Danıştay Kararı 13. Daire 2016/2618 E. 2022/4351 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/2618 E.  ,  2022/4351 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/2618
Karar No : 2022/4351

DAVACI : … Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 110. maddesi uyarınca enerji dengesizlik tutarının hesabında kullanılan “k” ve “l” katsayılarının 01/05/2015 tarihinden itibaren “0,03” olarak uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 110. maddesi uyarınca enerji dengesizlik tutarının hesabında kullanılan “k” ve “l” katsayıları “0” olduğundan kendilerine ait tesisler için 2015 yılında YEK Destekleme Mekanizması’na (YEKDEM) başvurulmadığı, “k” ve “l” katsayılarının “0,03” olarak uygulanacağı bilinseydi üretilen enerjinin YEKDEM kapsamında değerlendirilerek zarara uğranılmamış olunacağı, rüzgâr enerji santrallerinin gün öncesi piyasaya teklif vermesi önlenerek üretilen enerjinin dengeleme güç piyasasında satış fiyatının %97’si oranında satıldığı, dengesizlik hâlinde ise sistemden çekilen enerji karşılığında satış fiyatının %103’ü oranında bir bedel ödeneceği, üretebileceği enerji miktarının önceden tahmini mümkün olan enerji santralleri ile tahmini güç olan rüzgâr enerji santrallerinin aynı katsayıya tâbi tutulmasının haksız rekabet oluşturacağı, dengeden sorumlu grup oluşturulduğu takdirde rüzgâr enerji yatırımları olumsuz etkileneceği gibi, enerjide dışa bağımlılık oranının ve elektrik satış fiyatının da artacağı ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, dava konusu düzenleme ile davacının ihlâl edilmiş hukukî bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, piyasa katılımcılarının portföyündeki arz ve talepteki eşitsizliğin sistemin genelindeki arz ve talep miktarında dengesizliğe sebep olduğu, bu durumda oluşan dengesizliğin giderilmesi için sistem işletmecisi Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından dengeleme birimlerine talimat verildiği, söz konusu talimat neticesinde ortaya çıkan dengesizlik maliyetinin dengesizliğe sebep olan piyasa katılımcılarına enerji dengesizlik tutarı olarak yansıtıldığı, ancak bu yöntemin dengesizliklerin azaltılması noktasında yeterli olmadığının görüldüğü, “k” ve “l” katsayılarının “0,03” olarak uygulanmasıyla birlikte kötü niyetli piyasa katılımcılarının sistemi bir kredi mekanizması gibi kullanmalarının önüne geçilmesi ve dengesizlik oranlarının azaltılmasının amaçlandığı, dengeden sorumlu grup sistemi sayesinde birçok piyasa katılımcısının biraya gelerek katlandıkları dengesizlik maliyetlerini azalttığı, zira elektrik toptan satış piyasalarında denge sorumluluğunun santral bazında değil, dengeden sorumlu gruplar bazında yapıldığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ: Dava; Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin 110. maddesi uyarınca enerji dengesizlik tutarının hesabında kullanılan “k” ve “l” katsayılarının 01/05/2015 tarihinden itibaren “0,03” olarak uygulanmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konu Kurul kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan Yasaya dayanılarak çıkartılan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin (DUY) “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve uzlaştırmanın gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esaslarını belirlemektir.” düzenlemesi; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik; dengeleme mekanizmasının ve uzlaştırmanın taraflarının görev, yetki ve sorumlulukları ile aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve lisans sahibi tüzel kişilerin dengeleme mekanizması ve uzlaştırmaya katılımları sonucu oluşan alacak ve borçlarının mali açıdan uzlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Enerji Dengesizlik Tutarının Hesaplanması” başlıklı 110. maddesinde,”(1) Bir dengeden sorumlu tarafın her bir uzlaştırma dönemindeki enerji dengesizliğine ilişkin olarak bir fatura dönemi için tahakkuk ettirilecek borç veya alacak tutarı aşağıdaki formüle göre hesaplanır:” denildikten sonra, formülde geçen “k”, “Kurul tarafından değeri “0” ile “1” arasında belirlenerek en az üç ay öncesinden duyurulmak kaydı ile katılımcıların negatif enerji dengesizliği hâlinde kullanılacak olan katsayı”; “l” ise, “Kurul tarafından değeri “0” ile “1” arasında belirlenerek en az üç ay öncesinden duyurulmak kaydı ile katılımcıların pozitif enerji dengesizliği hâlinde kullanılacak olan katsayı” şeklinde tanımlanmıştır.

