Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/1592 E. , 2022/5794 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1592
Karar No : 2022/5794
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde … Cam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, düzenlediği bir kısım faturaların sahte olduğu, bir kısım işlenmemiş cam satışlarının, işlenmiş cam olarak faturalarda gösterildiği ve bu faturalardaki tutarın, gerçek tutarı yansıtmadığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen üç kat vergi cezalı 2017/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; işlenmiş cam satış faturalarındaki ürünlerin üretimine ilişkin şirketin herhangi bir aracı, makine veya teçhizatı bulunmadığı, stok ve mal alış faturalarında bulunmayan işlenmiş cama, satış faturalarında yer verildiği, yapılan kaydi envanter incelemesinde dönem sonu stokunun da bulunmadığı görüldüğünden, davacı tarafından düzenlenen işlenmiş cam satış faturalarının muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu ve satılan ürünlerin gerçekte işlenmemiş cam olduğu sonucuna varıldığı, davacı şirket tarafından, … Taahhüt İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’ye düzenlenen temperli titanyum içerikli faturanın sahte belge olduğu, bu hususlar gözetilerek yeniden oluşturulan katma değer vergisi beyan tablosu uyarınca yapılan dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; şirketin işlenmiş cam satış faturalarının muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olması nedeniyle yapılan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile … Taahhüt İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’ye düzenlenen ‘temperli titanyum’ muhteviyatlı faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sebebiyle yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu, davacının istinaf başvurusunun bu kısmının reddi gerektiği, şirketin işlenmiş cam satış faturalarının muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olması nedeniyle kesilen bir katı aşan vergi ziyaı cezasına yönelik istinaf başvurusu yönünden ise; davacının ilgili dönem defter ve belgelerinin ibraz edildiği ve bulunan matrah farkının verilen beyannameler, tarh dosyası ve kayıtlarından ortaya çıkarıldığından, kesilen cezanın bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, şirketin işlenmiş cam satış faturaları nedeniyle tarh edilen katma değer vergisi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı yönünden davanın kabulüne ve vergi ziyaı cezasının bu kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mükellef tarafından kullanılan sahte belgelerin fatura tanımına uymadığı, bir mal teslimi veya hizmet ifasını içermeyen vesikalarda yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı, içeriği doğru olmayan sahte faturaların, salt biçimsel uygunluk sebebiyle hukuken geçerli bir tevsik aracı olarak kabul edilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Vergi inceleme raporunda vergi ziyaı cezasının tespitine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve ceza önerilmediğinden, davalının temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı adına, düzenlediği bir kısım faturaların sahte olduğu, bir kısım işlenmemiş cam satışlarının, işlenmiş cam olarak faturalarda gösterildiği ve bu faturalardaki tutarın, gerçek tutarı yansıtmadığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen üç kat vergi cezalı 2017/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Cezayı gerektiren olayın tesbiti” başlıklı 364. maddesinde, vergi cezalarını gerektiren olayların vergi dairelerince veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından tesbit olunacağı, yoklama ve vergi incelemesi sırasında rastlanan, vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tesbit edilmesinin mecburi olduğu, “Ceza ihbarnamesi” başlıklı 366. maddesinde, kesilen vergi cezalarının ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile tebliğ olunacağı, cezayı gerektiren olayın tesbitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneğinin ihbarnameye bağlanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, tarhiyata konu ihbarnamelerde dayanak olarak gösterilen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, vergi ziyaı cezasını gerektiren olayın tespitine dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve ceza önerilmediği anlaşıldığından, şirketin işlenmiş cam satış faturalarının muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olması nedeniyle tarh edilen katma değer vergisi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek Vergi Mahkemesi kararının bir katı aşan vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmını kaldırıp bu kısım yönünden davayı yukarıda yazılı gerekçeyle kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Kaldı ki, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140. maddesine dayanılarak hazırlanan Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Vergi inceleme raporunun düzenlenmesi” başlıklı 19. maddesinde, tarhiyat ve/veya ceza önerisi içeren vergi inceleme raporlarının; giriş, usul incelemeleri, hesap incelemeleri, eleştirilen hususlar ile sonuç bölümlerinden oluşacağı, mükellef hakkında önerilen vergi ve ceza tutarlarının, herhangi bir tereddüde yer vermeyecek açıklıkta ve anlaşılır bir şekilde vergi inceleme raporlarının sonuç bölümünde gösterileceği ifade edilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyize konu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi ziyaı” başlıklı 341. Maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği, “Vergi ziyaı cezası” başlıklı 344. maddesinde, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı, “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359. maddesinde ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar kakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgenin, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmek suretiyle vergi ziyaına yol açıldığının vergi inceleme raporuyla tespit edildiği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344, 359. maddeleri uyarınca bu fiil için üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinden, davalının temyiz isteminin kabulü ve temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.