Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/6882 E. , 2022/6858 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/6882
Karar No : 2022/6858
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(…. Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Makine Plastik San. Tic. Ltd. Şti.’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …. tarih ve …. sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararda; dava konusu 2016/5,6,15,16,17 sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmında; şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin re’sen terk işlemi yapıldığı gerekçesi ile temsilcilerin mernis adreslerine yapılan tebliğlerin 213 sayılı Kanun’un 100. ve devamı madde hükümlerine aykırı olduğu, şirket adına usulüne uygun kesinleşmiş amme alacağından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emirlerinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu …sayılı ödeme emirlerine ilişkin kısmında; 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma başvurusunun hukuki sonuçlarını dooğurduğu, dava konusu … sayılı ödeme emri içerği vergi borçlarının da dönem itibariyle yapılandırma başvurusu kapsamında yeniden taksitlendirildiği, (davacı adına tanzim edilen ödeme emirlerinin dayanağı şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin düzenleme tarihleri yapılandırma başvurusundan önceki tarihli olduğundan) ancak tecil dosyası kaldırıldıktan sonra şirket adına yeniden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmeden, vergi borçları yeniden vadelendirilmeden, ödenen kısımlar ya da faizler belirlenmeden yapılandırma talebi ile iptal edilmesi gereken ödeme emirleri üzerinden takibe devam edilerek kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka uygun olmadığı; dava konusu 2016/4 sayılı ödeme emrine ilişkin kısmında; dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçları nedeniyle asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin bir kısmının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan borçlara ilişkin olduğu, bu tarihten önce düzenlenen ödeme emirleri ile takip edildiği, bir kısmının ise 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırmadan sonra tanzim edildiği ancak şirket kanuni temsilcilerinin (davacı ve diğer yetkili şahıs) ikamet (mernis) adreslerine tebliğe çıkarıldığı görüldüğünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu … sayılı ödeme emirlerinin tamamının ve dava konusu … sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılan yapılandırma kapsamındaki borçlara ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine; dava konusu …. sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılan yapılandırma haricinde kalan borçlara ilişkin kısmının ve dava konusu … sayılı ödeme emirlerinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden;kanuni temsilcilerin ikametgah adresine gidilmeden önce asıl borçlu şirketin Ticaret Sicili Gazetesi’nde gösterilen adresine tebliğ yapılamadığının 213 sayılı Kanun’un 102. maddesine uygun olarak düzenlenmiş bir tebliğ alındısıyla ortaya konulması gerektiği halde, şirket adresinde tebliğ yapılamadığı hususunun somut ve hukuki anlamda itibar edilebilir verilerle ortaya konulamadığı görüldüğünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu 2016/5 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılan yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, anılan usule uyulmadan, doğrudan davacı adına söz konusu ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından tanzim ve tebliğ edilen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin ….. tarih ve E:…, K:… kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İstinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu … sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma kapsamındaki borçlara ilişkin kısmının dışında kalan borçlar ile … sayılı ödeme emrilerinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93. maddesinde, tebligatın adresleri bilinenelere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile yapılacağı, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tebliğin kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikamet adresinde bulunanlardan veya işyerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu … sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma haricinde kalan borçlara ilişkin kısmı ile dava konusu … sayılı ödeme emirleri içeriği borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin, … Makine ve Plastik San. Tic.’nin re’sen terkinine dayanak 03/06/2010 tarihli yoklama fişinde, adı geçen şirketin 30/10/2009 tarihinde ilgili adresi terk ettiği ve nereye gittiğinin bilinmediğinin tespit edildiği görümektedir. Bu halde her ne kadar şirketin tüzel kişiliği devam etse de … tarihinde şirket müdürü … ikametgah adresinde kendisiyle aynı konutta oturan … ve 16/01/2014 ile 04/06/2014 tarihlerinde şirket müdürü olan davacının ikametgah adresinde eşine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının bu kısmına yönelik olarak temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY:
İstinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu … sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma kapsamındaki borçlara ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden;
Vergi tahsilatının hızlandırılması gibi amaçlarla kabul edilen, yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen, geçici bir dönem için uygulanması öngörülen ve belirli aralıklarla çıkarılan bazı özel yasalarla mükelleflere, kimi koşullarla, vergi borcu yeni vade ve tutarlara bağlanıp, bu borcun bir kısmından vazgeçilmesi gibi kolaylıklar sağlanmaktadır.
Dayanağını Anayasa’dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine ve vergi ödevine ilişkin yükümlülüğü bulunan sorumlunun da değişmesine yol açtığı söylenemez.
Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin takip ve tahsil usulü 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinde de, kanuni temsilcilerin vergi ve buna bağlı alacaklardan sorumluluğu özel olarak kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcilerin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen karara yönelik istinaf başvurusunun, … sayılı ödeme emrinin 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma kapsamındaki borçlara ilişkin kısmına yönelik ödeme emirleri bakımından reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının kısmen bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.