Danıştay Kararı 10. Daire 2022/2751 E. 2022/5501 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2751 E.  ,  2022/5501 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2751
Karar No : 2022/5501

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı dernek başkanı tarafından; Bursa ili, Osmangazi ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…, Kat:… adresinde faaliyet gösteren … Kültür Sanat Derneğinin lokalinin kıraathane gibi dizayn edildiği, lokalde oyun oynamak için yuvarlak masaların bulunduğu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na riayet edilmediği, dernek lokalinde dernek üyesi olmayan müşteriye hizmet verildiği, bir adet av tüfeği ve bir adet tabanca ile bunlara ait mermilerin bulunduğu, üye olmayan kişilerin lokalde bulunduğu, lokalin umuma açık hale geldiği ve uyuşturucu madde bulundurulduğundan bahisle ”Lokal Açma ve İşletme İzin Belgesi”nin Dernekler Yönetmeliği’nin 67. maddesi gereğince iptal edilmesine ilişkin Osmangazi Kaymakamlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dernekler Yönetmeliğinin 66. maddesinde birinci fıkrada belirtilen fiiller sebebiyle üç defa faaliyetten men edilen, 67. maddesinde uyuşturucu ve kanuna aykırı silah bulundurulan lokallerin izin belgelerinin iptal edileceğinin hükme bağlandığı, dava konusu derneğin üç defadan fazla faaliyetten men edildiği ve 24/10/2020 tarihinde yapılan denetimde de Kanuna aykırı olarak silah ve uyuşturucu madde bulundurduğunun tespit edildiği, anılan durumların lokal işletme izin belgesinin iptalini gerektirdiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından öncelikle çatı katının binanın ortak kullanım alanında kaldığı, söz konusu silahlar ve uyuşturucu maddelerin de binanın dernek lokalinden bağımsız olan çatı katında ele geçirildiği, dernek üyesi tarafından yapılan usulsüzlüklerden cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca dernek yönetiminin sorumlu olamayacağı iddia edilmiş ise de; mahallinde yapılan incelemedeki tespitlerden, dosya kapsamındaki tutanaklar ve fotoğraflardan söz konusu yerin dernek lokali olarak kullanıldığının ve binanın ortak kullanımına açık olmadığının görüldüğü, silah ve uyuşturucu maddelerin dernek üyesi üzerinde değil, dernek lokalinde bulunduğunun açık olduğu, mevzuatta belirtilen uyuşturucu madde ve silah bulundurulması eyleminin sabit olması karşısında anılan beyanlara itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından; cezaların şahsiliği ilkesi gereğince üçüncü kişinin fiillerinden derneğin sorumlu tutulamayacağı, idari işlemin yer bakımından denetiminin hukuka aykırı yapıldığı, işleme sebep olan olayların dernek lokalinden bağımsız olan yerde gerçekleştiği, dava konusu işlemin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla dayanaksız kalan dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu dernek lokali adına Osmangazi Kaymakamlığı tarafından … tarihli ve … sayılı “içkisiz dernek lokali” açma ve işletme izin belgesi verildiği, İl Dernekler Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısına istinaden lokalde kumar oynatıldığından bahisle … tarih ve … sayılı Kaymakamlık Oluru ile “10 gün süre ile geçici olarak faaliyetten men” kararı verildiği, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısına istinaden “lokalde izinsiz içki kullandırıldığından” bahisle … tarih ve … sayılı Kaymakamlık Oluru ile “10 gün süre ile geçici olarak faaliyetten men” kararı verildiği, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısına istinaden “lokalde izinsiz içki kullandırıldığından” bahisle … tarih ve … sayılı Kaymakamlık Oluru ile “30 gün süre ile geçici olarak faaliyetten men” kararı verildiği, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısına istinaden “lokalin umuma açık yer durumuna geldiği”nden bahisle … tarih ve … sayılı Kaymakamlık Oluru ile “10 gün süre ile geçici olarak faaliyetten men” kararı verildiği, dernek lokali ile ilgili olarak “kumar oynamak ve oynatmak” konulu ihbar üzerine
24/10/2020 tarihinde, saat 19.00 sıralarında, Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğine bağlı ekipler tarafından denetime gidildiği, bina önünde bir müddet gözlem yapıldıktan sonra bina içine girildiği, içeride bir kapı daha olduğu görülünce kapının çalındığı, yaklaşık 10 dakika sonra kapının açıldığı, iş yerinin iki katlı olduğu, lokalin kıraathane olarak dizayn edildiği, oyun oynamak için yuvarlak masaların bulunduğu, Covid-19 tedbirlerine riayet edilmediği, içeride sigara içildiği, balkonda ve mutfak kısmında boş bira şişelerinin bulunduğu, iş yerinde bulunan şahıslardan bir kısmının dernek üyesi olup yaka kartlarının bulunmadığı, bir kısmının ise dernek üyesi olmayıp müşteri oldukları, kapı girişine göre sol tarafta görünür vaziyette “kova” olarak tabir edilen, içerisinde narkotik madde bulunduğu değerlendirilen yeşil renkli cam şişenin görüldüğü, iş yerinin bir üst katının daha görülerek açık olan kapıdan üst kata (çatı katı) çıkıldığında, … isimli şahsın burada bulunan bir kanepe üzerinde uzanır vaziyette durduğunun görüldüğü, kanepenin yanındaki pencere kenarında da şeffaf poşete sarılı bir çıkı yeşil renkli kenevir tohumu olduğu değerlendirilen narkotik maddenin ve bir çıkı bardak su poşetine sarılı halde metanfetamin maddesi olduğu değerlendirilen narkotik madde ile yine aynı yerde ruhsastız av tüfekleri, tabanca ve bunlara ait mermi ve fişekleri ile bir adet kelepçe ve anahtarının bulunduğunun tespit edildiği ve tespit tutanağının davacı ile adı geçen tarafından imza altına alındığı, adı geçen …’nin dernek üyesi olduğu ve hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca “kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçundan açılan … Soruşturma numaralı dosyada … tarih ve K:… sayılı kararla Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine ve “6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında işlenen suç” nedeniyle açılan ceza davasında, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 3 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dernek lokali hakkında yapılan tespitin Bursa Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile davalı idareye bildirildiği görülmektedir.
