Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6396 E. , 2022/6790 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6396
Karar No : 2022/6790
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, takdir komisyonu kararına istinaden 2008/5. dönemi için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; mükellef hakkında, yüklendiği katma değer vergisi tutarlarının gerçeği yansıtmadığından bahisle, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, bir kısım alışlarının sahte faturalarla belgelendiği gerekçesiyle resen tarhiyat gerçekleştirilebilmesi için; öncelikle, yüklenilen bu katma değer vergisi tutarlarının yasal defterlere kaydedilip kaydedilmediği, katma değer vergisi indiriminde kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmışsa, hangi dönemde indirilecek katma değer vergisi olarak beyan edildiği tespit edilerek resen tarh nedeninin ortaya konulması, sonrasında, haksız katma değer vergisi indiriminde kullanıldığı tespit olunan bu katma değer vergisi tutarlarının, beyan edildiği dönemde, indirilecek katma değer vergisi tutarından çıkarılarak katma değer vergisi beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi, bu düzenleme yapılırken mükellefin, varsa o döneme ait diğer indirilecek katma değer vergisi tutarları ile önceki dönemden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarlarının da göz önünde tutulması ve bu suretle beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucu, varsa hesaplanan ödenecek fark katma değer vergisi tutarının resen tarh edilmesinin gerektiği, davacı şirketin 2008 yılı hesaplarının sahte belge kullanımı yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, davacının, hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan mükelleften aldığı faturalarda yer alan katma değer vergilerini indirim konusu yaptığının tespit edildiği, takdir komisyonunca söz konusu vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle belirlenen matrah üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, gerek davalı idarece gerekse kararı tarhiyata dayanak alınan takdir komisyonunca tarhı gereken ödenecek fark katma değer vergisi bulunduğuna, sahte olduğu ileri sürülen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimleri reddedilmek ve varsa dava konusu döneme ait diğer indirilecek katma değer vergisi tutarları ile önceki dönemden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarları da dikkate alınmak suretiyle beyan tablosu yeniden düzenlenerek dava konusu dönemde ödenecek fark katma değer vergisi çıktığına dair herhangi bir araştırma, inceleme yapılmadığından, cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re’sen tarh nedeni olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş; “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. 75. maddesinde ise, 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun, 74. maddeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay kapsamında sayılmış; 29. maddesinde, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenerek, maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri; 34. maddesinde ise, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir.
Katma değer vergisi mekanizmanın işleyişi, emtia teslim ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden bu satışların girdilerine ilişkin olarak ödenen katma değer vergisinin indirilmesi esasına dayanmakta, vergi mükellefinin sattığı mal ve hizmetler üzerinden tahsil ettiği vergiden mal ve hizmet alışında ödediği vergiyi indirmesi ve bakiyesini devlete ödemesi beklenilmektedir. Bu nedenle mükellef tarafından beyan edilen ödenecek katma değer vergisi ya da sonraki döneme devreden indirilecek katma değer vergisi tutarlarının gerçeği yansıtmadığı hususunda, gerek katma değer vergisinin matrahını teşkil eden satış/teslim bedellerine yönelik, gerekse bu matrah üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarından indirilecek (alış ve girdiler sırasında yüklenilen) katma değer vergisi tutarlarına yönelik tespit yapılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkından düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacının ilgili dönemde hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan mükelleften almış olduğu faturaların aylar itibarıyla tutarlarının ve davacının o yıla ilişkin katma değer vergisi beyanların da dikkate alındığı ve resen tarh nedeninin ortaya konulduğu görüldüğünden, davacının ilgili dönem katma değer vergisi beyanları getirtilerek, yapmış olduğu ödemeler ile önceki dönemden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarları da dikkate alınmak ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu dönemde ödenecek fark katma değer vergisi matrahının doğruluğu araştırılmak üzere bir karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye … ve Üye …’in karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.