Danıştay Kararı 2. Daire 2022/3776 E. 2022/5883 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/3776 E.  ,  2022/5883 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3776
Karar No : 2022/5883

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı

DAVANIN KONUSU : Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından;
1. 30 Mayıs – 15 Haziran 2022 tarihleri arasında yapılan vergi müfettişliği yeterlik sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin,
2. 07/04/2021 günlü, 31447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla” ibaresinin, 28. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “ve sözlü olmak üzere iki bölümden” ibaresinin, 28. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “performans değerlendirmesinde başarısız olanlar” ibaresinin, 30. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “sonra da sözlü” ibaresinin, 30. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen “ve sözlü sınav ayrı ayrı” ibaresinin, 30. maddenin 4. fıkrasında geçen “Sözlü sınavda” ile “aritmetik ortalaması sözlü sınav notunu” ibarelerinin, 30. maddenin 5. fıkrasında geçen “Sözlü sınav” ibaresinin, 30. bendinin 6. fıkrasının, 30. maddenin 7. fıkrasında geçen “ve sözlü” ile “aritmetik ortalaması” ibarelerinin, 30. maddenin 8. fıkrasında geçen “ve sözlü” ibaresinin, 30. maddenin 10. fıkrasının, 31. maddesinin ve 33. maddesinin 1. fıkrasının iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkimi …’ın açıklamaları dinlenildikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/6. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacı, yeterlik sınavının sözlü aşamasında başarısız olması üzerine bakılmakta olan davayı açmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :

USUL YÖNÜNDEN :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1/a bendinde, iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar olarak tanımlanmış; 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 7. maddesinin 4. fıkrasında, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3/g bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1/d bendinde de, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralları yer almış; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca; davacı tarafından, davanın konusu ve sebeplerinin, dayanaklarıyla birlikte, belirgin bir biçimde ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması zorunlu olup, uyuşmazlığın, ancak bu şekilde yargı yerlerince hukuki irdelemesinin yapılmasından sonra hükme bağlanabileceği tartışmasızdır.
Yeterlik sınavının sözlü aşamasında başarısız olan davacı, bu işlem ile birlikte Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin yukarıda belirtilen hükümlerini dava konusu etmiş ise de, söz konusu düzenlemelere yönelik olarak hukuka aykırılık sebeplerini belirtmemiştir. Her ne kadar, dava dilekçesinin içeriğinde “Düzenleyici İşlemin İptaline Yönelik Beyanlarımız” başlığı altında, “Yasamanın ilkelliği ilkesi” tanımlanmışsa da; Yönetmeliğin hangi maddesinin yasal mevzuatta düzenlenmeyen bir konuyu ilk elden düzenlediği, hangi düzenlemelerin hangi üst norma aykırı olduğu yolunda bir açıklama yapılmamıştır.
Öte yandan, Yönetmeliğin sözlü sınava ilişkin hükümleri ile bireysel işlem arasında maddi ve hukuki yönden bir bağlantı olduğu açık ise de, performans değerlendirmesine yönelik olan hükümler ile ikinci sınav hakkına yönelik hükümlerin bireysel işlemle birlikte dava konusu edilme sebeplerinin de açıklanmadığı görülmektedir.
Bu itibarla Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği’nin dava konusu hükümlerinin, hangi gerekçelerle davacının menfaatini ihlal ettiği ve hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu açıkça ortaya konulamadığından, bu haliyle dava dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda belirtilen 3. maddesine uygun bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde, aynı Kanun’un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenerek, noksanları tamamlandıktan sonra, dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştayda yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun’un 15/5. maddesi hükmüne göre, dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına,
4. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.