Danıştay Kararı 8. Daire 2020/1553 E. 2022/6782 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/1553 E.  ,  2022/6782 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1553
Karar No : 2022/6782

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’nde İnşaat Mühendisliği Ana Bilim dalında 2547 sayılı Kanun’un 50/d maddesi uyarınca doktora öğrencisi olan ve araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından; İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … toplantı nolu kararı ile doktora programında azami süre olan 6 yılı 24/09/2018 tarihinde dolduracak olmasından bahisle, 24/09/2018 tarihinden itibaren görevinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile ilişiğinin kesildiği 24.09.2018 tarihinden itibaren yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 19/11/2014 tarih ve 6569 Yasayla 2547 sayılı Yasaya eklenen Geçici 67. maddesinin yürürlüğe girdiği 26/11/2014 tarihinden itibaren doktora programı için öngörülen 12 yarıyılı doldurmadığı açık olan davacının, “doktora öğrenimini 6 yıllık azami sürede tamamlamadığı” sebebiyle araştırma görevliliğine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2547 Yükseköğretim Kanunu’nun 44’üncü maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin 7. maddesinin birinci fıkrasında yüksek lisans programının azami altı yarıyıl, 17. maddesinin birinci fıkrasında ise, doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu, her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanunun 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesinde “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.” düzenlemelerine yer verilmiş ise de, Yükseköğretim Yürütme

Kurulu’nun 10/10/2017 günlü toplantısında, 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, 24.09.2012 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi, İnşaat Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı’nda doktora programına kaydını yaptıran davacının, lisansüstü eğitimini azami sürede tamamlayamadığı açık olduğundan, 24/09/2018 tarihinden itibaren ilişiğinin kesilmesine ilişkin davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istemin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Doktora öğrenciliği devam ederken doktorada azami sürelere ilişkin yeni yasa çıkarıldığı, bu konuda verilmiş birçok Danıştay kararı bulunduğu, davacının akademik kariyerine devam etmesinin son derece önemli olduğu, TÜBİTAK burslu olarak yurtdışına da gönderilen davacının son derece başarılı olduğu ancak üniversitedeki çatışmalardan dolayı yıpratıldığı, öğrenciler tarafından da darp edildiği için psikolojik olarak da çöküntüye girdiği, yeni yasal düzenlemenin doktora programının 2021-2022 yılına kadar devamına olanak tanığı, davacının 50-d maddesi kapsamında bulunduğu, bekletici mesele yapılması istenen davanın konusu ile bu davanın konusunun aynı olmadığından bu yöndeki talebin dikkate alınmaması gerektiği, davanın kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 23/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.