Yukarıda yer verilen hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; söz konusu düzenlemenin amacı elektrik sistemindeki arz ve talep arasındaki dengenin sağlanmasıdır. Zira, şebekeye sevk edilen enerji (arz) miktarı ile şebekeden çekilen enerji (talep) miktarı arasındaki anlık bir fark bütün sistemin elektriksiz kalmasına yol açacaktır. Bu tür bir durumla karşılaşılmaması için, şebekeye verilen ve şebekeden çekilen elektrik miktarının her saniye izlenmesi gerekmekte olup, bu görevi sistem işletmecisi olarak Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) yerine getirmektedir. Bu bağlamda, elektrik piyasası mevzuatında sistem dengesini sağlamaya yönelik olarak bir takım araçlar öngörülmüş olup, bunlardan birisi de DUY’un 110. maddesidir. Söz konusu düzenlemeyle, TEİAŞ’ın sistemi dengelemek amacıyla katlandığı maliyetlerin, dengesizliğe yol açan piyasa katılımcılarına yansıtılması öngörülmüş olup, bu maliyetlerin nasıl hesaplanacağı 110. maddede yer alan formülasyon ile belirlenmiştir. Sözü edilen formülasyona bakıldığında, “k” ve “l” katsayılarını “0” ilâ “1” arasında belirleme konusunda Kurula yetki verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu Kurul kararına ilişkin olarak Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığınca hazırlanan … günlü, … sayılı müzekkerede; yukarıda değinilen açıklamalara yer verildikten sonra, bugüne kadarki uygulamalarda “k” ve “l” katsayılarının DUY’un geçici 21. maddesinde yer alan, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan ve 110 uncu madde uyarınca enerji dengesizlik tutarı hesaplamalarında kullanılacak olan “k” ve “l” katsayılarının başlangıç değeri 0’dır.” şeklindeki düzenleme uyarınca bu katsayıların değerinin “0” olarak kabul edildiği, ancak gelinen noktada, piyasa katılımcılarının sebep oldukları dengesizlik miktarlarının yüksek düzeyde seyrettiğinin görüldüğü, bu nedenle dengesizlik miktarını azaltmak ve piyasa katılımcılarını bu konuda daha hassas olmaya yöneltmek için “k” ve “l” katsayılarında artış yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, cari dönemdeki piyasa faiz oranları dikkate alındığında, “k” ve “l” katsayılarının “0,02-0,03” bandında olması gerektiği, aksi takdirde piyasa katılımcılarının dengesizlikle ilgili bu mekanizmayı bir finansman aracı olarak kullanma eğiliminde oldukları, bunu önlemek ve bu konuda piyasa katılımcılarının daha duyarlı olmalarını sağlamak amacıyla bu katsayıların “0,03” olarak belirlenmesinin uygun olacağının değerlendirildiğinin bildirilmesi üzerine dava konusu Kurul kararının alındığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, katsayılarda yapılan değişiklik ile kötü niyetli kullanıcıların bu sistemi bir kredi mekanizması gibi kullanmalarının önüne geçilmesi amaçlanmış olup, Kurula bu konuda tanınan yetki çerçevesinde, katsayılardaki artışta hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı, üretebileceği enerji miktarı önceden tahmini mümkün ve hatta kesin olan enerji santralleri (termik-hidrolik-doğalgaz) ile tahmini çok güç ve asla tutturulamayacak olan rüzgâr enerjisi santrallerinin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini, bu nedenle rüzgâr enerjisi santrallerinin bu düzenlemeden ayrıksı tutulması gerektiğini öne sürmekte ise de, DUY’un 6. ve 20. maddeleri uyarınca, elektrik toptan satış piyasalarında, denge sorumluluğunun “santral” bazında değil “dengeden sorumlu gruplar” bazında yapıldığı, diğer bir ifadeyle, piyasa katılımcılarının sebep oldukları dengesizlikleri en aza indirmek için bir araya gelip güçlerini birleştirerek “dengeden sorumlu gruplar” oluşturarak bu grup altında portföylerini dengeleme olanağına sahip oldukları dikkate alındığında, davacının bu iddiasında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin 110. maddesinde söz konusu katsayıların Kurul tarafından belirlenerek en az üç ay öncesinden katılımcılara duyurulacağı düzenlenmiş olup, dava konusu Kurul kararının bildiriminde de Yönetmelikte yer verilen üç aylık yükümlülüğe uyulduğu görüldüğünden, Kurul kararında bu yönüyle de dayanak mevzuat hükmüne aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 110. maddesi uyarınca enerji dengesizlik tutarının hesabında kullanılan “k” ve “l” katsayılarının … tarihinden itibaren “0,03” olarak uygulanmasına ilişkin … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı tarafından, dava konusu düzenleme ile davacının ihlâl edilmiş hukukî bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idarenin usule yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır.” kuralına yer verilmiştir.
