Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5109 E. , 2022/6827 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5109
Karar No : 2022/6827
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Odası Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Isparta Eczacı Odası Haysiyet Divanı’nca davacıya 30 gün süreyle sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı karara yapılan itirazın reddine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Haysiyet Divanı’nın … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı eyleminin Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğünün 2, 8, 11 ve 17. maddeleri ile protokol ve tip sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve meslek disiplinini bozduğu ve disiplin cezası gerektirdiği hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte dava konusu işlemin dayanağı mahiyetinde bulunan yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile davacının sahibi bulunduğu eczaneye verilen 30 gün süre ile sanat icrasından men yönündeki disiplin cezasının hukuki dayanağı kalmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa’nın 153. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olmasının, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 30.maddesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına dokuz ay süre verilmesi amacını taşımakla birlikte bir diğer amacının da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle düzenlemenin dokuz ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanması olduğu, uyuşmazlığın görüldüğü tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması nedeniyle inceleme yürürlükte bulunan yasal düzenleme kapsamında yapılması gerektiği sonucuna varıldığından; Mahkeme gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı ve işin esasına girildiği, davacıya isnat edilen sıralı dağıtıma tabi reçetelerin limit/kota dışı karşılanması eyleminin eczanede çalışan kişiler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmekte ise de işveren konumunda bulunan davacının, çalışanlarına karşı yönetim, gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunduğu hususu gözetildiğinde çalışanlarının eyleminden davacının da sorumlu olduğu buna göre isnat edilen eylemin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından davacının 30 gün süre ile sanat icrasından men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık Mahkeme kararın da ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sıralı dağıtımı tabi reçetelerin kendisi tarafından girilmediği, bu durumun yönetimi ile ilgili bir eksikliği olduğu, elemanının hastalara ait reçetelerde yer alan diğer ilaçları karşılamak amacıyla bilgisi dışında sisteme müdahale ederek reçetede yazan kutu adedinde değişiklik yaptığını sonradan fark ettiğini, verilen cezanın protokole aykırı olduğu, dayanak 30. maddenin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, hukuka aykırılığı tespit edilmiş düzenlemenin uygulanamayacağı, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 24/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.