Danıştay Kararı 8. Daire 2020/693 E. 2022/6778 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/693 E.  ,  2022/6778 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/693
Karar No : 2022/6778

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Fizik Anabilimdalı Nükleer Fizik Programında doktora yapan davacı tarafından, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilimdalı araştırma görevlisi kadrosuna 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi uyarınca atamasının yapılması gerektiğinden bahisle, 50/d maddesi uyarınca atamasının yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; 2547 sayılı Kanuna, 01/07/2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7033 Sayılı Kanunla eklenen ve 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ve “Araştırma görevlisi istihdamı” başlığını taşıyan Ek 38. maddesinde, Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına atamalar, 33’üncü maddede belirtilen usule uygun olarak 50’nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yapılacağı hükmüne yer verildiği ardından 2547 sayılı Kanun’un Ek 38. madde hükmünün uygulanmasına açıklama getirmek amacıyla YÖK Başkanlığı tarafından düzenlenerek tüm Devlet Üniversiteleri Rektörlüklerine gönderilen 15/11/2017 tarih ve E.78513 sayılı Genelgede; 01/01/2018 tarihinden önce 2547 sayılı Kanun’un 33. maddesi kapsamında atanan araştırma görevlilerinin yeniden atanması haricinde 01/01/2018 itibariyle 2547 sayılı Kanunu’nun 33. maddesinin (a) fıkrası kapsamında atama yapılmaması gerektiğinin belirtildiği, davacının atama işlemini 02/03/2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında davalı idarece atama işleminin yapıldığı tarihteki mevzuat hükmü dikkate alınarak 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi uyarınca davacının atamasının yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının başvuruda bulunduğu İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Fizik Anabilim Dalı Nükleer Fizik Anabilim Dalına 2547 sayılı Kanunun 33/a maddesi uyarınca araştırma görevlisi alımı ilanının 28/11/2017 tarihinde yapıldığı, davacının bu şekilde atama yapılacağı bilgisiyle başvurduğu ve 27/12/2017 tarihi itibariyle de sınavı kazanarak atanmaya hak kazandığı, ancak davacının atamasının 2547 sayılı Kanunun Ek 38. maddesinin yürürlüğe girdiği 01.01.2018 tarihinden sonra (02.03.2018) 50/d maddesi uyarınca yapıldığı, bu durumda, davacının, 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca atamasının yapılacağına ilişkin haklı ve meşru bir beklentisinin olduğu, kanun koyucu tarafından bilinçli olarak yasal hükmün uygulanmasının ileri bir tarihe bırakıldığı ve ileriye yönelik sonuç doğuracağının aşikar olduğu ve yukarıda anılan Anayasal ilkelerden belirlilik ve hukuk güvenliği ilkeleri kapsamında davacının 33/a maddesi uyarınca atamasının yapılması gerekirken, 50/d maddesi uyarınca atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi uyarınca ilan edilen kadroya 07/11/2017 tarihinde başvuruda bulunduğu ve sınavının yapıldığı, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun 06/03/2018 tarihinde idarenin kayıtlarına girdiği, 01/07/2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7033 sayılı Kanun’un Ek 38. maddesinde “Yükseköğretim kurumları araştırma görevlisi kadrolarına atamalar, 33 üncü maddede belirtilen usule uygun olarak 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yapılır.” hükmüne yer verildiği, 89. maddesinde ise “Bu Kanunun; a) 18 inci maddesiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen ek 38 inci madde ile 36 ncı maddesi 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girer” hükmüne yer verildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın … tarih ve E…sayılı yazısında 01/01/2018 tarihinden önce 2547 sayılı Kanun’un 33/a maddesi kapsamında atanan araştırma görevlilerinin yeniden atanması haricinde 01/01/2018 tarihi itibariyle 33/a maddesi uyarınca atama yapılmayacağının belirtildiği, davacının atama işlemini 02/03/2018 tarihinde yapıldığı, Ek 38. madde uyarınca atamasının 50/d maddesi kapsamında yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Olayda, Yüksek Öğretim Kanunu’nun “50/d” maddesi uyarınca atanmasına yönelik … tarih ve … sayılı atama işleminin; 2577 sayılı Kanunun 46. maddesininde yer alan “belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararlar” kapsamında olmadığı, dolayısıyla temyiz yolu açık bulunmayan dava konusu uyuşmazlık hakkında yapılan temyiz başvurusunun esasını inceleme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 23/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.