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının; aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve uzlaştırmanın gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin; dengeleme mekanizmasının ve uzlaştırmanın taraflarının görev, yetki ve sorumlulukları ile aktif elektrik enerjisi arz ve talebinin dengelenmesine ve lisans sahibi tüzel kişilerin dengeleme mekanizması ve uzlaştırmaya katılımları sonucu oluşan alacak ve borçlarının mali açıdan uzlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları kapsadığı; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hâli olan 110. maddesinin birinci fıkrasında, bir dengeden sorumlu tarafın her bir uzlaştırma dönemindeki enerji dengesizliğine ilişkin olarak bir fatura dönemi için tahakkuk ettirilecek borç veya alacak tutarının aşağıdaki formüle göre hesaplanacağı;
¸ikinci fıkrasında, bu formülde geçen;
EDTf: Bir fatura dönemi için “f” dengeden sorumlu tarafın enerji dengesizliği tutarını (TL),
EDMf,t,u(-): 111 inci madde uyarınca hesaplanan, “f” dengeden sorumlu tarafın, “t” teklif bölgesindeki, “u” uzlaştırma dönemine ilişkin enerji dengesizliğinin giderilmesine yönelik sistemden aldığı enerji miktarını (MWh),
EDMf,t,u(+): 111 inci madde uyarınca hesaplanan, “f” dengeden sorumlu tarafın, “t” teklif bölgesindeki, “u” uzlaştırma dönemine ilişkin enerji dengesizliğinin giderilmesine yönelik sisteme sattığı enerji miktarını (MWh),
SGÖFt,u: “t” teklif bölgesi ve “u” uzlaştırma dönemine ait Gün Öncesi Fiyatını (TL/MWh),
SMFt,u: “t” teklif bölgesi için 109 uncu madde uyarınca, “u” uzlaştırma dönemi için hesaplanan Sistem Marjinal Fiyatını (TL/MWh),
m: İlgili fatura dönemi için belirlenmiş olan teklif bölgesi sayısını,
n: Bir fatura döneminde yer alan uzlaştırma dönemi sayısını,
k: Kurul tarafından değeri “0” ile “1” arasında belirlenerek en az üç ay öncesinden duyurulmak kaydı ile katılımcıların negatif enerji dengesizliği hâlinde kullanılacak olan katsayıyı,
l: Kurul tarafından değeri “0” ile “1” arasında belirlenerek en az üç ay öncesinden duyurulmak kaydı ile katılımcıların pozitif enerji dengesizliği hâlinde kullanılacak olan katsayıyı, ifade ettiği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sistem güvenirliğinin temin edilmesi amacıyla elektrik enerjisinin arz ve talebi arasında denge sağlanması için yürütülen faaliyetler dengeleme mekanizmasını meydana getirmektedir. Üretim santrallerinde veya sistemde meydana gelen arızalar, elektrik arz ve talebinde öngörülemeyen durumlar, talebe ilişkin yanlış öngörüler vb. nedenlerle gerçek zamanda arz ve talep arasındaki dengenin sürekliliğinin sağlanması gerekmektedir. Sistemin dengelenmesi ise sistem işletmecisi olan TEİAŞ’ın sorumluluğundadır.
