Danıştay Kararı 3. Daire 2021/3030 E. 2022/4859 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/3030 E.  ,  2022/4859 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3030
Karar No : 2022/4859

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2011 yılının Ocak ila Nisan dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmesi sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İlgili döneme ait defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin yazı ikamet adresinde kayın validesine tebliğ edilen ve mükellefiyeti 30/04/2011 tarihinde sona eren davacı tarafından, iş yerinin adına kayıtlı olmasına rağmen muhasebe ve parasal işlerle eski eşi Hasan Benek ilgilendiğinden defter ve belgeleri inceleme elemanına ibraz etmek için anılan kişiyle irtibata geçtiği ancak kavgalı şekilde boşandığı için eski eşinin bilinçli olarak kendisiyle muhatap olmadığı, muhasebecisinin ise defter ve belgelerin … ‘te olduğunu söylediği, kendisinde mevcut olan dört cilt satış faturası ile gider faturalarını inceleme elemanına teslim ettiği, fatura nüshalarının değiştiğine dair bilgisinin olmadığı, söz konusu faturaların eski eşi tarafından düzenlendiğinin iddia edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan … Aile Mahkemesinin … tarih ve E…. , K…. sayılı kararında, … ‘in 2006 yılında … Kurye firmasının davacı adına açılmasına rağmen, birlikte idare edildiği, tarafların her ikisinin de mesai harcadığı yönünde beyanda bulunduğu, davacının kayınvalidesi … ‘in ise …’in Çorlu’da … Kurye unvanlı iş yerini çalıştırdığı, söz konusu iş yerinin önce eşi adına tescil edildiği şeklinde beyanda bulunduğu olayda, davacının, “… Dağıtım ve İletişim Hizmetleri … ” kaşesi altında 2010 ve 2011 yıllarında düzenlediği faturalardan yola çıkılarak Mahkemelerince Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örnekleri üzerinden yapılan incelemede, 17/03/2006 tarihinde … Dağıtım ve İletişim Hizmetleri … unvanının tescil edildiği, 30/11/2008 tarihinde … Dağıtım ve İletişim Hizmetleri … tarafından, yapmakta olduğu işi aktif ve pasifi ile terk ettiğinden 04/12/2008 tarihinde terkin edildiği, aynı tarihte … Dağıtım ve İletişim … ismi altında ticaret unvanının tescil edildiği, 30/04/2011 tarihinde … Dağıtım ve İletişim … tarafından, yapmakta olduğu işi aktif ve pasifi ile terk ettiğinden 05/01/2012 tarihinde de terkin edildiğinin ilan edildiği ve akabinde aynı tarihte … Dağıtım ve İletişim … olarak ticaret unvanının tescil edildiği ve bu isimle ticari faaliyetinin sürdürüldüğünün görüldüğü dolayısıyla bahse konu ticari unvanların tescil edilmesinin bir önceki ticari unvanın terkin edilmesi akabinde gerçekleştiği, farklı isimler altında kurulsa dahi anılan işletmenin davacının eski eşi tarafından sevk ve idare edildiği anlaşıldığından defter ve belgelerin anılan şahsın zilyetliğinde bulunduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca davacının boşandığı eski eşinin annesine yapılan tebliğ usulsüz olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, somut bir saptama olmaksızın özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usulüne uygun tebliğ edilen yazıya rağmen defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden yapılan tarhiyat ile kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, 2011 yılına ait yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmesi sebebiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde; resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re’sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daha önce davacı adına 2011 yılının Ocak ila Nisan dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesinin esasa etkili bir şekil hatası olduğu gerekçesiyle kaldırılması üzerine vergi tekniği raporu da eklenmek suretiyle yeniden düzenlenerek tebliğ edilen ihbarnameler içeriği tarhiyata ve kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davada; katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının Danıştay Üçüncü Dairesinin 25/11/2021 tarih ve E:2018/2475, K:2021/5595 sayılı kararıyla onandığı dikkate alındığında, mükerrer vergilendirmeye ve ceza kesilmesine yol açılmaması için dava konusu vergi ve cezaların düzeltme fişleri ile terkin edilmesi gerektiği halde bu doğrultuda herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmamış olup yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.