Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1666 E. 2022/3386 K. 24.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1666 E.  ,  2022/3386 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1666
Karar No : 2022/3386

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına vasi …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/3869, K:2020/4390 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2017/3869, K:2020/4390 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında meslekten çıkarma kararı ile birlikte FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün eylemleri kapsamında; … Derneği ve yöneticilerine yönelik kumpas kurduğu ve kişileri hürriyetinden yoksun bıraktığı, soruşturmaya ilişkin şüphelilerin lehine olan delilleri toplamadığı, soruşturmaları usul ve yasaya aykırı yürüttüğü, kişilerin özel hayatına müdahale ettiği, soruşturma işlemlerini kasıtlı olarak belirli polis memurlarına yaptırdığı, kişilerde olumsuz algı oluşturmak amacıyla cemaate yakın basına bilgi sızdırdığı, hiçbir somut delil bulunmadığı halde bazı müştekilere iddianame düzenlendiği, müştekiler hakkında suç uydurmak maksadıyla sahte delil ürettiği iddialarına ilişkin olarak soruşturmaların devam ettiği; “Ergenekon” davasının soruşturma ve/veya kovuşturma aşamasında görev alarak haksız şekilde müştekiler aleyhine karar verdiği iddiaları bulunmakta olup, halen Genel Kurul aşamasında olduğu; … , …, …, … , … , … , … , … , … sayılı dosyalarda davacı hakkındaki (… davası) iddialar sebebiyle inceleme ve soruşturma izni verildiği, … sayılı dosyalarda, şüpheli hakkındaki (… davası) iddialar sebebiyle inceleme izni verildiği, … sayılı dosyada kamuoyunda “Ergenekon”, “Balyoz” ve “Poyrazköy” adıyla bilinen düzmece davalarda, sanıklara yasal haklarını vermemek, sahte belgeleri delil olarak kabul etmek, evvelce mevcut olmayan delilleri ortaya çıkarmak, gerçek delilleri gizlemek ve gerçek failleri serbest bırakmak suretiyle bilerek ve isteyerek teröristlere ve vatan hainlerine yardım ettikleri, iftira attıkları, sahte deliller oluşturdukları, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının tasfiye edilmesine yardımcı oldukları, görevlerini kötüye kullandıkları, ölüme sebebiyet verdikleri, masumiyet karinesini ihlal ettikleri ve vatana ihanet ettikleri iddialarından dolayı davacı hakkında inceleme ve soruşturma izni verildiği, … sayılı dosyada, …’nin ev ve iş yerlerinde arama yapılmak suretiyle CMK’nun 134 üncü maddesindeki hükümlere riayet edilmeksizin (kopya çıkarılmaması) bilgisayar kütükleri ile dijital veri depolama araçlarına el konulması üzerine “Kafes Operasyonu Eylem Plânı” belgesinin bulunduğu iddia edilen CD1 ve DVD3 adlı deliller üzerinde yapılan incelemelerin şaibeli hale gelmesine neden olduğu iddialarından dolayı inceleme izni verildiğinin görüldüğü,
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK’da etkin olduğu dönemde daha önce bu yönde bir tecrübesi olmadığı hâlde yargıda önemli bir temsil makamı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, HSK Genel Kurulunca meslekten çıkarma kararı verilmeden önce usulüne uygun savunmasının alınmadığı, hakkındaki şikâyetlerin sonuçlandırılmadığı, incelemenin devam ettiğinden bunların terör örgütü ile irtibatlı-iltisaklı olduğuna delil olamayacağı, ayrıca hakkındaki iddiaların af kapsamında olduğu ve zamanaşımına uğradığı; tanık beyanlarının soyut, bilgi ve görgüye dayalı olmayan, kendini kurtarmaya yönelik, maddi gerçeğe uymayan beyanlar olduğu, aleyhe kanıt olarak kullanılamayacağı, …’nin soruşturma aşamasındaki beyanını yargılama aşamasında doğrulamadığı; …’yü şahsen tanımadığı, bu şahsın yargılama aşamasında kendisinin cemaat ve örgütle bağlantısını gösterir bir beyanının bulunmadığı, görgüye dayalı bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği; …’nin ise mahkemede dinlenmediği için soyut beyanına itibar edilemeyeceği; İstanbul Başsavcı Vekilliğine atanmasının 20 yıllık kıdem ve terfilerinin mümtaz olması ve olumlu sicilleri nedeniyle olduğu; çalıştığı dönemde Başsavcı olarak görev yapan …’nin tanık sıfatıyla dinlenmesini talep etmesine ve belge getirtilmesini talep etmesine rağmen bunların yerine getirilmediği; ByLock ağına dâhil olmadığına ilişkin tespitin örgütle bağ kurmadığı, hiyerarşik yapıya dâhil olmadığının kanıtı olduğu; temyize konu kararın Anayasa’nın 36, 159/10, 129/2, 140/3, 139/1, 140/4, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1, 15/1, 6/2, 7/1, 8/1, 13/1, 14/1, Ek 1 nolu protokolün 1. maddelerine aykırı olduğu, eksik inceleme ve yeterli delil toplanmadan, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayalı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” kısmının “Davacıya İlişkin Süreç” bölümünde, davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının, mahkumiyetine ilişkin karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, bilahare anılan ilk derece mahkemesi kararının, temyiz incelemesi sonucunda … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/10/2020 tarih ve E:2017/3869, K:2020/4390 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 24/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.