Piyasa katılımcılarının enerji dengesizliğinden dolayı piyasa işletmecisine üstlendikleri mali sorumluluk Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 110. maddesinde enerji dengesizlik tutarı olarak düzenlenmektedir. Enerji dengesizliği tutarının hesaplanmasına ilişkin anılan maddede yer alan formüldeki “k” ve “l” katsayıları, en az üç ay öncesinden duyurulmak kaydıyla Kurul tarafından 0 ilâ 1 arasında belirlenmektedir. Bu katsayılar dengesizliğe düşen taraflara sebep oldukları dengesizlik maliyetine ek olarak caydırıcı nitelikte maddi külfet de yüklenmesine imkân vermektedir.

Mevcut durumda “k” ve “I” katsayılarının 0 olarak uygulanması, dengesizliğe düşen taraflara, sebep oldukları maliyeti karşılama yükümlülüğünün dışında ek bir külfet getirmediği gibi, paranın zaman değeri ve faiz oranları da dikkate alındığında, dengesizlikten kazanç sağlama imkânı da sunmaktadır. Gün içi piyasasında gerçekleştirilen alış-verişin avans ödemelerinin avans döneminin sonunda, yani ertesi gün yapıldığı dikkate alınırsa, avans ödemelerinden alınan para yaklaşık iki ay kadar finansman kaynağı olarak kullanılabilmektedir.
Bu kapsamda, dengesizlik bedelinin finansal kâr amacına dönüşerek kötüye kullanımının engellenmesi ve bir miktarda caydırıcı hâle gelmesini sağlamak üzere “k” ve “l” katsayılarının 0,03 olarak uygulanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Zira Ekim 2014 itibarıyla dengesizlik oranının aylık %6 – %7 olarak yüksek bir seviyede devam ettiği görülmektedir.
Diğer taraftan, davacı şirket, üretebileceği enerji miktarının önceden tahmini mümkün olan termik, doğal gaz santralleri ile tahmini güç olan rüzgâr enerji santrallerinin aynı katsayıya tâbi tutulmasının haksız rekabet oluşturacağını ileri sürmüş ise de, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince farklı enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri kendi aralarında dengeden sorumlu gruplar oluşturarak enerji dengesizliklerini azaltma imkânına sahiptir. Kaldı ki, rüzgâr enerji santralleri termik ve doğal gaz santrallerine kıyasla daha düşük işletme maliyetine katlanmakta olup, “k” ve “l” katsayılarına ilişkin olarak rüzgâr enerji santrallerine istisna tanınması durumunda diğer santrallerin aleyhine ek bir avantaj sağlanmış olacaktır. Şüphesiz bu durum, 6446 sayılı Kanun’un rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasası oluşturulması amacına aykırılık teşkil edecektir.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, “k” ve “l” katsayılarının “0,03” olarak uygulanacağı bilinseydi üretilen enerjinin 2015 yılında YEKDEM kapsamında değerlendirilerek zarara uğranılmamış olunacağı ileri sürülmüştür. Dava konusu Kurul kararında yer alan “k” ve “l” katsayıları ile ilgili düzenleme Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği Değişiklik Taslağı çerçevesinde 11/08/2014 tarihinde kamuoyu görüşüne açılmış olup, söz konusu taslakta “k” ve “l” katsayılarının 0,02 olarak uygulanması öngörülmüştür. Şirketin taslağa ilişkin görüş ve değerlendirmelerini sunduğu 22/08/2014 tarihli yazısında, enerji dengesizlik katsayılarının 0,02 olarak uygulanması hâlinde rüzgâr enerji santrallerinin bu durumdan olumsuz etkileneceğinin belirtildiği ve uyuşmazlık tarihi itibarıyla 31/10/2014 tarihine kadar YEKDEM’e başvuru yapılabildiği dikkate alındığında, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, enerji dengesizlik bedelinin kredi finansman aracı olarak kötüye kullanımını engellemek ve piyasa katılımcılarının üretim tahminlerini daha öngörülebilir kılmak amacıyla “k” ve “l” katsayılarının artırıldığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.