Bunun üzerine, davalı idare tarafından lokalin kıraathane gibi dizayn edildiği, lokalde oyun oynamak için yuvarlak masaların bulunduğu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na riayet edilmediği, dernek lokalinde dernek üyesi olmayan müşteriye hizmet verildiği, bir adet av tüfeği ve bir adet tabanca ile bunlara ait mermilerin bulunduğu, üye olmayan kişilerin lokalde bulunduğu, lokalin umuma açık hale geldiği ve uyuşturucu madde bulundurulduğundan bahisle “lokal açma ve işletme izin belgesinin” iptaline dair … tarih ve … sayılı işlemin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmü; “Dernek kurma hürriyeti” başlıklı 33.maddesinde, “Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir…” hükmü; “Anayasa Mahkemesinin kararları” başlıklı 153. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmü; 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle “Derneklerin izinle kurabileceği tesisler” başlıklı 26. maddesinde, dava tarihinde yürürlükte olan haliyle, “Derneklerin, tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, eğitim ve öğretim faaliyetleri için yurt, pansiyon; üyeleri için lokal açmaları ve lokallerinde alkollü içki kullanılması ile bu tesislerin işletilmesi mülkî idare amirinden izin almalarına bağlıdır. Bu tesislerin açılması, işletilmesi ve kapatılmasına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte düzenlenir.” hükmü; Dernekler Yönetmeliği’nin “Faaliyetten geçici olarak men etme” başlıklı 66. maddesinde, “Kumar oynatıldığı, izinsiz içki kullanıldığı, umuma açık yer durumuna geldiği veya yazılı uyarıya rağmen, 63 üncü maddede belirtilen lokal yönergesine veya bu Yönetmelikte belirtilen lokaller ile ilgili diğer usul ve esaslara aykırı hareket edildiği tespit edilen lokaller, mülki idare amiri tarafından otuz günü geçmemek üzere geçici süreyle faaliyetten men edilir. Yukarıdaki fıkrada yazılı fiiller sebebiyle üç defa faaliyetten men edilen lokallerin izin belgeleri, mülki idare amirince iptal edilir.” hükmü; “Lokal açma ve çalışma izninin iptali” başlıklı 67. maddesinde,”Yapılan denetimler neticesinde, uyuşturucu madde imal edildiği, satıldığı, kullanıldığı veya bulundurulduğu; 6136 sayılı Kanuna aykırı silah bulundurulduğu veya satıldığı; genel güvenliğe ve genel ahlaka aykırı faaliyetlerde bulunulduğu tespit edilenlerin lokal açma ve işletme izin belgeleri mülki idare amirince iptal edilir. Ayrıca, konusu suç teşkil eden fiillerin işlenmesi durumunda, soruşturma evrakı derhal Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Lokal açma ve işletme izin belgesi iptal edilen derneklerin lokal açma başvuruları, iptal tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe incelemeye alınmaz.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
04/01/2004 tarih ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 26. maddesinin ikinci cümlesinin Anayasa’nın 2., 7., 13., 38., 48. ve 124. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi talebiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine
Anayasa Mahkemesinin 22/02/2022 tarih ve 31758 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/12/2021 tarih ve E:2021/59, K:2021/90 sayılı kararıyla; Anayasa’nın 13. maddesi hükmüne yer verilerek ve temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği belirtilerek, Anayasa’nın 33. maddesinde, herkesin önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma özgürlüğüne sahip olduğunun, hiç kimsenin bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamayacağının, dernek kurma özgürlüğünün ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlandırılabileceğinin, dernek kurma özgürlüğünün kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunda gösterileceğinin öngörüldüğü, Anayasa’nın 13. ve 33. maddeleri uyarınca dernek kurma özgürlüğünü sınırlamaya yönelik kanuni bir düzenlemenin şeklen var olmasının yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olmasının, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerektiği, kanunda bulunması gereken bu niteliklerin hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunlu olduğu, zira bu ilkenin hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı, kanunilik ilkesinin bu anlamda hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanması gerektiği, itiraz konusu kuralla ise derneklerin; tüzüklerinde gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere yurt, pansiyon ve lokallerin işletilmesine ve kapatılmasına ilişkin esas ve usullerin yönetmelikte düzenleneceğinin hükme bağlandığı, bu itibarla kuralın, dernek kurma özgürlüğüne ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizmeden ve temel ilkeleri belirlemeden düzenlemenin yönetmeliğe bırakılmasını öngörmesi nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gerekliliğiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 26. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…işletilmesi ve kapatılmasına…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince; kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Dava konusu dernek lokalinin açma ve işletme izin belgesinin iptaline ilişkin işlemin dayanağını oluşturan Dernekler Yönetmeliği’nin üst normu niteliğinde olan kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa’ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrasında, “Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.”; 5. fıkrasında, “İptal kararları geriye yürümez”; 6. fıkrasında ise, “Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa’da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, Dernekler Yönetmeliğine göre tesis edilen dava konusu işlemin dayanağı 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 26. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…işletilmesi ve kapatılmasına…” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne dayalı Dernekler Yönetmeliği’nin 67. maddesi uyarınca tesis edilen “lokal açma ve işletme izin belgesinin” iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.