Danıştay Kararı 3. Daire 2020/2834 E. 2022/4810 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2020/2834 E.  ,  2022/4810 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2834
Karar No : 2022/4810

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nden alınamayan 2014 ve 2015 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının bir kısmının, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa kapsamında yapılandırılması üzerine şirketin vergi borçları nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra davacının sorumluluğuna gidilmesi gerektiği, kamu alacağının diğer kısmı için de asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu mal varlıklarının, satışa çıkarılarak kamu alacağının ne kadarlık kısmının karşılandığının net olarak ortaya konulması gerekirken alacağın asıl borçlu şirketten tahsil imkânsızlığı ortaya konulmadığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 7143 sayılı Yasa’da yapılandırma kapsamında kamu alacağının nitelik değiştirdiği ve ihlali halinde yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerektiğine daire düzenlemeye yer verilmediği, kararın esasına etkili iddia ve itirazların kararda karşılanmadığı, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu … Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin yönetim kurulu üyesi olan … Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin temsilcisi olan davacı adına, … Enerji Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nden alınamayan 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 359. maddesinin 1. fıkrasında, anonim şirkette, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunacağı, 2. fıkrasında, bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişinin de tescil ve ilan olunacağı; ayrıca, tescil ve ilanın yapılmış olduğu şirketin internet sitesinde hemen açıklanacağı, tüzel kişi adına sadece, bu tescil edilmiş kişilerin toplantılara katılıp oy kullanabileceği kural altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının asıl borçlu şirkette yönetim kurulu üyesi olan başka bir tüzel kişiliğin temsilcisi olarak yönetim kurulunda yer aldığı dikkate alındığında, kanuni temsilci sıfatıyla yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişiliğin takip edilmesi gerekirken yukarıda yer alan düzenlemeler uyarınca yetkili kılınan ve tüzel kişi adına hareket eden davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.