Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/6149 E. , 2022/5723 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6149
Karar No : 2022/5723
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : … Enstitüsü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının gerekçe değiştirerek onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2016/8088, K:2019/1776 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Standartları Enstitüsü … Belgelendirme Müdürlüğü Hizmet Belgelendirme biriminde veri giriş operatörü olarak görev yapmakta olan davacının, meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin, üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin ve aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı TSE Genel Sekreterliği işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya isnat olunun fiillerin davacı tarafından işlenildiği yönünde yeterli bir kanaat oluşturacak şekilde etkin bir soruşturma yapılmadığı, davacının lehine olabilecek tanıkların ifadelerine başvurulmadığı, eksik yapılan soruşturmaya dayalı olarak davacıya verilen disiplin cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, T.C Anayasasının 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, yargı kararı ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının oluşan zararının da tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal kayıplarının tazminine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, dava konusu disiplin cezası işleminin, Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği uyarınca tesis edildiği, bu Yönetmeliğin 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanunu’nun 10/A maddesine dayanılarak hazırlandığı, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenip bozulması istemi henüz karara bağlanmadan, TSE Kuruluş Kanunu’nun 10/A maddesinde yer alan “disiplin” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E:2018/107, K:2018/114 kararıyla iptaline karar verildiği, bu durumda; davacıya verilen disiplin cezasının yasal dayanağının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi kararı ile ortaya konulduğundan, Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği uyarınca verilen disiplin cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı, bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının sonucu itibarıyla onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, hem Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği kuralı, hem de idari hizmet sözleşmeli personelde personel yönetmeliklerinin de sözleşmenin ana unsurlarından olması nedeniyle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ayrıca işlemin iptaline ilişkin kararın onanmasının, davacının işlediği disiplin suçunun yaptırımsız kalmasına neden olacağı belirtilerek, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2016/8088, K:2019/1776 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, Türk Standartları Enstitüsü Bursa Belgelendirme Müdürlüğü Hizmet Belgelendirme biriminde veri giriş operatörü olarak görev yapmakta olan
davacının, hakkında isnat edilen eylemler nedeniyle meslekten çıkarılmasına ilişkin 12/12/2013 tarihli ve 133 sayılı işlemin, üç yıl süreyle kademe ilerlemesi durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin ve aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı TSE Genel Sekreterliği işleminin iptali ve işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle “Personel” başlıklı 10/A maddesinin 7. fıkrasında, “Enstitü personelinin izin, disiplin, intibak işleri ile diğer hususlar yönetmelikle belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan fıkra, 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 96. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Türk Standardları Enstitüsünü düzenleyen 39. bölümünde yer alan “Personel” başlıklı 561. maddenin 5. fıkrasında aynı haliyle yeniden düzenlenmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilinin, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren bir fiil olduğu kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun’ un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendinde; “Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak” fiili, (n) alt bendinde ise, “Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak” fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
14/07/2002 tarih ve 24815 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği’nin 109. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde de, “TSE personelliği sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, personelin Enstitü’ye bir daha atanmamak üzere görevden çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiştir.
Yönetmeliği’nin 109. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) alt bendinde, “Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun menfaat temin etmek” fiili, (l) maddesinde ise, “Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak” fiili 1 ila 3 yıl arasında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiil olarak düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin 12/02/2019 tarih ve 30684 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/12/2018 tarih ve E:2018/107, K:2018/114 sayılı kararıyla; 132 sayılı Kanun’un “Personel” başlıklı 10/A maddesinin mülga 7. fıkrasında geçen “disiplin” ibaresinin, Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesinden sonra, 26/03/2020 tarih ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile, 132 sayılı Kanun’un 10/A maddesine son fıkra olarak, “2/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında istihdam edilenler haricindeki Enstitü personeline uygulanacak disiplin cezaları ile ceza gerektiren fiil ve haller hususunda 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır. Ancak aynı maddede yer alan aylıktan kesme cezası brüt ücretten 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası Enstitüye bir daha atanmamak üzere işten çıkarma şeklinde uygulanır. Enstitü personelinin disiplin ile ilgili işlemlerini yürütmek üzere merkezde disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu kurulur. Bu personelin disiplin işlemlerine ilişkin diğer hususlarda bu Kanunda yer alan hükümler dışında, Enstitünün teşkilat yapısı ve personelinin statüsü göz önüne alınarak, 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır.” düzenlemesi eklenmek suretiyle, Türk Standardları Enstitüsü personeline uygulanacak disiplin hükümleri yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na atıf yapıldığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi bir Kanun maddesini iptal ettikten sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.
Uyuşmazlık özelinde de, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararından sonra 7226 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle, 132 sayılı Kanun’un 10/A maddesine eklenen hüküm ile, Türk Standardları Enstitüsü personeline uygulanacak disiplin hükümleri yönünden 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2020 tarih ve E:2019/2976, K:2020/1348 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince; dava konusu disiplin cezasının 657 sayılı Kanun’un 125. maddesine uygun olup olmadığı, davacının fiilinin sübut bulup bulmadığı ve disiplin cezasını gerektirip gerektirmeyeceği yönlerinden değerlendirme yapıldıktan sonra varılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de, Mahkemece bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yapılmak suretiyle, dava konusu işlem yönünden verilecek karara göre parasal haklar konusunda da karar verileceği tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.