para cezası verilmesine ilişkin Selçuk Belediye Encümeni’nin … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucu İdare Mahkemesi tarafından; dava konusu taşınmaz hakkında İzmir Valiliği tarafından tesis izni verildiği, taşınmazın bulunduğu alan hakkında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının bulunmadığı, Valilik tarafından verilen izne aykırı yapı yapıldığı yolunda tespit bulunmadığı, ayrıca 3194 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile Plansız Alanlar Yönetmeliği 37. maddesi uyarınca yapı ruhsatı gerekmediği gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine ise temyize konu kararda; dava konusu yer için düzenlenen işletme ruhsatı ve işletme tesis izin belgesinin Doğal Mineralli Sular Hakkındaki Yönetmelik kapsamında verildiği, bu izinlerin 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca alınması zorunlu olan yapı ruhsatı zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, yine taşınmazın bulunduğu alan hakkında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının bulunmamasının da yapı ruhsatı alma zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, yapı hakkında Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre ruhsat alınması gerektiği gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 26. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
01.12.2004 tarih ve 25657 sayılı Resmî Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Yönetmelik, Türkiye Cumhuriyeti topraklarından çıkartılan doğal mineralli suların niteliklerini, hidrojeolojik, fiziksel, kimyasal, fiziko-kimyasal, mikrobiyolojik ve tıbbi özelliklerini, kaptaj, isale, depo, dolum yeri gibi ünitelerinin haiz olacağı teknik ve hijyenik şartlar ile onaylama, ruhsatlandırma, ambalajlama, etiketleme, satış ve denetimini, üçüncü ülkelerin topraklarından çıkartılan Kurum tarafından onaylanarak ülkemize ithaline izin verilen doğal mineralli sular ile Avrupa Birliğine üye devletlerin yetkili kuruluşları tarafından doğal mineralli su olarak onaylanan suların ülkemizde satışı, denetlenmesi ve etiketlenmesini kapsar……..” hükmüne, “Tanımlar” başlıklı 4. maddede; ” Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden;…. g)Tesis izni: Doğal mineralli su işletmelerinin inşası için bu Yönetmelik uyarınca verilen izni,….” hükmüne, “İzin Alma Mecburiyeti” başlıklı 9. maddede; “Bu Yönetmelikte belirtilen esaslara göre onaylanmış doğal mineralli suları işletmek isteyenler.Valilikten önce tesis izni, sonra da işletme izni almak zorundadır” hükmüne, “Dosya tanzimi ve tesis izni” başlıklı 13. maddesinde; “Tesis izni için iki nüsha olarak tanzim edilecek olan dosyada aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler bulunur: Hazırlanan dosyalar müdürlükçe incelenir, uygun görülmesi halinde onaylanır ve tesis izni verilir. Kuruma ve işletmeciye tesis izni verildiği bir yazı ile bildirilir. Doğal mineralli su sahipleri veya işletmecileri, Valilikten tesis izni almadan inşa ettikleri yapı ve tesislerden dolayı hak talep edemezler…. Tesis izni alınmadan inşa edilmiş tesislerin projelerine uygun olması halinde; Müdürlükçe bir değerlendirmede bulunulur ve herhangi bir eksiklik yok ise Valilikçe tesis izni ile üretim izni aynı anda verilebilir.” hükmüne ve “Tesiste Yapılacak İlave veya Değişiklik” başlıklı 33. maddesinde; “Yeni kaynak ilave edilmek veya tesiste fiziki yapıyı değiştirecek şekilde tadilat veya ilave yapılmak istenmesi halinde Yönetmeliğin 13 ve 15 inci maddeleri doğrultusunda Valilikten izin alınması şarttır.” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, Plansız Alanlar Yönetmeliği’nin “Kamuya Ait Yapı ve Tesisler” başlıklı 37. maddesinde ise,”Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak ve yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mes`uliyetinin bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydı ile avan projeye göre ruhsat verilir.Devletin güvenlik ve emniyeti ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat ve savunması bakımından gizlilik arzeden yapılara; ilgili idareden alınan imar durumuna, kat nizamı, cephe hattı, inşaat derinliği ve toplam inşaat metrekaresine uyularak projelerinin kurumlarınca tasdik edildiği, statik ve tesisat sorumluluğunun kurumlarına ait olduğunun ilgili idareye yazı ile bildirildiği takdirde 36 ncımaddede sayılan belgeler aranmaksızın yapı ruhsatı verilir. Ancak, kamu kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılacak olan enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma ve benzeri hizmetler ile ilgili tesisler ve bunların müştemilatı için ruhsat alınmasına gerek olmayıp, yatırımcı kamu kuruluşunca yazılı olarak ilgili idareye, inşaata başlandığının bildirilmesi yeterlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının doğal mineralli su üretmek amacıyla yapmakta olduğu tesis için ilgili yönetmelik uyarınca gerekli planlamaları yaparak ve gerekli evrakı düzenleyerek başvurduğu yetkili İzmir Valiliği’nin 21/12/2017 tarih ve … sayılı oluru ile işletme tesisi izni aldığı, yapılacak olan tesise ilişkin proje incelemelerinin İzmir Valiliği tarafından değerlendirilmesi suretiyle tesis izni düzenlendiği ve davacı tarafından yasal izinler alınmak suretiyle inşaat faaliyetlerine başlandığı görülmektedir. Davalı idare tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesine istinaden 16.10.2019 tarihinde düzenlenen yapı tatil tutanağında tespit edilen imalatlar için davalı Belediyeden inşaat ruhsat izni alınmasına gerek bulunmadığı gibi yapının bulunduğu alanda sadece 1/100.000lik ve 1/25.000lik planların bulunduğu söz konusu alanda 1/5000lik ve 1/1000lik planların bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda; 16/10/2019 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapılar için davacı tarafından İzmir Valiliği’nden tesis izni alındığı, 3194 sayılı Kanunun anılan 21/b maddesi dikkate alındığında, 5000lik ve 1000 lik planların bulunmadığı söz konusu alanda bu planlara aykırılıktan söz edilemeyeceği gibi, Valilik tarafından verilen tesis iznine aykırı yapı yapıldığı yolunda bir tespit de davalı idarece ortaya konulamadığına gözönüne alındığında, dava konusu işlemin; ruhsat gerektirmesine rağmen ruhsatsız olarak inşa edildiğinden bahisle dava konusu yapılar nedeniyle yapı sahibi olan davacıya 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gibi dava konusu yapılar için hem plansız alanlar yönetmeliğinde de yer alan fen, çevre ve sağlık şartlarının işletme ve inşaat ruhsatı alma aşamasında İzmir Valiliği tarafından gerekli inceleme ve araştırmaları yapılarak sağlandığı, hem de yapıların, 3194 sayılı yasanın 26. maddesi kapsamında İzmir Valiliği tarafından yaptırılan yapılardan ve Plansız Alanlar Yönetmeliğinin 37. maddesinde ifade edilen kamu kuruluşlarınca yaptırılacak olan tabii kaynaklar ile ilgili tesis niteliğinde olduğu, davacı tarafından yapıya başlanılacağına dair yapılan başvuru üzerine İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısı ile dava konusu yapının yapımına başlanılacağına dair bildirimin de davalı idareye yapıldığı görüldüğünden, bu yönden de dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.