Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2495 E. 2022/5876 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2495 E.  ,  2022/5876 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2495
Karar No : 2022/5876

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İplik San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından sahibi olduğu taşınmaza ilişkin olarak 2015 ila 2018 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması ile 2015,2016 yılları ve 2017 yılının 1. dönemi için ödenen toplam 216.783,84-TL’nin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddi yolundaki … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı şirkete devrinin yapıldığı 18/04/2014 tarihi itibariyle 2014 yılını takip eden beş yıl süresince emlak vergisine tabi tutulmaması gerekirken 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7/4. maddesine aykırı olarak tahakkuk eden emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması ve ödenen vergilerin iadesi talebiyle yapılan dava konusu düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davanın kabulü ile 2015,2016,2017 ve 2018 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının kaldırılmasına, yersiz ödenen 216.783,84-TL tutarındaki vergi ile katkı payının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu taşınmaz, 28/02/1983 tarih ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 16 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği uyarınca imar planı ile iskan sahasına alındığı, 15/02/2003 tarihi itibariyle cins değişikliğine uğrayarak arsa niteliğinde sayıldığı, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın … tarih ve … nolu özelgesinde de açıkça ifade edildiği üzere cins değişikliğine uğramış bir taşınmazın 4706 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca emlak vergisi muafiyetinden faydalanmasının söz konusu olamayacağı, ayrıca yapılandırmadan faydalanıldığı için bu kısım yönünden de dava konusu yapılamayacağı hususları ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından sahibi olduğu taşınmaza ilişkin olarak 2015 ila 2018 yılları için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması ile 2015,2016 yılları ve 2017 yılının 1. dönemi için ödenen toplam 216.783,84-TL’nin iadesi talebiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddi yolundaki … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın iadesi istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun’un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.
6736 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı bendinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil); vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının; vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçileceği, maddenin (10) numaralı bendinde, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmalarının şart olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2015,2016 yılı 2. dönem ve 2017 , 2018 yıllarına ilişkin emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı tahakkukuna dair kısmı ile 2016 yılının 1. dönemine ait olan miktar hariç olmak üzere ödenen tutarın iadesine ilişkin kısmına yönelik ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin 2016 yılının 1. dönemine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden davacı tarafından düzeltme-şikayete konu edilen ve dava dilekçesi ile iadesi istenen emlak vergisinin 2016 yılı 1. dönemine ait kısmının 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırıldığı ve ilk 7 taksidine ilişkin ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mükelleflerin borçlarını 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak ödemek istemeleri halinde koşullardan biri de dava açmamaları, açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları olduğundan, bu Kanun’dan yararlanılarak, vergilerin yapılandırılması ve ödemenin yapılması durumunda, anılan Kanun hükümlerinin idarece yanlış uygulanması sonucu doğacak uyuşmazlıklar ile mükelleflerin sehven yaptıkları başvurular üzerine borçları yapılandırmaları gibi durumlar hariç herhangi bir sebeple aynı borçlar için dava açılması söz konusu olamaz.
Bu durumda, 6736 sayılı Kanun uyarınca kesinleşen borçlar için yapılandırma talep edilmesinden ve yapılandırılan borcun ödenmesinden sonra, ödenen tutarın iadesi istemiyle düzeltme şikayet yolu ile davalı idareye başvurulmuş ise de söz konusu Kanun’dan yararlanılarak yapılandırılan vergilerin aslına ilişkin iddialarla dava konusu edilmesine olanak bulunmadığı ve davacının başvurusunun da yukarıda belirtilen kapsamda olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzeltme şikayet başvurusunun 2016 yılı 1.dönemi için tesis edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu nedenle davanın dava konusu işlemin 2016 yılı 1. dönemine ait kısmı yönünden de kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne,kısmen reddine
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının 2016 yılının 1. dönemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,diğer kısmın ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunandan … TL maktu harcın alınmasına,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.