Danıştay Kararı 12. Daire 2022/5436 E. 2022/5747 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/5436 E.  ,  2022/5747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5436
Karar No : 2022/5747

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

… vekili Av… tarafından … Bakanlığına karşı açılan davada; Ankara 18. İdare Mahkemesinin 29/04/2022 tarih ve E:2021/2071, K:2022/1133 sayılı kararı, Edirne İdare Mahkemesinin 07/09/2022 tarih ve E:2022/1120, K:2022/2037 sayılı kararı ile İstanbul 12. İdare Mahkemesinin 10/11/2022 tarih ve E:2022/2022, K:2022/2124 sayılı kararı üzerine çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara dair hükümler” başlıklı 20/C maddesinin birinci fıkrasında; “Bu madde; Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 25/06/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. (Ek cümle: 30/6/2022- 7415/8 md.) Bu uyuşmazlıkların çözümünde ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesinin birinci fıkrasına, 13/07/2022 tarihli ve 31892 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan 7415 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenmiş olan cümleye ilişkin madde gerekçesinde; “askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan davaların Türkiye genelinde idari yargı mercilerinde görüldüğü, verilen kararlara ilişkin istinaf mercilerinin de yetkili bölge idare mahkemeleri olduğu, bu durumun, aynı olay veya aynı nitelikteki işlem ve eylemlere ilişkin olarak Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki mahkemelerden farklı kararlar verilmesine yol açtığı ve askeri hizmetin sürekliliğini, askeri disiplinin tesis ve idamesini olumsuz yönde etkilediği, madde ile; Millî Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda görev yapan personelin askeri hizmete ilişkin işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıklar hakkında verilen kararlarda yeknesaklığın sağlanması ve uygulama birliğinin tesisi amacıyla anılan davaların Ankara, İstanbul, İzmir, Konya, Adana, Bursa, Gaziantep, Samsun ve Erzurum Bölge İdare Mahkemelerinin bulunduğu idare mahkemelerinde görülmesinin amaçlandığı” hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 2016 yılında Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimini başarı ile tamamlamasına karşın 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca subaylığa nasbedilmeyen, 2017 yılında yeniden kursa alındıktan sonra teğmenliğe nasbedilen davacının, subaylığa nasbının 2016 yılından başlatılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesinin birinci fıkrasına 7415 sayılı Kanunla eklenen düzenleme ile, Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünde, ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu Bölge İdare Mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olduğu kurala bağlanmış olduğundan ve teğmen olarak görev yapan davacının subaylığa nasb tarihi hakkındaki uyuşmazlık, askeri hizmete ilişkin işlemden kaynaklandığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 20/C maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davacının görev yaptığı Kırklareli İlinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İstanbul İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna, dava dosyasının İstanbul 12. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Ankara 18. İdare Mahkemesine, Edirne İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.