Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4267 E. , 2022/4919 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4267
Karar No : 2022/4919
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …’nu temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. ..
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda … olarak görev yapan davacının, 30 fiili hizmet yılını ve 61 yaşını doldurduğu gerekçesiyle 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında resen emekliye sevk edilmesine dair Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve E… sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle davacının 61 yaşını doldurduğu ve 36 yıl 10 ay 14 gün fiili hizmet süresinin bulunduğu, işlem tarihinde 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen “30 hizmet yılını tamamlamış olma” şartını taşıdığı, emeklilik süresini doldurduğundan bahisle 29/04/2021 ve 21/05/2021 tarihli dilekçeler ile 16/07/2021 tarihi itibarıyla emekliye ayrılmak istediğini belirttiği ve idarede fiili/aktif görev de yapmadığının dosya kapsamından görüldüğü, davalı idarece, mahalli idare hizmetlerinin ifası ile görevli olan belediyenin mali durumu dikkate alınarak, salgın hastalık hakkında ülke genelinde uygulanan idari tedbirler kapsamında 60 yaşını geçmesi sebebiyle risk grubunda olduğundan fiilen görev yapmayan personelin maaşlarından kaynaklanan giderler azaltılmak suretiyle tasarruf yapılabilmesi amacıyla, mahalli idarenin hizmetlerinden genel olarak istifade eden kamunun yararı ve idari hizmetin gerekleri dikkate alınarak, hizmetinden aktif olarak yararlanılamayan davacının resen emekli edilmesi yönünde işlem tesis edildiği, somut olayda davalı idarece davacının resen emekli edilmesi yönünde kullanılan takdir yetkisinin kamunun yararına ve mahalli idari hizmetlerin gereğine uygun olarak kullanıldığı sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, işlem hukuka uygun olduğundan tazmin isteminin dayanağının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; resen emekliye sevk edilen davacı hakkında hizmetlerini aksattığı ya da etkin/verimli çalışmadığı veya görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmadığı yolunda yapılan bir tespit ve somut bir verinin bulunmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile verilen izin haklarını kullanmasının ve 2009 yılında verilmiş bir uyarma cezasının bulunmasının ise resen emekliye sevkini gerektirir nitelikte olmadığı, her ne kadar isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunmuş ise de, bu talebi kabul edilmeden önce talebinden vazgeçerek görevine devam etme iradesini ortaya koyduğu, davalı idarece dava dosyasına sunulan belgelerin davacının resen emekliye sevk edilmesi için yeterli/gerekli nedenler olarak kabulüne imkan bulunmadığı, Anayasa Mahkemesi’nce, iştirakçilerin görevden ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş sınırının 61 yaş olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin iptal edildiği de göz önüne alındığında, davalı idarece, mahalli idare hizmetlerinin ifası ile görevli olan belediyenin mali durumu dikkate alınarak, salgın hastalık hakkında ülke genelinde uygulanan idari tedbirler kapsamında 60 yaşını geçmesi sebebiyle risk grubunda olduğundan fiilen görev yapmayan personel maaşlarından kaynaklanan giderlerin azaltılarak tasarruf yapılabilmesi amacıyla hizmetinden aktif olarak yararlanılamadığı gerekçesiyle davacının resen emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki istinafa konu kararda ise hukuki isabet görülmediği, öte yandan; Anayasa’nın 125. maddesi hükmü uyarınca idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğundan, hukuka uygun bulunmayan dava konusu işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı mali haklarının, ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı mali haklarının ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğu, davacının 30 yıllık fiili hizmet süresini ve 61 yaşını doldurduğu, resen emekli edilme şartlarının oluştuğu, davacının görev yaptığı Park ve Bahçeler Daire Başkanlığının … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı yazılarıyla davacının hizmetlerinden istenilen düzeyde fayda sağlanamadığının belirtildiği, davacının işlerin aksamasına ve verimin düşmesine neden olduğu, 29/04/2021 tarihli dilekçesiyle 16/07/2021 tarihinden itibaren emekliye ayrılma talebinde bulunduğu, bu tarihten itibaren sürekli izin ve rapor aldığı, hizmetine ihtiyaç duyulmayan davacının pandemi süreci ve bütçe imkanları dikkate alınarak, Cumhurbaşkanlığının tasarruf tedbirleri ile ilgili Genelgesi kapsamında atıl personel oluşmaması amacıyla resen emekliye sevk edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, her ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle davacıya ödenilmesine ilişkin kısmına gelince;
Bölge İdare Mahkemesince; davacının aylığından kesilen tutarların,”yasal faizin başlangıç tarihi”nin, dava tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; “…mali haklarının ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın, “…davacının mahrum kaldığı mali haklarının, dava açma tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı mali haklarının ödeme yapılmayan her bir ay için ayrı ayrı hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm kısmının “davacının mahrum kaldığı mali haklarının, dava açma tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.